Sezer Küçükkurt
Sezer  Küçükkurt
sezerkucukkurt@kocatepegazetesi.com
YARAMIŞ’IN GAFI/LAFI AFYON’A MAL EDİLEBİLİR Mİ?
  • 0
  • 124
  • 24 Temmuz 2020 Cuma
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

“Dilim, başıma giydirir kilim…”
Yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan bu Türk atasözünün gerçekliğini bir kez daha yaşadık. İster profesör olsun, ister makam sahibi, ister okumuş olsun ister cahil, her kim söylediği sözün nerelere varacağını bilmeden laf ediyorsa bedeline katlanmak zorundadır.
Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin öğretim üyelerinden birisi iken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Türk Tarih Kurumu Başkanlığı’na atanan Prof. Dr. Ahmet Yaramış’ın yeni görevi ilimizde ve AKÜ camiasında memnuniyetle karşılanmıştı. Gazetelerimiz “TTK’nın başına Afyonlu/Afyon’dan Başkan” içerikli haberler yayınlamıştı.
Bu sevinç ve gururla AKÜ’nün 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıldönümünde düzenlediği “15 Temmuz’u anlamak” paneline konuşmacı olarak Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Yaramış davet edilmişti.
Ne olduysa ondan sonra oldu. Yaramış panelde “Darbe teşebbüsüne karışmış, pişman olmuş kişilere de sahip çıkmamız, onları bu toplumun içine dahil etmemiz, kazanmamız gerekiyor” dedi.
Yaramış, gelen tepkilerin üzerine, yanlış anlaşıldığını belirterek, özür dilemişti. Tepkiler büyüdü. Ahmet Yaramış, “Cumhurbaşkanımız isterse, gereğini yaparım, istifa ederim. Ama ben kendim istifa edersem bunun saygısızlık olacağını düşünüyorum” ifadesini kullanmıştı.
Ahmet Yaramış’ın sözleri tartışılmaya devam edilirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuyla ilgili tavrının ne olacağı merakla bekleniyordu. Bu sırada AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, FETÖ’cülere yönelik “Barışmak, anlaşmak, affetmek yok” açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un gazetecilerle yaptığı toplantıdaki sözleri isim vermemiş olsa da Ahmet Yaramış’a tepki olarak yorumlandı. Altun, şu ifadeleri kullanmıştı:
“Bu milletin hiçbir ferdi, bu devletin hiçbir parçası FETÖ ile mücadele konusunda en küçük bir yumuşamaya, rehavete ya da kuşkuya kapılmaz. Kapılamaz.
Bunu bekleyenler daha çok bekleyecekler! Örgütü en ufak parçasına kadar yok etmeden hiçbirimize rahat yüzü yoktur.
Yeri gelmişken şunu da belirtmeliyim. Nedamet getiren hiçbir darbeci olmadığı gibi, alçak teröristleri affedecek bir devletimiz de yoktur. Kimse boş hayaller içerisine girmesin! Kimse milletimizin bilincini, vicdanını, ferasetini yok saymaya kalkmasın! En son yok saydıklarında işgali ve darbeyi elleriyle, bedenleriyle durduran milyonlarla karşılaştıklarını kendilerine hatırlatırım.
Ve tabi kimse devletin gücünü, hafızasını, mücadele azmini, kararlılığını, iradesini, kurumlar arasındaki eş güdümünü test etmeye kalkmasın!”
Fahrettin Altun’un bu sözlerinin mürekkebi henüz kurumamışken, Ahmet Yaramış’tan istifa açıklaması geldi.
Yaramış’ın istifasından birkaç saat önce TTK önünde toplanan 15 Temmuz Gazileri de bir açıklamada bulundular. Yaramış’ın sözlerine tepki gösteren gaziler, ‘ Eğer eylem yapmasaydık Yaramış istifa etmezdi” dedi. Gaziler Yaramış’ın sözleri ve benzeri açıklamalarla kamuoyunun tepkisinin ölçüldüğünü iddia ettiler.
İşte tam da bu açıklama sırasında ne yazık ki Yaramış’ın sözleri kendi şahsını bağlayan bir durumdan sıyrılarak maalesef Afyonkarahisar’a mal edilmeye başlandı.
Gaziler adına konuşan Ufuk Yeğin, Yaramış’ın sözlerinin şehitlerin kemiğinin sızlattığını belirterek, “Yoksa bir yerlere mesaj mı vermektedir, göz mü kırpmaktadır?” diye sordu. Gaziler, Yaramış’ın eylemlerine 45 dakika kala istifasını manidar buldu. Gaziler Türk Bayrağı açtığı sırada kurumun yayındaki billboardda 15 Temmuz darbe girişimi sırasında yaşananların ekrana yansıtılması dikkat çekti.
Gaziler adına konuşan Ufuk Yeğin, gazilerin bir şeylere alıştırılmaya çalışıldığını vurgulayarak, “Aidiyeti devletimize değil başkalarına olanlar iyi bilsinler ki gaziler ve şehit yakınları bu afyon kokan sözlere asla müsamaha göstermeyeceklerdir” dedi.
Yeğin, Yaramış’ın sözlerinin şehitlerin kemiğinin sızlattığını belirterek, “Bu zat hiçbir siyasetçinin bile bugüne kadar dile getiremediği bu afyon ve haşhaş kokan sözleri söyleme cesaretini nereden ve kimden almaktadır? Bir kurum başkanı olan bu zat neden böyle bir söz söyleme gereği istemiş, hangi karanlık hesapları yapmıştır? Yoksa bir yerlere mesaj mı vermektedir, göz mü kırpmaktadır” sorularını sordu. Yeğin konuyu “Haşhaşiler”e kadar getirerek sözlerini tamamladı.
İşte bizleri üzen nokta da burası oldu. Prof. Dr. Yaramış’ın sözlerinin Afyonkarahisar’a, ilimize, bizlere yansıtılıyor oluşu üzüntümüzün kaynağıdır. “Afyon ve haşhaş kokan sözler” ifadesi ile, “Haşhaşiler” benzetmeleri ile Yaramış’ın bu kabul edilemez sözlerinin faturasının Afyon’a, Afyonkarahisar iline, ve hatta Afyon Kocatepe üniversitesi’ne kesilmeye çalışıldığı ortadadır.
Yaramış’ın dili belasına başına giydiği kilim, şimdi Afyonkarahisar’ın başına geçirilmeye çalışılmaktadır.
Oysa, Afyonkarahisar 15 Temmuz hain darbe girişiminde samimiyetini, coşkusunu, vatana ve milletine bağlılığını her anlamda göstermiştir.
Bunu tekrar tekrar izaha gerek yoktur.
Afyon Kocatepe Üniversitesi yönetimi ve bu tür organizasyonları hazırlayanlar şimdi bir kez daha düşünmeli, şehrin imajına katkı sağlamaları beklenirken, maneviyatını şehitlerimizin ve gazilerimizin varlığından alan mübarek şehrimizi haksız saldırıların hedefi haline getirmemelidirler.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM