SOYLARI KURUSUN – Kocatepe Gazetesi

SOYLARI KURUSUN – Kocatepe Gazetesi

Turan Civelek 3 Ağustos 2018 Cuma 17:02:41
 

11 aylık torunu Bedirhan ve gelini Nurcan, daha iki gün önce, hain örgüt pkk’nın bombalı saldırısında katledilen dede Mustafa Karakaya’nın sözleri ile başlamak istiyorum yazıma. “Bunlar insan olamaz, soyları kurusun”.
                 Amin!
Terör örgütleri ortaya koydukları hain eylem planları üzerinden, halkta infial uyandırmayı, yapabilirlerse yüreklere korku salmayı ve insanları kutuplaştırarak ayrıştırmayı hedefler. Türk Milletinin başına bela edilmiş olan, taşeron örgüt pkk da bu hain amacı benimsemiş ve yıllardır sahnelediği kalleş saldırılar ile binlerce askerimizin, polisimizin, çocuğumuzun ve kadınımızın kanına girmiştir.
pkk ve hamileri artık iyice anlamalıdır ki; ne dün, ne de bugün bu eylemler büyük Türk Milletinin yüreğine korku salamamıştır ve salması da mümkün değildir. Aksine bu kanlı eylemler hıncımızı ve öfkemizi daha da bilemiştir ve bilemektedir. Yıldırma çabalarının nafile olduğunu göremeyen örgüt hamileri, muhtemeldir ki, Türk Milletinin tepkisel psikolojisinin kendi milletleriyle aynı olduğunu değerlendirmekte ve korkunun Türk Milletini esir alabileceği yanılgısı içerisinde, yeniden ve yeniden, ya tutarsa mantığı ile, hain emellerini coğrafyamızda, taşeronları aracılığıyla sahneye koymaya devam etmektedir.
Eli kanlı bu örgüt, 1984 yılında Siirt’in Eruh ilçesinde düzenlediği saldırıdan bu yana, belirli zamanlarda sahneye sürülmekte, insanlarımızı katletmesinin ötesinde, ekonomik açıdan da -mücadele maliyeti ve yerleştiği bölgedeki istikrar üzerine negatif etkisi de düşünüldüğünde- ülkemizi zora sokmaktadır.
Marksist-Leninist çizgide olan, din öğesini asla kabul etmeyen bu kanlı örgüt, Güneydoğu Anadolu bölgemizi de kapsayan bir alanda Kürtler için devlet kurmayı amaçladığı sözde iddiasındadır. İlahi inancın hiçbir şeklini benimsemeyen bir ideoloji temelinde, kasıtlı olarak inşa ettirilmiş olan bu terörist yapının, dindar ve maneviyatçı kimliği ile bilinen bölge insanını tam anlamıyla yanına alması, gelişimi sürecinde, mümkün olmamıştır. İdeolojik olarak istediği düzeyde yandaş bulamayan hain örgüt, bu sefer de, güya kendileri için devlet kuracağını iddia ettiği bölge insanına silahının namlusunu çevirmiş ve en büyük zararı da yine burada yaşayan insanlara vermiştir.
Günümüzde büyük Türk Devleti, belki de tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar büyük bir azim, kararlılık ve güçle terör örgütlerine karşı mücadelesini sürdürmektedir. Zaferin yakın olduğu, son çırpınışlarını ortaya koyan pkk vb örgütlerin eylem tarzını sivil halk üzerine yöneltmiş olmasından bellidir.
İlk eyleminden bu yana, çukur örgüt pkk, defalarca köy baskınları gerçekleştirmiş, çocukların ve kadınların da aralarında olduğu binlerce sivil vatandaşımızı katletmiştir. Öte yandan; geçen 30 yılı aşkın sürede, bu kalleş örgütün saldırılarında, yüzlerce çocuğumuz da Şehit olmuş, yaralanmış veya sakat kalmıştır. Sadece bu durum bile, kukla örgüt pkk’nın ana amacının ne olduğunu ortaya koymaya yeter bir delildir.
Kundaktaki çocukların kurşuna dizildiği köy baskınları hala hatıralarımızdadır ve acısı ve nefreti yüreklerimizde tazedir. Derince köyü baskınında eli kanlı bu örgüt tarafından okul bahçesinde kurşuna dizilen 13 çocuğumuzu kim unutabilmiştir? Bebek katili pkk dün olduğu gibi bugün de dizginlerini tutanların emrinde, bu büyük Milleti sindirme gayreti ile hareket etmektedir. Bunun son örneğini, ne yazık ki, daha birkaç gün önce annesi ile birlikte katledilen 11 aylık Bedirhan “bebek” oluşturmaktadır. Yüksekova ilçesinin Büyükçiftlik beldesi Susat deresi mevkiinde asker eşi Nurcan Karakaya’yı ve bebek Mustafa’yı, araçlarını havaya uçurarak, katleden bu satılmış çete, bu coğrafyanın ve Anadolu insanının düşmanı olduğunu birkez daha göstermiştir.
Bu saldırıda katledilen ve katledilmek istenen sadece bir anne ve bebeği değildir. Bir Milletin inançları, gelenekleri ve mevcudiyeti ve dahi geleceği de bu hain saldırının ana hedefindedir. Artık herkes bunu görmeli, bu topraklar üzerinde, 1000 yıldır süregelen kardeşliğin korunması ve daim kılınması gerekliliğine kalben inanılmalı ve Milli ve Manevi tüm değerlerimize ortak bir irade ile Türk Milletince topyekün sahip çıkılmalıdır. Mücadele hep birlikte verilirse zafer yakın dönemde kazanılacaktır. Millet güvenlik güçlerimize sonuna kadar inanmalı ve her daim yanında olarak bu süreçte desteğini esirgememelidir.
16 yaşındaki Eren Bülbül, 3 yaşındaki Celin Naz Aydın, 11 aylık Bedirhan Mustafa ve eli kanlı örgütçe katledilen diğer vatan evlatları, masum bebeklerimiz, çocuklarımız, kadınlarımız unutulursa tenimiz ruhumuza ağır gelecek ve eminim bu vicdan azabı nedeniyle ölüm dahi gelse bize kurtuluş olamayacaktır. Çünkü bu evlatlar hepimizindir, büyük Türk Milletinindir, bir milletin vicdanıdır, yüreğidir, ruhudur, tenidir, kanıdır ve dahi canıdır.
Şehit Bedirhan bebeğin dedesi Mustafa Karakaya’nın deyimi ile, bu büyük millete bu cefayı yaşatanların “soyları kurusun” diyerek sözlerime son veriyorum.
Acımız büyüktür. Bebek Mustafa ve Annesi Nurcan Karakaya’ya birkez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Türk Milletinin başı sağolsun.  

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi