YUNUS EMRE’DE DİNÎ VE TASAVVUFÎ ANLAYIŞ -1

YUNUS EMRE’DE DİNÎ VE TASAVVUFÎ ANLAYIŞ -1

Yusuf İLGAR 21 Mart 2017 Salı 12:56:41
 

Türk edebiyatının ve Türk tefekkürünün önde gelen sîmâlarından birisi de Yunus Emre’dir. XIII. yüzyılda Anadolu’da siyasi buhranın en fazla olduğu bir zamanda yaşayan Yunus Emre hayatı boyunca insanları vahdete, İslama davetle geçmiştir. Bu uğurda Anadolu’nun pek çok yerini gezmiştir.Vefatından sonra ismi ve şiirlerinin bir kısmı diğer Yunus ve Emre’lerle karıştırılmış, Yunus Emre’ye atfedilen tüm mezar ve makamlar hep O’na atfedilmiştir. Buna sebep olan unsurlardan birisi de Yunus’un insanlara vermiş olduğu sevgidir. Zira Yunus’un tüm insanları karşılık beklemeden sevmesi ve hoşgörülü olması,  başta Anadolu insanınca ve diğer dünya insanlarınca asırlar sonrası bile sevilmesine sebep olmuştur. Bu sebeple  herkes O’na sahip çıkmakta, O’nun sayesinde de kendilerine bir pâye çıkarmaya çalışmaktadır. İncelemelerde Yunus’un iki eserinin olduğu ortaya çıkmıştır. Bunlar Divân’ı ve Risâletü’n-Nushiyye isimli eserler olup üzerlerinde pek çok bilim adamı çalışma yapmıştır. Biz bu sohbetimizde O’nun divânında geçen dinî ve tasavvufî özelliklerden kısa pasajlar sunacağız.
Yunus Emre Divânı üzerinde yapılan çalışmalarda din ve tasavvuf başlığı altında şu konular görülmektedir:
İtikat, ibâdet, âyet ve hadisler, diğer itikâdî unsurlar, dinî şahsiyetler,dinlerle ilgili mefhûmlar; vahdet-i vücûd ve tevhîd, bezm-i ezel, âlem-i manâ, teferrüc, devir, yaratılış, tasavvufî mertebeler, tarîkat ve ilgili mefhûmlar, bazı mutasavvuflar, tipler, ahlakî unsurlar.
Yunus’un fikir dünyası “Kelime-i Tevhîd” inancına dayanır. O, Allah’ın birliğine inanan, Hz. Muhammed’î bir tarîkat izleyen, vahdet-i vücûdcu bir Türk-İslam mutasavvıfıdır. Seyr-i sülûkta “nefsi tasfiye” usûlünü benimseyen ve AhmedYesevî, Hacı Bektaş-ı Velî gibi “Dört kapı-kırk makam” erkânıyla yetişen bir velîdir. Eserinde zikredilen bütün mefhûmlar, bu usûl ve erkâna göre şekil almaktadır. Şu halde Yunus;
Temiz bir şeriat ehlidir,
Vahdet-i vücûdu yaşayan bir âriftir.
Yunus’un dünya görüşü de, bu özellikleriyle izah edilebilir. O’nun tahsili “ledünnî” (tasavvufî)dir. Bu husus bir beytinde “İlm-i ledündür üstadum bu hikmeti duyan benem” mısraıyla teyit edilir. Yunus, itikad ve ibadetle ilgili mes’elelerde hem zâhirî hem bâtınî yorumlar getirir. Böylece veli, “ümmet-i vasat” terkibiyle ifade edilen bir Müslüman tipi olarak karşımıza çıkar”1.
İbadet hususunda Hz. Peygamber: “Müslümanlık beş şey üzerine kurulmuştur. Allah’tan başka bir Tanrı, ibadet olunacak hak ma’bud olmadığına ve Hz. Muhammed (S.A.) O’nun kulu ve Resulü olduğuna şehadet etmek; namazı kılmak, zekat vermek, ramazan orucunu tutmak ve hacca gitmek”2 şeklinde açıklama yapar. Yunus’un şiirlerinde ve yaşayışında bu beş prensibin olduğu görülür. Âşıklar, ezelden beri “Tanrı birdürHak’durResûl” derler:3  (Devamı Yarın)

1  Mustafa Tatçı, YunusEmreDivânıTenkitliMetin, Kül. Bak. Yayını, Ankara 1990, s. 454-455.
2  A HamdiAkseki, İslam Dini, İtikat, İbadetveAhlak, Ankara 1969, s. 103.
3  Mustafa Tatçı, age., s. 146.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi