Agah Bıyıkoğlu
Agah  Bıyıkoğlu
agah@kocatepegazetesi.com
“YAŞASIN CUMHURİYET”
  • 0
  • 485
  • 29 Ekim 2019 Salı
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

29 Ekim 1923, saat 18.00. Cumhuriyet’in ilânı için anayasa değişikliği önergeleri görüşülüyor TBMM’de… Millî şâirimiz Mehmet Emin (Yurdakul)Bey, bütün milletvekillerini ayağa kalkarak üç kez “Yaşasın Cumhuriyet” diye haykırmaya davet ediyor… “Yaşasın Cumhuriyet” diye bağırıyorlar bütün milletvekilleri, coşkuyla ve inançla…
Saat 20.30. Türk tarihinin en önemli bir kurumu, Türk Ulusunun mukadderatını çizecek Cumhuriyet kabul edilmiştir. Meclis dışındaki toplar yeri göğü inleterek Türkiye Cumhuriyeti’nin doğumunu duyururlar bütün dünyaya…
Mustafa Kemal Paşa oybirliğiyle Cumhurbaşkanı seçilir.. Yoğun alkışlar arasında kürsüye gelir Gazi Paşa ve konuşmaya başlar: “…Yüzyıllardır haksızlığa ve zulme uğrayan milletimizin son yıllarda gösterdiği kabiliyet, istidat ve kavrayış, milletimizin hakkında olumsuz görüşler ileri sürenlerin ne kadar gâfil ve görünüşe aldanan insanlar olduklarını pek güzel ispat etti. Milletimiz liyâkatini, yeni rejim sayesinde, uygarlık âlemine daha kolaylıkla gösterecektir. Hep beraber ileriye gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.”
Cumhuriyet’i kutluyordu bütün Ankara. Meclis’in önüne akan seğmenlerin coşkulu ve gür sesleri, birbiri ardına patlayan toplar “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diye haykırıyorlardı âdeta..
Son iki yüz yıldır ulusumuzun geri kalmasına yol açan kurumlarıyla, yabancılar tarafından gelirlerine el konulmuş ve yabancıların devletimizi parçalama ve yutma hazırlıklarını yaptığı bir süreçte çökme noktasına geldiği bir devletten tam bağımsız dünya devletleriyle eşit haklara sahip bir Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştu artık…
Bilimde ve sanayide, eğitimde, toplumsal yaşamda uygar dünyadan çok gerilerde kalmış, yoksul ve yolsuz, barajsız, şeyhlerin ve dervişlerin söz geçirdiği ve bütün gücünü son yirmi otuz yılını savaşlarla, hastalıklarla kaybeden ulusumuz, bütün ümidini yeni rejime bağlamıştı artık…
Ancak, bin bir sorun bekliyordu Cumhuriyet’i…
Pusuya yattılar… Bölücüler, işbirlikçiler, casuslar, ajanlar…”
Yazımın buraya kadar olan bölümünü 28 Ekim 2014 tarihinde yazmıştım… Son iki satırla, son iki öngörüyle ilgili “Hâdisât” ne yazık ki haklı çıkardı beni… Nitekim özellikle son beş altı yıldır dünyada, bölgemizde ve ülkemizde meydana gelen ülkemizi ve milletimizi bölmeye, cumhuriyetimizi yıkmaya yönelik dış destekli başta 15 Temmuz hain darbe girişimi olmak üzere; siyasi, askeri ve ekonomik tuzakların, hain planların kuvveden fiile çıktığını hep birlikte gördük, yaşadık..
Geçit vermedi Türk milleti bütün bunlara… Çelik göğsünü delemediler, demir bileğini bükemediler milletimizin..
Cumhuriyet rejimi, demokratik çağdaş, insani ve ahlaki bir yönetim biçimidir; bilimdir, sanat, kültür spordur Cumhuriyet; sanayileşme, üretim, barış, refah ve esenliktir Cumhuriyetimiz… “Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM