TANZİMAT’TAN I. MEŞRUTİYET’E İMPARATORLUK ORMANLARI (1839-1877) -5

TANZİMAT’TAN I. MEŞRUTİYET’E İMPARATORLUK ORMANLARI (1839-1877) -5

Hasan Tahsin Günek 8 Ocak 2019 Salı 13:32:40
 

“1874’ten bu yana Halep, Samsun ve Erzurum illerinde araştırmalar yapıldı. Samsun ve Erzurum’da değerlendirilebilecek gerçek orman kaynakları var. Kabul edilen orman rejimi imparatorluğun neredeyse tüm ormanlarını kapsıyor” tespitini yapan Bricogne, evkafa ait orman ve kereste işleri ve idaresi hakkında ise:
“Evkaf kerestesinin izlenmesi ve yönetimi, tazminat olarak brüt gelir üzerinden yüzde 10’luk bir kira ile Orman İdaresine tevdi edilmiştir. Ancak, bu önlemin prensipte iyi olmakla beraber, uygulamada birçok zorlukla karşılaşacağı açıktır. Şu anda Evkaf’ın yararına olan vakıf ormanlarının temelini belirlemek kolay olacak mı? Tüm göstergeler, bu yönetimin bize yardımcı olmakta çok fazla hevesli olmayacağıdır” tespitini yapar.
Bricogne, İstanbul’da 15 Şubat 1876 tarihi ile kaleme aldığı yazısını, ormancılık heyetinin yaptığı çalışmaların sonunda ulaştığı bazı sonuçları özetleyerek ve bir kısım idareci ve halkın ormanlara bakış açılarını da anlatarak sonlandırmaktadır. Buna göre:
“Eyalet ormanları yaklaşık 3.500.000 hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Bu ormanların en belirgin karakteri olarak acımasızca istismara ve yığınla kayıplara maruz kalmış olduğu yönünde çok genel olarak gözlenen bir gerçeği işaret etmek gerekir. Özellikle de kozalaklı ormanlarda bunu görebiliriz. Örneğin aşırı eski ahşap bozulması ve zeminde hemen hemen kök olmaması, bilinçsiz hayvan otlatma, istismar gibi tüm kötü kullanımlara rağmen sürekli zarar gören ve hasara uğrayan ormanları bile kurtarmak mümkün olabilir. Tanrı, çabucak bunları yeniden oluşturacaktır.
Bir zamanlar köylülerin ellerini tutan saygı ve korku zamanla ortadan kayboldu. Orman mülkiyeti ağır saldırılara maruz kaldı. Aynı noktalarda tekrarlanan aşırı kesimler, en tahrip edici şekilde kullanım gibi zararlı uygulamaların yanında, aşırı otlatma ve yangınlar bu düzensizliğin ortaya çıkmasında göz ardı edilemeyecek etkenlerdendi.
Böylece, hesaplanamayacak derecede büyük bu zenginlik, yerlilerin durumlarının iyileştirilmesi amacıyla ve bunun yanısıra yeni gelen göçmenlerce tahrip edilmiştir. Orman varlığı açısından bakıldığında,  kayda değer miktarda orman ürünleri talep eden büyük merkezlerin, denizlerin ve nehirlerin yakınlığı ormanlar için ölümcül olmuştur.(Konstantinopolis, 15 Şubat 1876.  A.Bricogne.)        (Devamı Yarın)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi