Trafik kördüğümü (3) – Kocatepe Gazetesi

Trafik kördüğümü (3) – Kocatepe Gazetesi

Onur Bayram 19 Haziran 2014 Perşembe 03:00:00
  Yayayı eğitemiyorsak, parmaklıkla yönlendirelim.
Afyonkarahisar’daki trafik sorununun kaynağının sadece toplu taşım araçlarında olmadığını iddia ederek, bu şehirde trafikle ilgili yaşanan sıkıntılarda herkesin birazcık suçlu olduğuna inanıyorum. Toplu taşıma aracı şoförlerinin ya da özel araç sahibi sürücülerin hataları gibi her istediği an her istediği yerden karşıdan karşıya geçen yayaların ve ya da bir şekilde zaten dar olan caddelerde sokakları daha da daraltanlara da çözüm getirilmeli.
Eğitim eksikliğinden midir yoksa kuralsızlığın toplumun geneline yansıması mı bilinmez ama bu şehirdeki özel araç sürücülerinin kaldırımları babasının malı gibi görüp işgal etmesi gibi yayalar da yoldan yürümeyi kendine hak görüyor. Sokağın tam ortasından çizgilerin üzerinden yürüyenler mi istersiniz, istediği an trafiği durdurup karşıdan karşıya geçerler mi hepsi Afyonkarahisar’da… Nasıl olur demeyin. SAdece çevrenize biraz daha dikkatli bakın. Örneğin Bankalar Caddesinde; Vilayet Kavşağı’ndan İmaret Camii önüne kadar iki ya da üç yaya geçidi var. Ama kimse yaya geçidi kullanmaya gerek duymuyor. Kim nereden geçmek isterse atlıyor yola. Bu mantık trafiği aksattığı gibi tehlikeli hale getiriyor. Yayalar yüzünden sürekli fren yapmak zorunda kalan sürüceler, aksayan trafiğin bir yana daha fazla yakıt harcıyor.
Yayalarla ilgili de bazı şehirlerde cezai işlem uygulanıyor. Örneğin Konya ve Antlaya gibi şehirlerde; yaya geçidinden geçmeyen ya da kendilerine kırmızı yanarken geçen yayaların kimlik numaralarına ceza yazılıyor. Hatta bu konuyla ilgili tarihini neredeyse 10 yılı aşan bir genelge bile var. Trafik kazalarında ölen her dört kişiden birini yayalar olması sebebiyle 2003 yılında dönemin İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, yayaların denetlenmesi için bir genelge hazırlamıştı. Her ne kadar trafik kanununda yayalara yönelik maddeler olsa da genelge hem yayaların eğitimi, güvenliğinin arttırılması hem de denetlenmesini öngörüyordu. Daha sonra yayınlanan benzer genelgelerle de konu zaman zaman gündeme geldi. Bu genelgelere uyan Manisa Emniyeti 13 Aralık 2011’de bir uygulama yaptı. 29 Kasım 2013’te de Antalya polisi zaman zaman yaptığı uygulamayı tekrarladı. Üstelik Antalya polisi sadece yaya geçitlerinde kırmızı ışıkta geçenleri değil yaya geçitlerini kullanmayalara da idari para cezası uyguladı.
Emniyet kemerini öğrendiğimiz gibi yaya geçidi ve trafik kurallarını da yeniden öğrenmemiz için aktif bir uygulama dönemi geçirmemiz gerekiyor. Yaya geçiterini kullanan hem sürücülere hem yayaların denetlenmesi, istediği yerden karşıdan karşıya geçen yayaların nereden geçeceğini öğrenmesi önemli. Bu eğitim ise emniyet kemerinde olduğu gibi ancak polislerin ceza koçanı çözer. Yok halkımıza bu eğitimi veremiyorsak ya da kurallara uymayı sevmiyorsak; daha kolay bir yöntem olarak insanları bir yerden trafiğe dahil olmaya zorlayabiliriz. Örneğin Ambar Yolu ile Yeşilyol’un kesiştiği Kantar Kavşağı’nda kaldırımın kenarında demir korkuluklar var. İnsanlar mecburen yaya geçidini kullaıyor. Gelin Bankalar caddesi de dahil olmak üzere her yere bu korkuluklardan yapın. Ne kaldırım işgali kalsın ne de hatalı yayalar.
Yayalar bir yana bir de şehir içindeki yolları kendi istedikleri gibi kullananlar var. Örneğin inşaat şirketleri. Kaldırımı kapayıp, demirlerle çevirdiği yetmiyor bir de inşaat malzemelerini yola koyuyor. İnanmayanlara Yeşilyol, Kurtuluş ve Ambaryolu Caddeleri’ni yarım saat gezsin benzer şekilde 4 inşaat bulacaktır. Bu köşe öncesi Ambaryolu’nun üst kısmında küçük bir yürüyüş yaptım. Özellikle bu caddenin üst kesiminde artık mağaza sahibi gibi çalışan işportacılar var. Bunlar sanırım otopark şirketiyle anlaşmalı. Bunların işporta araçları yüzünden bazı yerlerde otomobiller yarım metre ya da 1 metre geriden park ediyor. Zaten o caddede nedense dik park gibi bir durum söz konusu, bir de üstüne inşaat demirleri veya karşı kaldırım önünde de duran işportacılar eklenince 2-3 aracın rahatlıkla geçeceği caddede ancak araçlar birbirini bekleyerek ve tek tek geçiyor.
Kısacası üç gündür anlatmaya çalıştığım Afyonkarahisar’ın trafik sorunu ne artık merkeze giremeyecek köy ve ilçe araçları ne de toplu taşıma araçları. Yayalar, özel araç sahibi sürücüleri, mağaza sahipleri, inşaatçılar, işportacılar ve hatta bugün bir gazetenin yaptığı haberde gördüğüm üzere bisikletliler… Herkes, hepimizde bir parça suç var. Daha mutlu, refah içinde yaşamak için ya kuralları öğrenip, uymaya çalışacağız ya da emniyet ve belediye bize cezalar yoluyla bunu öğretecek. Aksi takdirde köy ve ilçe araçları kararı ya da toplu taşıma araçlarının güzergahının yeniden belirlenmesi; yangına kovayla su taşımaya benzer. (son)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi