“Türkiye Ortadoğu’da ağabeylik yapabilirdi”

“Türkiye Ortadoğu’da ağabeylik yapabilirdi”

SP Merkez İlçe Başkan Yardımcısı Erhan Akpınar, Büyük Ortadoğu Projesinin (BOP) uygulanabilmesi için ABD’nin Irak’ı işgali sonrası Suriye meselesinin çıkarıldığını belirtti. Akpınar, “Suriye kan gölüne döndü, şehirler tarumar edildi, kardeş kardeşi katletti. Şimdi de Libya. Hâlbuki biz, arabulucu olabiliriz, biz ağabeylik yapabilirdik” dedi

 

Saadet Partisi (SP) Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkan Yardımcısı Erhan Akpınar dün öğlen partide düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi.
“LİBYA’DA ATILACAK ADIMLARA DİKKAT EDİLMELİ”
Libya konusunda bugüne kadar yanlış adımlar atıldığını, bu durumunda problemleri giderek daha fazla derinleştirdiğini söyleyen Erhan Akpınar, bölge başta olmak üzere dünyada bir kaos ve çatışma ortamı oluştuğunu kaydetti. SP olarak; geç de kalınsa yapılan “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması” anlaşmasını önemli bulduklarını açıklayan Akpınar, “Geçte kalınsa biz bu anlaşmayı önemsiyor, desteklediğimizi bir kez daha ifade ediyoruz. Mesele asker gönderme konusuna gelince de bu konuda çekincelerimizi kamuoyu ile paylaşmış, esas olanın bu endişelerin dikkate alınarak bundan sonraki politikaların yürütülmesi gerektiğini belirtmiştik. Ancak geldiğimiz durum itibariyle; tezkere Meclis’ten geçti. Ümit ediyoruz ki; Libya, durduk yere kan gölüne dönmez. Bu nedenle bir kez daha uyarılarımızı yapmayı vazife kabul ediyoruz.” dedi.
“BARIŞ VE İSTİKRARI DİYALOG VE MÜZAKERE SAĞLAR”
Libya konusunda bundan sonraki süreçte atılacak adımlarda her zamankinden daha fazla dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Akpınar, “Atacağımız adımlarda her zamankinden daha fazla dikkatli olmalı, yeni kaoslara sebebiyet verecek tutumlardan uzak durmalıyız. Çatışmalarda taraf olmaktan kaçınmalı, provokasyonlara dikkat etmelidir. Sağduyu ve tüm taraflarla diyalogdan asla vazgeçmemeli, dönemsel çıkarları değil, uzun vadeli istikrarı dikkate almalıyız. Şartlar ne olursa olsun, barış için, diplomatik kanallar sonuna kadar zorlanmalı, sadece Libya’da değil tüm bölgede barış ve istikrar ortamının silahla değil taraflar arasında yapılacak diyalog ve müzakere ile sağlanacağı asla unutulmamalıdır.” diye konuştu.
“SONUNU DÜŞÜNMEDEN KARAR ALMAK DEVLET ADAMINA YAKIŞMAZ”
Bundan 18 yıl önce bölgede sadece Filistin meselesi ile ilgilenildiğini, BOP’un uygulanabilmesi için ilk adımın ABD’nin Irak’ı işgali olduğunu vurgulayan Akpınar, “Ardından Suriye meselesi çıktı. Suriye kan gölüne döndü, şehirler tarumar edildi, kardeş kardeşi katletti. Şimdi de Libya. Hâlbuki biz, arabulucu olabiliriz, biz ağabeylik yapabilirdik. Çünkü Türkiye, Ortadoğu’daki ülkelerin içinde her şeye rağmen en gelişmiş ülke, hem NATO müttefiki, hem de İslam İşbirliği’nin Dönem Başkanı. Şimdi aslında Sayın Cumhurbaşkanı’nın alelacele birlikte ülkelerin başkanları ile bir araya gelmesi gerekir. Tek başına çıkışlar, kahramanlık kimseye fayda sağlamaz. Hele de, bir devlet ileri geleninin söylediği gibi; sonunu düşünmeden karar almak kahramanların işiymiş. Allah akıl, fikir versin. Sonunu düşünmeden karar almak bir devlet adamına yakışmaz. Trump birileri için kahraman olabilir, ama dünya nezdinde on para etmez.” şeklinde konuştu.
“MİLLETİN TEMEL SORUNU EKONOMİ”
Türk Milletinin temel sorununun ekonomi olduğunu dile getiren Akpınar şöyle konuştu:
“Milletimizin şu anda ilk sorunu nedir diye sorsak; cevabı çok net, ekonomi, ekonomi, ekonomi. Ekonomide plansızlığın acı faturasını milletimiz ödüyor, çünkü bu fatura, milletimizin cebine, mutfağına yansımış, çarşı-pazar fiyatları her gün daha fazla can yakar hale gelmiştir. Yeni yılla birlikte yeni zamlar da hayatımıza girdi. Asgari ücretliye, emeklilerimize, memura, işçiye kaşıkla verilen zamlar, daha yılın ilk gününden itibaren kepçeyle geri alındı. Pazarda, markette fiyatlar ateş pahası. Millet faturalarını, kirasını ödeyemiyor, kredi kartları borçları almış başını gidiyor. Sürekli gelen zamlar, insanımıza nefes aldırmıyor. Allah yar yardımcımız olsun.”
“BU KADAR ACI NEDEN YAŞANDI?”
Tüm zamların yanı sıra, İstanbul Üniversitesi’nin yemekhanelerde aldığı kararla, bu karara, zamlara tepki gösteren öğrencilerin yaşadıklarına değinen Akpınar şunları söyledi: “Zaten bin bir türlü güçlükle mücadele eden, geleceğe dair umutları her gün daha da tükenen öğrencilerimize yeni zorluklar çıkarmak olacak iş midir? Üniversite yönetimi bugünkü şartlarda en azından öğrencinin yanında olmayı benimsemeliydi. Yemeklere yapılmak istenen zam ve indirimli öğünlerin teke düşürülmesi kararını protesto eden öğrencileri coplatmak hangi aklın işidir? Hangi vicdan bunu kabul edebilir? İşin en acı tarafı da intihar eden bir gencimizin durumudur. Ailesi bazı açıklamalar yapsa da; ancak Sibel’in son twitinde; ‘’Yemekhane kartımda 1 lira kalmış’ diyen, yaşadığı bunalım sonucu intihar eden Sibel Ünli kızımızın acısı hepimizi derinden sarsmıştır. Tüm bu acı olaylar yaşandıktan sonra İstanbul Üniversitesi geri adım atmış. Madem bu karar alınabiliyordu, gerek var mıydı bunca acıya, haklarını talep eden gençlerimizi vicdansızca coplatmaya?”
“ANNE SÜTÜ KESİNLİKLE TİCARETE DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ”
Son zamanlarda bazı annelerin sosyal medya üzerinden sütünü satma tercihini değerlendiren Akpınar sözlerine şöyle devam etti: “Bu doğru bir uygulama değildir. İslam dininde insanın bedeninin Allah’ın ona bir emanetidir. Dolayısıyla bu bedeni taşıyan insan, bedeni üzerinde herhangi bir zaruret veya zarurete yakın bir derecede ihtiyaç söz konusu olmadıkça bir tasarrufta bulunamaz. İnternet ortamında anne sütünün parayla satılması doğru değildir. Anne sütü kesinlikle ticarete dönüştürülemez, ticarete konu edilemez. Anne sütünü bir üniteye koyup bunun doğrudan satış yapılması hem İslami hem insani hem de ahlaki açıdan asla doğru görülemez. İnsan değerli bir varlıktır. Onun nesli ve soyu, İslam’ın onay verdiği bir şekilde korunarak devam etmelidir.”
“ADALET OLMADAN HUZUR OLMAZ”
Ülkenin düzlüğe çıkması için önce sosyal konulardaki adımların atılması gerektiğine değinen Akpınar, “Adalet olmadan, huzur olmaz. Bugün Adalet Sarayları inşa edildi ama adalet tesis edilemedi. Kutuplaşmanın ortadan kaldırılması ve kucaklaşmanın sağlanması gerekiyor. Şeffaflık olacak, yönetim denetlenebilir olacak. İsraftan, yolsuzluktan, rüşvetten uzak durulmalıdır. İtibar kazanmak için yapılan para, israfın ta kendisidir. Çözüm; Üretim, üretim, üretim. Hiç kimseye özel muamele edilmemelidir, ihaleler şeffaflıkla yapılmalıdır. İsraf, yolsuzluk, şatafatın önüne geçilmelidir. Ülkemizin kaynaklarının har vurup, harman savrulmasına göz yumulmamalıdır. En öncelikli hedefimiz, şu derin ekonomik kriz ortamında, suni gündemlerle vakit kaybetmeden, birbirimizle değil, yoksullukla, işsizlikle ve hayat pahalılığı ile mücadele etmek olmalıdır.” >> Burcu AYDIN’ın Haberi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi