Z KUŞAĞI – AYASOFYA

Z KUŞAĞI – AYASOFYA

Geçtiğimiz hafta gençliğin düşünce yapısını irdeleyen iki araştırma basına yansıdı. Sonuçları dikkate değer. İlki Sosyal Demokrasi Vakfı’nın yaptığı bir araştırma. Özetlersek; gençlerin en çok önem verdikleri değerler sırasıyla, kendilerinin ve başkalarının düşüncelerini özgürce ifade edebilmesi, milli değerler, dini değerler ve çok para kazanma olarak saptanmış.
Araştırmada gençlerin yüzde 62.5’i, imkanı bulunsa yurt dışında yaşamak istediğini belirtiyor. CHP’lilerin yüzde 74.4’ü, başka ülkelerde yaşamak isterken, AKP’li olduğunu ifade eden gençlerde bu oran yüzde 47.3, MHP’lilerde yüzde 68.6. Ankete katılan her türden siyasi görüşe sahip gençlerin en az yarısının Türkiye’den gitmek istemesi dikkat çekici. Katılımcıların yüzde 70,3’ü iş bulabilmek için arkası sağlam bir kişiye ihtiyacı olduğuna inanıyor.
Katılımcılara “Suudi Arabistan veya Kore’de 10.000 dolar ücret alacağınız bir işte mi, İşviçre’de 5.000 dolar alacağınız bir işte mi çalışmak istersiniz?” sorusuna gençlerin % 72.2’si, yarı yarıya daha az para kazanma şartı olmasına rağmen Suudi Arabistan ve Kore yerine İsviçre’de yaşamayı tercih edeceğini söylemiş.
Diğer araştırma, GEZİCİ Araştırma Şirketi tarafından Z kuşağı olarak tanımlanan, 2000’den sonra doğmuş, yani şu an 20 yaş ve altında bulunan Milenyum sonrası bireyler üzerinde yapılmış. Bu araştırmada; “Z Kuşağı insan hakları, hayvan hakları, cinsiyet ayrımcılığı gibi konularda duyarlılığı olan, haklar konusunda eşitlik temelli bir anlayışa sahip.” Z kuşağının yüzde 45 gibi oldukça önemli bir oranı herkesin eşit ve benzer haklara sahip olması gerektiğini düşünüyor. Bu çerçevede bu kuşak için ırk, cinsiyet, din, dil, mezhep gibi unsurlar ilk planda önemli değil. Z kuşağı için din ya da mezhep farkının önceki kuşaklara göre büyük ölçüde önemsiz kaldığı, yüzde 76.4’ü adalet, demokrasi, ifade ve düşünce özgürlüğü, liyakat, israf, sanat gibi kavramları önemli bulduğunu ifade ediyor. Araştırmalar bu kuşağın, mevcut siyasi partilere karşı herhangi bir yakınlık hissetmediğini, yüzde 86.7’sinin oy kullanırken ebeveynlerin etkisinin olamayacağını, kendi iradesinin ön planda olduğunu ifade ediyor.
Sizin yorumunuz nedir bilmem ama, bana sorarsanız iktidarın öngördüğü “Kindar ve Dindar” bir nesilden çok farklı ve yepyeni yeni bir gençlik geliyor. Ve daha da kötüsü gençler bu ülkeden umudunu kesmiş görünüyor. Bu ülkede yaşamaktan mutlu değiller galiba.

***
Z kuşağı demokrasi, insan hakları, bilim, sanat derken siyasilerimiz yine gündemi boş işlerle doldurmaya devam ediyor. Ayasofya yine gündemde. Zaten iktidarın başı ne zaman sıkışsa, işler sarpa sarmaya başlasa ya “başörtülü bacımın durumu” der, ya da “Ayasofya’yı ibadete açacağız” diyerek söze başlarlar. Ancak siyasilerin gazına gelip sosyal medya paylaşımı yapan taraftarlara; Ayasofya’da 567 yıldan beri Kilise çanlarının çalmadığını, 280 yıldır çanın sesini verebileceği bir Kulenin dahi olmadığını, Ayasofya minarelerinden zaten 5 vakit ezan sesi yükseldiğini ve bina içinde namaz kılınan bir bölüm (Hünkar Kasrı) olduğunu hatırlatmak isterim.
Asıl olay siyasi. Bunlar hep tezgah. Nereden mi biliyorum? Cumhurbaşkanımız söyledi. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart yerel seçimlerinde Tekirdağ’da mitinginde “Ayasofya Camii olarak açılsın” diye seslenen vatandaşa tepki göstererek “Önce Sultanahmet’i doldurun sonra bakarız” dedi ve ekledi “Bak şimdi Büyük Çamlıca Camii’ni yaptık. 4 tane 5 tane Ayasofya eder. O kadar büyük. 60.000 kişiyi alabilecek kapasitede. Ve Anadolu Yakası’nda tüm İstanbul’da ve Türkiye’de en büyük camii oldu. Buyurun mesele o değil. Bu işin siyasi boyu var. Yan tarafta Sultanahmet’i doldurmayacaksın, Ayasofya’yı dolduralım diyeceksin. Bu oyunlara gelmeyelim. Bunların hepsi tezgah.”
Zaten tam da bu dönemde İYİ Partili milletvekillerinin Millet Meclisine sundukları “Ayasofşa ibadete açılsın” şeklindeki önerge AKP, MHP ve HDP’nin oylarıyla reddedildi.
***
İş Bankası Hazineye devredilsin, CHP ve HDP’li Milletvekillerinin Milletvekillikleri düşürülsün,
gazeteciler casus ilan edilip hapse atılsın. İşsizliğin, yoksulluğun, ekonomideki kötü gidişatın, yüksek enflasyonun, sürekli yükselen kurların, gelir dağılımındaki adaletsizliğin unutturulmaya çalışıldığı bir dönemde gündemin boş kalmaması için her şey yapılıyor.
Ancak iktidarın unuttuğu bir şey var ki artık bıçak kemiğe dayandı. Artık insanlar işsiz, insanlar aç, insanlar borçlu. İnsanlar patlamaya hazır. Yapılması gereken sahte gündemlerle insanları meşgul etmek değil, sorunları belirleyip çözüm konusunda ortak akılla hareket etmek. Yapılması gereken farklılıklarımız üzerinden ayrıştırıcı politikalar üretmek değil, ortak paydalarımız üzerinden birliğimizi sağlamak. Yapılması gereken gençlerin sesine kulak vermek.
Son Söz: “Akıllı genç, câhil ihtiyardan hayırlıdır.” Hz.Ali

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi