YAŞARKEN “HAİN”, ÖLÜNCE “ŞEHİT”

YAŞARKEN “HAİN”, ÖLÜNCE “ŞEHİT”

Burak Zekeriya Altunok.
Polis memuru olarak görev yaparken 2017 yılında “FETÖ soruşturması” kapsamında 701 sayılı KHK ile meslekten ihraç edildi.
Ardından “terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla 16 ay cezaevinde tutuklu olarak yargılandı.
Yapılan itiraz sonrası yeniden yargılanan Zekeriya Altunok’a Yargıtay’dan “ceza verilmesine yer olmadığına dair” karar çıktı. Tüm suçlamalardan aklanarak beraat etti.
Suçsuz olduğu yargı kararı ile belgelen Altunok, yine de görevine iade edilmedi. Cezaevinden çıktıktan sonra polislik görevine dönemeyen Burak Zekeriya Altınok, bedelli askerlikten yararlanmak için girişimlerde bulundu, ancak yeterli parayı bulamadı.
O da uzun dönem askerlik yapmaya karar vererek, vatan savunması için Ağrı’ya gitti.
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, PKK tarafından düzenlenen roketli saldırıda 5 asker yaralandı. Saldırının ardından Iğdır Devlet Hastanesi’ne kaldırılan askerlerden biri de 32 yaşındaki Burak Zekeriya Altınok’tu. Evli ve 2 çocuk babası olan Altunok, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak şehit düştü.
***
Kaderin cilvesine bakın ki, devletin “kalemini kırdığı” Altunok, Kayseri Kalem Kırdı Camisinde kılınan cenaze namazının ardından Kartal Askeri Şehitliğinde son yolculuğuna uğurlandı.
Bu trajik olayı Avukatı Ahmet Demirci “Müvekkilim Burak Zekeriya Altunok bu dosyadan sonra vatani görevi için gittiği Peygamber Ocağında dünyadaki bütün suçlamalardan beraat etmiş ve şehit olmuştur.” diyerek duyurdu.
Bu arada İYİ Parti Kayseri Milletvekili Dursun Ataş Meclis’te yaptığı konuşmada yaşarken terörist ilan edilen Altunok’un eşine KHK’lı diye İş-Kur’dan iş verilmediğini iddia etti.
Zekeriya’yı ve ailesini vatan haini ilan eden hükümetin Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Burak Zekeriya Altunok’un vefatı üzerine bir başsağlığı mesajı yayımladı. “Sizi toprağa değil, yüreğimize gömdük… Vatan size minnettardır” başlığı ile yazılı açıklama yaptı.
***
Bir de başka Zekeriya var. Zekeriya Öz. Ergenekon Başsavcısı. Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın, korumak için özel zırhlı aracını verdiği başsavcı. O nerelerde şimdi?
Deniliyor ki Ermenistan’a kaçırıldı. Şimdi de Almanya’da sefa sürüyor! Örgütün elebaşı, yaptığı bütün pisliklere rağmen lüks, zenginlik içinde yaşarken, gariban vatandaş kendisine vatan haini damgasını vuranlara rağmen vatanını korurken için şehit oldu. Hem de ardında 1 eş ve 2 çocuk bıraktı.
***
“Vatan haini” damgasıyla polislikten ihraç et, sonra zorunlu askerlik kapsamında hainlere karşı vatanını savunması için TSK’ya kabul et. Eğer bu insanlar vatan haini ya da terörist ise neden askere alınıp eline silah veriliyor? Yok askere alınacak durumdalarsa neden terörist muamelesi görüyorlar? Şehidimiz görevine niye iade edilmedi? Terörist eşi diye yaftalanan eşi suçların şahsiliği ilkesine rağmen neden işe alınmadı?*
***
15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL’in verdiği yetkilerle Cumhurbaşkanı tarafından 2 yılda 34 KHK çıkarıldı. Bu KHK’lar ile 125.678 kişi ihraç edildi, onbinlerce kişi gözaltına alındı, tutuklandı ya da pasaportuna el konuldu. 270 kişinin öğrencilikle ilişiği kesildi. 2761 kurum ve kuruluş kapatıldı. 3213 personelin rütbesi alındı. OHAL sürecinde 204 medya kuruluşu kapatıldı. Ancak gerçek mağdur sayısı 250.000’den fazla. İkincil olarak etkilenenlerle birlikte OHAL/KHK kararnameleri 1 milyon 500 bin kişiyi etkiledi.
Yaşanan bu dram, bir kişinin dramı değil. O kadar çok örnek var ki. Yaşatılanlar, iktidarda kalmak için insanların hayatını mahfeden adaletsizliğin resmidir. Vicdanımız sızlıyor. Hepimizin sızlaması lazım. Hepimiz bir kez daha düşünelim. “Biz ne yapıyoruz. Bu ülkede neler oluyor? “Zekeriya Altunok şehit olmasaydı, kendisine terörist demeye devam mı edecektiniz?”
O’na yargısız infaz uygulayanlar elbet hesabını verecekler.
Son Söz; “Hayatta daima gerçekleri savun! Takdir eden olmasa bile, vicdanına hesap vermekten kurtulursun.” Che Guevara

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi