Üç ayrı esnaf Odasının Başkanı esnaf ve  sanatkârın penceresinden piyasayı yorumladı; Milli dayanışma  ruhuyla zor dönemden geçiliyor

Üç ayrı esnaf Odasının Başkanı esnaf ve sanatkârın penceresinden piyasayı yorumladı; Milli dayanışma ruhuyla zor dönemden geçiliyor

Uzun yıllar esnaf teşkilatlarına hizmet eden Hüseyin Karnıbüyük, Cengiz Üstün ve M. Emin Birliktir birlik ve beraberlik içerisinde milli dayanışma ruhuyla zor dönemin atlatılmaya çalışıldığı görüşünde birleşti. Başkanlar sorunların çözümü, ihtiyaç duyulan yasal düzenleme için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini dile getirdi

 

Hazır Giyim Eşyaları Satıcıları Odası Başkanı Hüseyin Karnıbüyük, Bakkallar Odası Başkanı Cengiz Üstün, Madeni Sanatkârlar Odası ve EKKK Başkanı Mahmut Emin Birliktir Kurban Bayramı döneminde piyasa izlenimlerini gazeteniz Kocatepe’nin muhabirine aktardı.
Burcu Aydın: Hazır Giyim Eşyaları Satıcıları Odası Başkanı olarak Kurban Bayramı döneminde piyasanın durumunu nasıl yorumlarsınız?
Hüseyin Karnıbüyük: Pandemi sürecinin esnaf ve sanatkâr açısından iyi geçmedi. Seyyar tuhafiyecilerimiz yaklaşık 3 aya yakın tezgâh açamadı. Bu durum il merkezi, ilçeler ve köyleri kapsıyor. Seyyar tuhafiyecilerimiz üç ay boyunca hapis oldu. Pandemi bizleri de derinden vurdu. Sabit durumda olan esnaf ve sanatkârımızın da iş ve ticaret durumu tabii ki olumsuz etkilendi. Siftahsız dükkânlar kapandı. İki aylık süreçte de normalleşmeye başlanıldı. Esnaf ve sanatkâr o üç aylık pandemi döneminin yaralarını daha yenice sarmaya başlıyor. Atabilir mi? Zor atar. Ama devletimiz ve hükümetimiz gereken çalışmaları esnafımız ve sanatkârımız için yapmaktadır. İlerisi iyi olur diyeceğiz, dua edeceğiz, yapacak bir şey yok.
Burcu Aydın: Tuhafiyeci ve ayakkabıcı esnafının yeni normalleşmede durumu nasıl?
Hüseyin Karnıbüyük: Yalnız şu var kamuoyunun bilgisi yok. Kocatepe Gazetesi aracılığıyla kamuoyu bilgilensin. Bizim seyyar tuhafiyeci esnafımız üç ay boyunca hiçbir yere tezgâh açamadı. Bizim seyyar tuhafiyeci esnafımız hiçbir yere üç ay boyuna tezgâh açamadı. Normalleşme süreci başlayınca Çarşamba katlı Pazar yerinde zücaciye, tuhafiye ve ayakkabıcı esnafımızın kullanımına ait olan yerler kiraya verildiğinden dolayı boşa çıktı. Çarşamba günleri kurulan Katlı Pazar Yerinde sadece sebzeci esnafı tezgâh açıyor. Ne yazık ki Çarşamba günleri bizim tuhafiyeci esnafımız boşta kalıyor. Çünkü yer yok, yer gösterilmiyor. Sebzeci esnafı oraya tezgâh açıyor. Yaklaşık 200’e yakın tu-hafiyeci ve ayakkabıcı esnafına yer yok. Normalleşme süreci başladı başlayalı esnafımız boşta. Bu-nunla ilgili Belediye Başkanımıza defalarca vardık öneriler sunduk. Bugün yarın derken Kurban Bayramı geldi ve geçti.
Burcu Aydın: Peki bayram akabinde düşünülen bir şey var mı?
Hüseyin Karnıbüyük: Bayramda sadece Çarşamba ve Perşembe günleri sebze ve tuhafiyecilerin tezgâh açıldı. Daha sonra nasıl bir çözüm gelecek bilmiyoruz. Belediye yönetiminden çözüm bekliyoruz. Eskisi gibi biz fazlaca kamuoyunu bu konularla dertlendirip Belediye’yi de karşımıza almak istemiyoruz. Bilindiği üzere geçmiş dönemde esnaf ve sanatkârımız için boykotlar, eylemler yaptık. Bu dönemde bunu yapmak istemiyoruz. Ama Belediyemizin esnaf ve sanatkârın sahipsiz olmadığını bilmesini istiyorum. Seyyar tuhafiyeci esnafımız Çarşamba günkü durumdan dolayı mağdurdur.
Burcu Aydın: Bu noktaya nasıl gelindi?
Hüseyin Karnıbüyük: Biz tuhafiyeci esnafı olarak Çarşamba Pazar yerindeki 2 yüz kişilik hakkımızı verdik. Bize burayı Tekstil Fabrikasına kiraya vereceğiz dediler. Zaten bir katı boştu, iş yapmadığından dolayı esnafımız sergi açmıyordu. Biz de Afyonumuza bir katkı olsun diye burayı boşalttık. Karşılığında ise pazar yerinin komple Çarşamba günleri Fuar Alanına taşınması işi görecekti. Biz buna razı olduk. Hem Çarşamba hem de Cumartesi günleri için bunu sebzeci esnafı kabul etmedi. Belediye Başkanımız ve yetkililer sebzeci esnafına kabul ettiremedi.
Burcu Aydın: Sebzeciler de tuhafiyecilerde iki ayrı iş kolunun esnafları olarak oturup anlaşma yoluna gitmediler mi?
Hüseyin Karnıbüyük: Hayır öyle bir şey olmadı. Herkes kendi kafasına göre menfaati doğrultusunda hareket etti. Ben şunu da önerdim; Çarşamba ve Cumartesi günleri ana pazardır. Tüm pazarların ana eksenini sebzeci esnafı oluşturur. Salı günleri boş olan katlı Pazar yerinde sebzeciler faaliyetine devam etsinler, bizimle yani tuhafiyecilerle birlikte de Çarşamba günü Fuar Alanı’nda ki pazaryerine gelsinler önerisini sunduk. Bunu da kabul etmediler. Sebzeci esnafı halden anlamıyor. Belediye de bununla ilgili yaptırım uygulayamıyor. Burada çözüm bulacak merci Belediye Başkanıdır.
Burcu Aydın: Toparlarsak piyasanın durumuna yönelik tavsiyeleriniz nedir?
Hüseyin Karnıbüyük: Bu konuda daha önce de röportajlar ve demeçler verdim. Esnaf ve sanatkâr olarak bizim ticaretimize AVM’ler artı mağazalar zincirleriyle yetmezmiş gibi internet satışları ortak oldu. Tica-rette paranın yüzde 80’den fazlası AVM’ler ve internet üzerinden yapılan satışlarda dönüyor. Bu pandemi sürecinin gerçeği olsa da halkta bu duruma eğilimlidir. Halk şunu göz ardı etmemelidir ki en ucuz alışveriş esnaftan yapılır. AVM’lerde ve internet üzerindeki alışverişte pazarlık yapma lüksü yoktur. İnternet üzerindeki alışveriş aslında kayıt dışı bir ekonomi oluşturuyor. Devletimizin internet alışverişlerini kontrol altına alması gerekiyor. Vergi, oda kaydı olmalı kaçak olmamalı. Ne yazık ki internet alışverişinde maliyenin yani ülkemizin kaybı çok büyüktür. Yasal bir çözüm bekliyoruz. Bizim Birlik Başkanlarımız, Oda Başkanlarımız ve Federas-yon Başkanımız var. Bakanımız da var. Ama ne yazık ki ufak esnaf ve sanatkâr sahipsizdir. Açık ve yürekle söylüyorum. Esnaf Oda Başkanları da Bakanlıklarda görevini yapamıyor. Bu işin çözümü yasal düzenlemedir. Sıraladığım tüm Başkan-ların çok acil şekilde bu işin üzerinde durup hiçbir siyaset gözetmeden bizi yönetin hükümete baskı yapıp acilen Marketler ve İnternet Satışı Yasaları çıkarılmalıdır. Bu yasa devlet yararına da olacak. Kayıt dışı ekonomi yok olurken hak kazanç ortadan kalkacak. Bende dâhil tüm Oda Başkanları kafasını kuma sokmuş durumdayız. Boş açıklamalar dışında ufak esnaf ve sanatkâra yönelik hiçbir açıklama yok. Eyleme geçiş yoktur. Kafamızı kumdan çıkarıp görevimizi yapmak zorundayız. Her zaman olduğu gibi bayram sonrası el ele verelim. Konuşmaktan bile imtina eden Oda Başkanları var.
Burcu Aydın: Bakkallar Oda Başkanı olarak pandemi ile birlikte esnaf ve sanatkâr cephesinde durum nedir?
Cengiz Üstün: 11 Mart 2020 tarihi itibariyle virüs salgınının Türkiye’de görülmesiyle birlikte devletimiz sağlık tedbirleriyle birlikte bir takım ekonomik tedbirler aldı. Devleti-miz çok yerinde tedbirler aldı. Çok şükür dünya da bu salgını en az zararla götüren ülke durumundayız. Medya aracılığıyla zaman zaman esnafımıza ve vatandaşlara bir takım beyanatlarımız oluyor. Alınan kredi ödemelerinin ötelenmesi ve yeni kredilerin verilmesiyle birlikte taksitlerin günün gelişiyle hükümetimiz tekrar bir öteleme yapmıştı. Bu tedbir çok yerinde oldu.
Burcu Aydın: Öncelik ne olmalı?
Cengiz Üstün: Bizim asıl konuşmamız gereken ötelediğimiz bu borçları nasıl ödeyeceğimizdir. Bizler iş yapıp evimize ekmek götürüyor, devletimize vergi ödüyoruz. Karınca kaderince yanımızda personel çalıştırıyoruz. Neredeyse Türkiye’nin dörtte birini kapsayan bir kesimiz. Geçmişte yaşanılan ekonomik sıkıntılar ve pandemi durumuyla birlikte çokta zor durumda olduğumuzu söyleyebilirim. Ne yapacağız? Devletimiz dışarıda Suriye, içeride FETÖ ile mücadele gibi birçok mücadeleyi vermektedir. Artık ekonomi de bizim asıl konuşmamız ge-reken teşkilatlar o-larak ekonominin düzene girmesi, adaletli gelir dağılımına istinaden malum olan bir yasa tasarısı vardı. Bu yasa tasarısını hep konuşup, gündem oluşturmaya çalışıyoruz. Bu yasal düzenleme sadece bakkal esnafının değil, toplumun, Türk Milletinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir yasadır.
Burcu Aydın: Esnafın beklediği yasal düzenleme için düşünceniz nedir?
Cengiz Üstün: Ancak şu da bir gerçektir ki yasa çıkarıldı diye birçok yasanın da eksik olarak Türk Milletinin ihtiyaçlarına cevap vermediğini gördük. Son yaşanılan süreçte bunları bizler çok iyi gözlemledik. 15 Temmuz süreci, FETÖ ile mücadele gibi birçok etkeninde buna bağımlı olarak yani sermaye lobilerinin siyasi erkin üzerindeki etkilerinden dolayı bu yasaların gerçek anlamda çıkamadığını gözlemledik. Bu süreç için ‘Çocuk eksik doğdu.’ Üretim ekonomisine geçileceği ifade edilmiştir. Ama lütfen bunun nasıl yapılacağı anlatılsın. Sivil toplum örgütlerimizin müşterek tarafların tüm görüşleri alınarak bu yasa acilen çıkarılmalıdır. Kesinlikle samimi bir çaba gösterilmelidir. Başka Türkiye yok. Devletin tüm kademelerine sızmış kripto yapıların neredeyse devleti ele geçirdiği bir ortamda işin ekonomik boyutuyla biz adeta sadece tüketen bir toplum haline geldik. Pandemi sürecinde en az zararı görmemizde ki ana etkende birlik ve beraberlikle dayanışmayı sağlamamızdı. Bu noktadan sonra ekonomiyi yoğunlaşıp toplumun dörtte birini oluşturan esnaf ve sanatkâr için bu yasanın bir an önce çıkarılması gerekmektedir.
Burcu Aydın: Madeni Sanatkârlar Odası ve EKKK Başkanı olarak uzun yıllar hizmet verdiğimiz kesimin durumuna yönelik düşünceniz nedir?
M. Emin Birliktir: Pandemi ile birlikte piyasalar iyice oturdu. Her zaman söylediğim gibi esnaf ve sanatkâr dar sermaye ile işletmesini yürütmeye çalışan, evini beslemeye çalışan kesimdir. Dolayısıyla bu pandemi süreci de ilk etkilenen kesim esnaf ve sanatkâr oldu. Biz devletimize teşekkür ediyoruz. İlk günden bugüne kadar özellikle kredi destekleme konusunda hiç sıkıntıya sokmadılar. Bilindiği üzere 25 bin TL’lik esnaf destek kredisinin haricinde de işletme kredisi verildi. Normal verilmesi gerekenin en az 4 katını gönderdiler bizde dağıttık. Dolayısıyla esnaf ve sanatkâr biraz rahatladı. Sıkıntılar devam ediyor. Bunun çözümü piyasanın bir an önce hareketlenmesini sağlamak, inşaat sektörünün hareketlenmesini sağlamaktır. Bunu nasıl yaparlar bilmem ama bir an önce ekonomistlerin çalışarak bir çözüm getirmeleri lazımdır. Esnafımız devletimize hep saygılı oldu. Cumhuriyet tarihinden bu yana bir kere ayaklanmadılar. Dolayısıyla biraz daha sabırlı olmalarını tavsiye ediyorum. Devletimiz, hükümetimiz esnafı ayakta tutmak için elinden gelen bütün desteği sarf ediyor. Sosyal medyada bazı yakışıksız ifadeler oluyor. Bunlara esnafımızın itibar etmemesini istiyoruz. Esnafta bizim esnafımız devlette bizim devletimiz. Devlet varsa biz varız. Devle-timiz bunu en kısa sürede inşallah çözecektir. Sabırlı olmalarını tavsiye ediyorum. >> Burcu AYDIN’ın Özel Röportajı

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi