Yeni hastane bitiyor da, orada karşıdan karşıya nasıl geçilecek?

Yeni hastane bitiyor da, orada karşıdan karşıya nasıl geçilecek?

Onur Bayram 10 Aralık 2010 Cuma 02:00:00
  Afyonkarahisar’a adını veren Karahisar Kalesi ile ilgili projeler, zaman zaman gündeme geliyor. Hacca gitmeden hemen önce Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, yaptığı bir açıklamada Kale’ye ya teleferik ya da asansör sisteminin mutlaka kurulacağını söylemişti. Hafta sonu İzmir’de teleferiğe gitmek istedim. Ancak teleferiğin yıllardır kapalı olduğunu öğrenince, Karahisar Kalesi’ne yapılması düşünülen teleferikle ilgili, olur da yapılırsa atıl yatırım olur endişesine kapıldım.
İzmir’i bilenler Ekonomi Üniversitesi’nin biraz ilerisinden Dede Dağı’nın kuzey yamaçlarına doğru çıkan telefe-riği bilir. 1000 metre hat uzunluğuna sahip olan bu teleferik 400 metre üzerindeki yeşillik bol ağaçlı bir tepeye ulaşırsınız. Özellikle öğrencilere hitap eden kafelerin bulunduğu tepeden bütün İzmir’i görmek mümkün. Bu tepeden bakıldığında deniziyle, ışıl ışıl sokaklarıyla göz kamaştıran İzmir’i izlemeye doyum olmuyordu. Ancak 1974 yılında yapılan teleferik 2007 yılının başında güvenlik gerekçesiyle kapatıldı. O tarihten beri de onarılması mümkün olmadı. İzmirliler şimdi umutla teleferiğin tamirinin yeniden ihale edileceği 2011’i bekliyor.
İzmir’in 1974 yapılan teleferiğinin çok eski olduğu için Karahisar Kalesi’ne yapılacakla karşılaştırılamayacağını söyleyecekler için daha yeni örneklerim de var. Aydın’a iki, iki buçuk yıl kadar önce Pınarbaşı ile Aytepe isimli piknik alanını birbirine bağlayan alana bir teleferik yapıldı. Ancak Aydın Belediyesi’ni yıllarca büyük bir borç yükü altına sokacak bu yatırım, Aydın Belediye Başkanlığı’na seçilen Özlem Çerçioğlu’nun vetosuyla kapandı. Milletvekilliği döneminde pek çok seçim gezisinde birlikte bulunduğum Çerçioğlu, bu atıl yatırımı kabul etmeyerek şehri ve belediyeyi büyük bir hatadan döndürdü. Aydın’a gittiğimde teleferik kapalı olduğundan ben orada da teleferik keyfi yaşayamamıştım. Sonradan öğrendiğim kadarıyla teleferiği yapan firma, yatırımı belediyeye satamayınca kendi işlet-meye çalışmış. Bir süre sonra maliyeti kurtaramayacaklarını anlayınca da kilidi vurmuşlar.
Afyonkarahisar basınını takip edenler her yıl 28 Ağustos günü Tekirova Belediyesi’nin Hürriyet Akdeniz Gazetesi ile birlikte Afyonkarahisar’dan Antalya’ya düzenlediği Zafer’in Zirvesi’nden Akdeniz’in zirvesine bayrak koşusunu bilirler. İşte o koşuda Afyonkarahisar’dan alınan bayrak yaklaşık 450 kilometre boyunca koşarak taşındıktan sonra teleferikle çıkılan 2365 metre yüksekliğindeki Tahtalı Dağı’nda göndere çekiliyor. İşte Antalya’ya birkaç yıl önce yapılan 4350 metre uzunluğundaki telefe-riğin kurulum maliyetini çıkarması, her gün ziyaret eden yüzlerce turist otobüsüne rağmen yaklaşık 7 yıl sürecek. Bölgenin en gözde antik yerleşimi Olympos adıyla hizmet veren 4350 metre uzunluğundaki Tahtalı teleferiği Nefes filminin de çekimlerinin yapıldığı yer. Yeşil, kar ve denizin buluştuğu bu bölgede teleferikle dağın zirvesine çıkmanın maliyeti ise 30 TL.
Afyonkarahisar’a gelen kaç kişi ya da kaç Afyonkarahisarlı hemşerim bu parayı verip teleferiğe biner bilmem. Ama beni soracak olursanız, ben üzerinde tesis bile bulunamayan, 15-20 dakikada tırmanılan kaleye çıkmak için bu parayı vermem. Kaldı ki her gün yüzlerce tu-ristin ziyaretine, alınan 30 TL’ye ve ormanın içine yapılan direkleri sayesinde hiçbir kamulaştırma maliyeti ödenmeyen Tahtalı maliyetini 7 yılda çıkaracaksa, Afyonkarahisar’a yapılacak bir teleferiğin maliyetini varın siz hesaplayın. Eğer Afyonkarahisar’daki teleferiğin 4350 metre sürüş uzunluğu bulunan Tahtalı kadar uzun olma-yacağını düşünenler çok yanılırlar. Çünkü Google Earth’ten Hıdırlık-Karahisar Kalesi ve Kent Ormanı arası mesafeyi kontrol ettiğinizde Karşınıza yaklaşık 3,25 kilometrelik bir kuş uçuşu uzaklık çıkıyor. Yükseklik farkları ve uygun alan da hesaba katıldığında Karahisar Kalesi’nden geçecek bir teleferiğin yaklaşık 4000 metre uzunluğunda olması gerekiyor.
Teleferik yapımının atıl bir yatırım olacağı ve maliyetini bile çıkarmayacağı aşikar olduğuna göre gelelim asansör konusuna. Kaleye yapılacak bir asansöre Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan izin çıkar mı? Çıkarsa bu asansör kalenin estetik görüntüsünü bozmadan nasıl yapılır? Maliyeti nasıl karşılanır? Bunların hepsi tek tek ele alınması gereken konular. Ancak ben Kale’nin heybetli ve el değmemiş görüntü güzelliğini bozacağı düşüncesiyle asansör fikrine de karşıyım. Karahisar Kalesi ve kale çevresindeki sokaklar turizme kazandırılacaksa bunun için yürüyen merdiven fikrinin daha yararlı olacağını düşünüyorum. Tüm Kale’nin merdivenlerine yürüyen merdiven yapılamayacağından, mevcut merdivenlerin üzerine 20-30 merdiveni kapsayacak parça parça yapılacak 4-5 yürüyen merdivenle Kale’ye ulaşımın daha kolay olabileceğine inanıyorum.
Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’ın seçim vaatleri arasında hatırlarsınız yürüyen merdivenli üst geçitler vardı. Antalya’ya 10’dan fazla yapılan bu üst geçitler yağmurdan, kardan, sıcaktan ve soğuktan etkilenmiyor. Her gün üst geçitlerin altındaki büfeler bu merdivenlerin şalterini açarak; sabah 07.00 ile gece 23.00 arasında çalışmalarını sağlıyor. Başkan Çoban da eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in Antalya’ya yaptıklarını incelemek için gitmiş ve bu merdivenleri çok beğenmişti. Doğal olarak yürüyen merdivenli üst geçitleri sanırım uzun uzun anlatmaya gerek yok. Eğer Başkan Çoban, Karahisar Kalesi’nin daha aktif kullanılması için bir taşıma sistemi arıyorsa bence, seçim öncesi incelediği yürüyen üst geçit sistemini düşünmeli. Kaledeki mevcut merdivenlerin üstüne yapılması hem maliyetten, hem zamandan kazanılmasını sağlayacaktır.
Yürüyen merdiven konusuna girmişken, ilimizde muhalefette fikir kabızlığı olduğundan bari biz hatırlatalım. Yürüyen merdivenli üst geçit projesi halen rafta duruyor. Oysa hem Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu hem de Vali Haluk İmga’nın sıkı takibi ve gayretleriyle dış görüntüsü itibariyle bitmiş diyebileceğimiz, Türkiye’nin en modern hastanelerinden birinin Uydukent’te yapımı son sürat devam ediyor. Bu hastanenin karşısına yürüyen merdivenli bir üst geçit çok yakışır inancındayım. Kaldı ki hastane buraya taşındığında otogara giden araçların da aynı yolu kullandığı düşünüldüğünde burada bir üst geçit şart olacak. Bildiğim kadarıyla yürüyen merdivenli üst geçitlerin yapımı 90 ile 120 gün sürüyor. Yani bu proje hemen gündeme alınıp, Ocak 2011’in ilk gülerinde ihale edilirse, Bakan Eroğlu’nun hastanenin açılacağı tarih olarak açıkladığı 19 Mayıs 2011’e ancak yetişir. Derdimiz bağcıyı dövmek değil üzüm yemek. Hastane açılıp canlar yanmadan, henüz ortalık şantiye halindeyken bir üst geçit gündeme alınır, hele bir de verilen söz üzere modern bir geçit olursa bakarsınız Kale’ye sevinçten uçarak bile çıkarız.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi