Zafer’e daha fazla destek gerekiyor

Zafer’e daha fazla destek gerekiyor

Onur Bayram 3 Eylül 2014 Çarşamba 03:00:00
  Büyük Taarruz’un 92’inci yıldönümü kutlamalarını bu sene de kazasız belasız atlattık. Şuhut’ta yapılan kutlama, Kocatepe Zafer Yolu Yürüyüşü’nin başlangıcı ile Dumlupınar’daki kutlamalar muhteşemdi. Ancak bu tarih ve coğrafyanın bize bahşettiği mirası Çanakkale’deki gibi etkin bir turizme dönüştürmek için; desteğini gitgide azaltan Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere Afyonkarahisar’ın daha fazla desteğe ihtiyaç var.
Zafer Haftası etkinliklerinden ilki Şuhut’ta yapılan kutlamalardı. Atatürk Evi’nin etrafına yapılan panorama fotoğrafı bölgenin niteliğini ortaya çıkarmış. Dağıttıkları şallar, kalpaklar ve künyelerle Orman ve Su İşleri Bakanlığı bu işi gitgide daha fazla sahiplendiğini gösteriyor. Açılış sonrası ilçe stadyumuna kadar binlerce kişinin katılımı ile gerçekleştirdiğimiz yürüyüş Zafer’in ruhuna da Zafer’in kahramanlarının anılması açısından da harikaydı.
Mehter Takımı eşliğinde gerçekleşen Şuhut içindeki yürüyüş sırasında gözyaşlarını tutamayıp ağlayanlara bile şahit oldum. Yürüyüşçülerle, Atatürk Evi’ne giden farklı bir grubun nasıl birbirlerini alkışladığına tanık oldum. Şuhutluların gelen misafirleri nasıl sıcak bir ortam ve ilgiyle karşıladığını, gelenlere yardımcı olmak için nasıl çabaladığı gördüğümde Afyonkarahisar’ın turizmi açısından umutlandım. Ancak Şuhutlu hemşerilerimin yaptığı bir harekete de çok üzüldüm.
Yürüyüşçülerin geçişinin hemen sonrasında Orman ve Su İşleri Bakanlığımızın yerleştirdiği saksı içindeki çiçekler resmen kaçırıldı. Köprüye yakın evlerde oturanlar yangından mal kaçırır edasıyla çiçekleri bahçelerine taşıma telaşına düştü. İyi de sevgili hemşerilerim; siz neyi istediniz de Veysel Eroğlu vermedi..! Afyonkarahisar’a ve Şuhut’a yapılan yatırım başka hiçbir yere yapılmıyor. Siz fidan da ağaç da isteseniz eminim ki Eroğlu yağdırır. Öyleyse bu yapılan niye? Anlamak zor doğrusu ama buradan bu bölgede belediye başkanı olmanın ne zor olduğunu anladım.
Şuhut İlçe Stadyumu’ndaki etkinlikler de oldukça güzeldi. Halkımız uzun konuşmalardan ve bandodan ne kadar sıkılıyorsa Türk Silahlı Kuvvetleri filmi, mehter ve konserlerden o kadar hoşnut kalıyor. Belki de program hazırlanırken, halkın bu istekleri doğrultusunda gösterilerin süreleri daha iyi hesaplanmalı. Öte yandan her sene Şuhut Stadyumu’nda bir skandal yaşanmazsa olmuyor. Bu sene de Milletvekilimiz Ahmet Toptaş, etkinliğin başındaki filmde Atatürk olmamasına sinirlenip, alanı terk etti. Keşke o protestoyu yapmak yerine Zafer Haftası sonrası bir açıklama yapsaydı. Zafer ruhuna daha çok yakışırdı. Ayrıca Kocatepe’de; Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün taarruz emrini verdiği saatte Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin yaptığı tören sırasında ne Milletvekilimiz Toptaş’ı ne protokolden birilerini ne de protokolü eleştiren sözde köşe yazarlarının hiç birini göremediğimizi belirtmek isterim.
Kocatepe Yürüyüşü’nün başlangıcı tek kelimeyle muhteşemdi. Uğurlama alanına gelirken bir anda yanan meşaleler eşliğinde girdiğimiz alanda gerçekleştirilen lazer gösterisi eşsizdi. Antalya’da magazin muhabirliği yaptığım dönem de dahil bu kadar güzel bir havai fişek gösterisi izlediğimi hatırlamıyorum. Bu eşsiz gösteriyi daha fazla insan görmeli. Orman ve Su İşleri Bakanlığı hem organizasyon hem de etkinlik bakımından elinden geleni ardına koymuyor. Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı için aynısını söyleyemeyeceğim. Zafer Haftası için her sene daha az para geldiği ile ilgili iddialar geliyor. Bu konuda başta Ak Parti ile yönetimi olmak üzere bu şehirdeki herkese görev düşüyor. Bakan Ömer Çelik’e konuyu, Afyonkarahisar’ın turizm potansiyelleri daha iyi anlatılmalı. Zafer Haftası kutlamaları sayesinde Afyonkarahisar’ın, Çanakkale gibi bir özeliğe kavuşması gerektiği söylenmeli. Bakanımızı rahatsız etmişken, müze inşaatı bir kez daha durmuş. O konu da hatırlatılabilir.
Zafer Haftası’nda bu yıl ne yazık ki Türk Yıldızları yoktu. Umarım gelecek yıl tekrar burada olurlar. Afyonkarahisar’ın kurtuluşu törenleri ise bence bu yıl her zaman yapılan kutlamaların bir tık üstündeydi. Özellikle Afyonkarahisar Belediyesi Halk Oyunları ekibinin gösterisi nefes kesiciydi. Bulgaristan ekibinin jesti ve mehterle tadından yenmez bir kutlama oldu. Gerçi kutlamanın güzelliğine rağmen katılan sayısı her geçen yıl azalıyor. Bunun için bir çözüm bulunmalı. Gerekirse izleyiciler için de bir oturma alanı hazırlanmalı. Hatta bu kurtuluş töreni sonrası da bir konserle daha fazla insanın gelmesi bile sağlanabilir.
Afyonkarahisar’ın kurtuluşu vesilesiyle Afyonkarahisar Belediyesi’nden bahsetmişken halk oyunları festivallerinden de bahsetmeli. Benim belki de en eğlendiğim etkinlik festivaldi. Makedonya’dan gelen hemşerilerimi görmek bir yana farklı kültürlerin oyunlarını izlemek çok eğlenceliydi. Üstelik biz farkında olmasak da yabancı halk oyunları ekipleri Afyonkarahisar’ın ve bu festivalin öneminin farkında. Makedon ekibi, Atatürk’ün okulunun da bulunduğu Manastır ya da bugünkü adıyla Bitola kentinden gelmiş. Aslında bu hafta içinde bir başka festivale de davet almışlar ancak onlar Afyonkarahisar’ı tercih etmişler. Hem bu gösterileri izleme fırsatı verdiği hem de tercih edilme başarısını gösterdikleri için başta Başkan Burhanettin Çoban olmak üzere emeği geçen herkesi tebrik ederim.
Zafer Haftası’nı yeni atlattık. Ancak en iyi tanıtım fırsatlarımızdan biri olan bu dönemi daha iyi değerlendirmeliyiz. Belki de bu yüzden bu hazırlıkları girişimleri haziran temmuz ayına bırakmadan gelecek yılın planlama ve hazırlığını hatta Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla görüşmelerini şimdiden yapmalıyız. Amerika’da Salt Lake Gölü festivalleri iki yılda bir yapılıyor. Çünkü bir yılda festival için hazırlanamıyorlar. Brezilya’da da o ünlü festivalin hazırlıkları bir tam yıl sürüyorsa, biz niye Zafer Haftası’nın hazırlıklarını son birkaç haftaya bırakalım.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi