ZEKAT – Kocatepe Gazetesi

ZEKAT – Kocatepe Gazetesi

Galip Leblebicioğlu 30 Mayıs 2017 Salı 12:07:43
 

Allahü teala Tevbe suresi 103. Ayette söyle buyuruyor. “Onların mallarından sadaka al ki; bununla kendilerini (Günah ve cimrilikten) temizlemiş (sevaplarını) bereketlendirmiş olsunlar” Zekât insanı cimrilikten mal hırsından kibrinden ve yoksulun hakkını gasbetmekten korur. Fakirle zengin arasında sevgi saygıyı sağlar. Hasetten, kötülükten korur. Ayrıca bire yedi yüz bereketle insanı ahiret saadetine ulaştırır. Yine Tevbe Suresi 33. Ayette yüce Yaradan; “Altın ve gümüş (para) biriktirip te onları Allah yolunda harcamıyanlar (Zekatlarını verip hayır yapmıyanlar) yok mu? İşte bunları acı bir azap ile müjdele. 0 gün ki bunlar üzerlerinde (yakılacak) cehennem ateşinin içinde kızartılacak ve o kimselerin alınları böğürleri ve sırtları bunlarla dağlanacak ve denilecek mi) bunlar kendilerinin içi toplayıp sakladıklarınızdır. Saklayıp topladığımız (o servetin) şimdi acısını tadın” buyurmuştur.
İbadetler bilindiği gibi bedeni (namaz-oruç) ve mali (zekat) hem bedeni hem de mali (Hac)tır. Her organın kendine göre şükrünün edası vardır. Kazanmış olduğu malın şükrünün yerine getirilmesi zekâtla mümkündür. Yüce yaradan Bakara Suresi 43. Ayetle “Namazı dosdoğru kılın, Zekat verin rüku edin” buyurur. Müminun suresi  4. Ayette “Zekat verenler korktuğundan kurtulup umduğuna nail olmak suretiyle Felâk’a ulaşırlar” buyurulur. Zekâtları açıkça yererek başkalarına örnek olmak, sadakaları  gizli vererek fukaranın yardımına koşulmalıdır. İnsanlar zengin olmak için çalışmalıdırlar. Böylece zekat vermeyip ölenler için ancak o malın sorumluluğu üzerinde kalmıştır. Mal mülk servet dünya kalır. Mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi sözü ne kadar haklı. Zekat insan ve toplumu dünya ve ahiret kötülüklerinden korur. Acıma, şefkat yardımlaşma gibi ahlaki güzellikleri artırır. Peygamber efendimiz bir hadislerinde “Malının zekatını ödersen, Muhakkakki onun şerrini kendinden uzaklaştırmış olursun” buyurmuştur. Zekat sosyal ve bir yardımlaşma ve dayanışma olması nedeni ile insanların sevgi saygı ve şefkatle birbirlerine bağlanmasını sağlar. Zenginlere Allah’a şükretmeyi, fakirlere merhameti zekat verilenlerede minnet altında zelil kalmamak için çalışma çabasını aşılar. Bütün ibadetlerde olduğu gibi zekattada Allah’ın rızasını gözetmekten başka maksat olmamalıdır. Allah bizi alanlardan değil verenlerden etsin.

 

KUR’ANDA AHLAK

 

Ahlâki faziletler
(No:3) (133-136 ayetler)

 

Esirgeyen, bağışlayan Allah’ın adıyla
133. ayet
Rabbinizin bağışına ve takva sahipleri için hazırlanmış olup genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun.
134. ayet
O takva sahipleri ki bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar. Öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışları sever.
135. ayet
O takva sahipleri ki bir kötülük yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayıp, günahlarından dolayı tevbe-istiğfar ederler.
Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar işledikleri günahlarında, bile bile ısrar etmezler.
136. Ayet
İşte onların mükâfatı rableri tarafından bağışlanma altlarından ırmaklar akan içinde ebedi kalacakları cennetlerdir. Böyle amel edenlerin mükâfatı ne güzeldir.
***
Bu ayetlerde İslâm Ahlakının bir özeti verilmektedir. Rabbimizin bağışına gökler ve yer genişliğinde, cennetine kavuşmanın bütün ahlâki davranışlarımız için temel gaye olduğu iyiliği bir takım dünyevi menfaatler kaygısı ile değil de, sırf Allah’a saygı ve sevgi demek olan ek olan takva’nın gereği olarak ve sadece Ahiret saadeti olarak yapmak hususu hatırlatılmaktadır.
 İslâm’da ideal ahlak tipi olan (muttaki insan)ın temel ahlaki nitelikleri olarak sayılan ‘herhalde cömert olmak, öfkeyi yenmek insanları bağışlamak ve hatasını görerek kabul etmek ve vazgeçmek gibi vasıflar ancak ihtirasları ve bencil duyguları karşısında hürriyetine kavuşmuş üstün ruhların faziletleridir.
Kur’an bollukta ve darlıkta Allah’ın hoşnutluğuna erişmek için, karşılıksız harcıyanları övüyor. Faiz almadan ödünç verenlerin, Allah yolunda bulunduklarını hatırlatıyor. Faiz yiyenlerin bu yoldan saptıklarına işaret ederek uyarıyı tekrarlıyor.
 (Faiz batağına saplanan devletin ve insanların günümüzdeki durumlarını gözönüne alalım. Bir yandan yüzde yirmibeş-otuzlarla borçlanan Devlet (Tahvil ihracı ile) bir yandan yüzde yüzleri aşan faizle bocalayan iflas eden insanlar.
Durumu müsait olup bunu fırsat bilen kimseler, elbette hepsinin sonu hüsran, yokluk, alhaki düşüş olacaktır)
 -Allah bizi Takva sahibi insanlardan kılsın.-

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi