SEN AĞA, BEN AĞA, BU KOYUNU KİM SAĞA?

SEN AĞA, BEN AĞA, BU KOYUNU KİM SAĞA?

Mehmet Şenkaya 8 Ocak 2010 Cuma 02:00:00
  İkisi de akademisyen, ikisi de aldıkları görevin hakkını veren, Afyon’un gelişmesi için çaba sarf eden, sevilen kişiler. Sayın Abdülkadir Akcan. Bakanlığı döneminde, Afyon’na yaptığı hizmetten dolayı; Tunceli Milletvekili Kamer Genç tarafından “Tunceli’ye 1 m. Asfalt dökülmediği”ni savunarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı önüne siyah çelenk koyup, protesto ettiğini biliyoruz. Akcan’ın buna karşılık “Evet; yol Afyon’a yapılıyor fakat; ordan herkes geçiyor” diyerek, güzel ve manidar bir cevap verdiğini hatırlarız
İnsanların değeri yaptığı işle ölçülür. Sayın Veysel Eroğlu’nun da en az kendisi kadar hatta daha fazla Afyon için çalıştığını bili-yoruz. Sayın Akcan’ın Sayın Eroğlu’nu basit nedenlerle Yüce Divan’da yargılatmak istemesi, insanın çalışma şevkini kıran üzücü bir durum.. Bindiğimiz dalı kesmiş oluruz. Bundan zarar gören ilimiz olur.
Etkisiz bir muhalefet karşısında, Hükümetin çalışmaları devam ediyor. Hızlı Tren, Bölünmüş Yol, Barajlar, İçme suları, Sulama kanalları, Hava alanı, Hastaneler vs. Bunlar güzel şeyler.
Çevre Koruma, atıklar için, kaldırımlara koca koca kazanlar çaktı. İl Müdürlüğü halkın kaliteli kömür yakması için, denetimi sıklaştırdı. Sigara ile mücadelede Tütün Kontrol Kurulu çalışmaları devam ediyor. “Türkiye’nin havası, dumansız hava sahası” sloganı teşvik görüyor. Eksikler yok mu ? Bunları tespit, tabi ki muhalefete düşer.
Bayramda şehrimizde basın toplantısı yapan Çevre Bakanı; Türkiye ortalamalarına göre ilimizin “Hava kirliliği yönünden temiz bir şehir” olduğunu söylüyor. Kimsenin gıkı çıkmı-yor. Doğrusu “Atma Recep din kardeşiz” demek gerekir. Söylenen söz; il bazında doğru da Afyonkarahisar şehri için, yanlış olur. Ancak: Kendi kendimizi kandırmış oluruz.
İlim adamları gökte yıldız ararken yerdeki çukuru görmez içine düşermiş. Afjet, Çevre-yolu, Katı yakıt Kontrolü faktörlerinin hayata geçmesi, hava sahamızı tamamen kirden arındırmış olmuyor.
Bakın AB ülkeleri Çimento Fabrikalarını dışarı atmış, Türkiye’de ekonomiğe katkı sağladığı için, biz bağrımıza basmışız. Dahası, Şehrimizde “Kentsel Dönüşüm” adı altında Çimento Fabrikasının burnunun dibine binalar yapılıyor. Fabrikanın ifraz ettiği gürültüden, tozdan dumandan da kimsenin söz ettiği yok.
İşletme, Sessiz sedasız yerini sağlamlaştırı-yor. “Bacada filtre takılı.” Deniyor. Doğrudur. Sigaraların da filtresi var. Ama kapağında: “Sigara içmek öldürür” yazıyor. Ya ortaya dökülen malzemeler ? Onlar rüzgar olmayınca etrafa zarar vermez. Bunu sen külahıma anlat. Yahu ! Çevredeki evlerin çatısına bakın; kiremitlere kar mı yağdı ? Fabrikanın önünde “toz öldürür.” Yazısı da yok. O da laf mı canım bizim ciğerlerimiz sağlam. Acı patlıcanı kırağı çalmaz.
Şimdi, eğri oturalım, doğru konuşalım. Eğer, teneffüs ettiğimiz havanın içtiğimiz su kadar önemi varsa; Bu sorun mutlaka çözülmelidir. Ortada yapılacak bir iş var. Fakat; Belediyenin boyunu aşıyor; yaptırım gücü yok. Bu işi kim görecek?
Evet; Bu problemi çözecek merci; Çevre Bakanlığı. Ama topu, buraya atmak yetmiyor. Vekillerin hepsinin de sorumluluk duyması gerekiyor. Birlikten kuvvet doğar.
Partiler çıkarları yerine, birbirine destek olup hizmette birleşip şehre zarar veren çimento fabrikasının kalkmasını sağlasa; Hem ciğerlerimiz temiz hava solur. Hem de halkın, vekillerinden beklediği hizmet yerine gelmiş olur.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi