Himmet Kasal
Himmet  Kasal
H.kasal@kocatepegazetesi.com
ZARARLI VİRÜSLER’DEN TEMİZLENDİKÇE
  • 0
  • 134
  • 28 Nisan 2020 Salı
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Mini minnacık Covid-19 virüsü’nün 8 milyar nüfuslu dünyamızı ayağa kaldırdığını gördük. Temizliğe hijyene dikkat edilince sağlıklı insanlara bulaşmadığını uzmanlar ifade ettiler. Dünyayı saran Korona Virüs tehlikesi de elbet bir gün atlatılacaktır. Ama tesirleri; sebep olduğu karantina, insanların fedakarlığı düğünü, derneği, toplantıları, eğlenceleri, Cuma’yı cemaati, seyahati, işçiyi, işvereni, termal tesisleri, berber ve kuaförleri ne denli etkilediği yıllarca konuşulacaktır.
Tarihte bu salgını hatırlatan büyük veba-tifo-verem gibi felaketler olmuştur. 1349 yılında kara VEBA tüm İngiltere’yi sarmıştı. Ölenler İngiltere nüfusunun üçte biri kadardı. Londra sokaklarındaki bir adam boyu çöp ve pislik yığının arasında böyle bir virüsün ülkenin tarihini değiştirmesi uzun sürmedi; KARA VEBA’nın Avrupa toplumlarını silkelemesi ve medeniyetlerinin insanî düzenlemelerle yeniden doğuşuna sebep olduğu bir gerçektir. Şehirlerin altında dev kanalizasyon sistemleri inşa edildi. Sağlıklı bir toplumun temiz olması gerektiği çok acı derslerle öğrenilmişti.
Halkın ve Papazların deyimiyle “Tanrının Laneti” olarak tanımlanan bu kara VEBA Osmanlı İmparatorluğuna bir zarar vermedi. Zira bir İslam devleti olan Osmanlı, hamamları ve şehirlerinin temizliği ile adeta deva alemiydi.
İman kalbe inmeden, iman etmenin manası yoktur. Fatih’in torunları olarak, ona ve onun aldığı İslam ışığına tabi olarak değerlerimize sahip çıkmalıyız.
Temizlikten uzak bir toplumun beş vakit namaz kılması, kendi halkına bilerek ya da bilmeyerek zulmeden bir yönetimin Müslüman olduğunu iddia etmesi ya da vatan-millet diyenlerin şehitlerin hatırasına saygı göstermemesi v.b. olaylar yeterince traji komiktir. Avrupa’daki KARA VEBA salgını o dönemde yaşayan toplumun yarısına yakınını ortadan kaldırdı. Öyle veya böyle kendisini toplamış bir Avrupa ve Batı var karşımızda. Bizim kendimize gelebilmemiz için daha neleri feda etmemiz lazım?
– Pislik virüs kaynağıdır; temizlik imandandır.
– Yalan virüs kaynağıdır; yalan söyleyen her türlü kötülüğü yapabilir.
– Hırsızlık da bir türlü virüstür; Hakkı olmadığı halde Haklının hakkını gasbeder.
– Zina bir virüstür; ahlak ve aileyi tarumar eder.
– Kumar bir virüstür; ocakları söndürür.
– Dedikodu-gıybet-suizan –fazla merak (tecessüs) bunlar da birer virüstür; toplumsal dengeleri bozar. Kısacası Corona virüsüyle mücadele bizim nefesimizle mücadelemizi de gündeme getirmelidir. Okuyup araştırırsak şu güzellikleri de kavrayabiliriz;
“Dağlara buğdaylar serpin, Müslüman ülkede kuşlar aç kaldı demesinler”
“Bu ümmet, kitabı ve Resulu konusunda ihtilafa düşmedi. Onlar dünya menfaatleri ve nimetleri hususunda ihtilafa düştüler. Onun için devlet ve izzetlerini kaybettiler”
Devleti yöneten O, idareci halkına şu çağrıyı yapmıştır; “Nerde borçlular?.. Gelsinler borçlarını ödeyelim. Evlenmek isteyenler nerede? Fakirler, yetimler, mazlumlar nerede?
Geliniz ey hak ve ihtiyaç sahipleri, haklarınızı alınız”(1)
O yönetici, o lider İnkilapçı, müctehit, müceddid, ilmiyle amil, ölümden korkmayan Dedesi gibi adil, dürüst samimi bir devlet adamı olan Hz. Ömer’in torunu Ömer Bin Abdülaziz’dir. 2 yıl beş ayda asırla örnek yaşantıyı sığdırmıştır.
Virüslerden temizlendikçe böyle idarecilerle yeni Türk-İslam medeniyetini hazırlamak için yapı yapan ustalara harç taşıyan amele olmaya hazır olmalıyız.
1- Ekrem Sağıroğlu, İbn-i Kesir Bayrak 1301 shf 23

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM