SECDE’NİN SIRRI – Kocatepe Gazetesi

SECDE’NİN SIRRI – Kocatepe Gazetesi

Serencam Serencam 20 Ocak 2010 Çarşamba 02:00:00
  Mısır’ın başkenti Kahire’de bulunan Ulusal Işın Teknolojisi Merkezi’nde yapılan bir bilimsel araştırma, secde etmenin insanı kanserden koruduğunu ortaya çıkardı.Asım Sancaktar´ın haberi
Araştırmayla ayrıca secdenin hamile kadınlar için de oldukça yararlı olduğunu ve ceninin şekil bozukluğuna uğramasını engellediğini, bunun yanında yine birçok bedensel ve psikolojik hastalıklara iyi geldiği tespit edildi.
Işın Teknolojisi Merkezi Bölümü Başkanı Biyoloji profesörü Muhammed Ziyaeddin Hamid, bu çağda insanların her yönden elektromanyetik dalgalara maruz kaldığını ve bu nedenle daha fazla ışın aldığını belirterek, vücutta biriken bu yükün mutlaka dışarı atılması gerektiğini bildirdi.
Araştırma sonucu vücutta biriken elektromanyetik yükün Allah’a secde ile dışarı boşaltıldığının belirlendiğini dile getiren Mısırlı bilim adamı, bilimsel araştırmaların insan boyunun küçüldükçe elektromanyetik dalgalara uğrama oranının daha da azaldığını gösterdiğini söyledi.
Yedi azanın yerle teması enerjiyi boşaltıyor
İnsanın secde halindeyken elektromanyetik dalgalara daha az maruz kaldığını ve alnın yere değmesiyle vücuttaki elektromanyetik yükün dışarıya boşaltıldığını tespit ettiğini kaydeden Profesör Ziyaeddin, secde halinde olan bir insanın yedi organının yerle temas etmesinin boşaltımı hızlandırdığını ve bunun yorgunluk ve bazı hastalıklara iyi geldiğini ifade etti.
Araştırmaların elektrik yükünün vücuttan sağlıklı bir şekilde atılması için secde anında kıbleye dönmek gerektiğini gösterdiğini bildiren Profesör Ziyaeddin, Kâbe’nin yeryüzünün merkezi olduğunu ve yeryüzünün merkezine yönelmenin vücuttaki elektrik yükünü dışarı atmak için en uygun pozisyon olduğunu söyledi.
Beş vakit farz namazın vücuttaki elektrik yükünün dışarı atılması için yeterli olduğunu belirten Mısırlı bilim adamı, uyku esnasında vücutta oluşan unsurların sabah namazıyla dışarı atıldığını ve insanın güne sağlıklı ve canlı bir şekilde başladığını kaydetti.
Öğle, ikindi ve akşam namazlarının günün yorgunluğunu ve stresini azalttığını ve insana psikolojik bir rahatlama sağladığını söyleyen Profesör Ziyaeddin, yatsı namazıyla gün boyu vücutta oluşan yükün geri kalanının dışarı atıldığını ve insanın rahat bir şekilde uykuya dalmasının sağlandığını belirtti.

İHLÂS SAHİBİ OLMAK
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“(Resûlüm!) Söyle: Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah’ın (yarattığı) yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, mükâfatları hesapsız ödenecektir.” (Zümer 10)
Rasûlullah (sav) buyuruyor:
“Ey bizim ve her şeyin Rabbi olan Allah’ım! Beni ve âilemi dünya ve âhirette devamlı olarak Sana karşı ihlâslı eyle, ey Celâl ve İkram Sâhibi Allah’ım!” (Ebû Dâvûd, Vitr, 25/1508; Ahmed, IV, 369. Tirmizi, Deavât, 30/3419)
***
Ebû Cehil’in oğlu İkrime, azılı bir İslâm düşmanı olduğu için Mekke fethedildiğinde ölüm korkusuyla bir gemiye binerek kaçmıştı. Denizde fırtınaya yakalandılar.
Gemidekiler:
“–Artık şimdi ihlâslı olup (yalnız Allah’a yönelin)! Zira burada ilâhlarınız size bir fayda veremez” dediler.
Bunun üzerine İkrime şöyle dedi:
“–Vallâhi, denizde beni ancak ihlas kurtarırsa, karada da ihlastan başkası kurtaramaz. Allah’ım, sana söz veriyorum; eğer beni içinde bulunduğum şu felâketten kurtarırsan, Muhammed (sav)’e gidip elimi eline koyacağım ve onu affedici ve kerem sahibi olarak bulacağım.”
Fırtınadan kurtulan İkrime (ra), kararını tatbik ederek hemen Peygamber Efendimiz (sav)’e geldi ve müslüman oldu. (Nesâî, Tahrîmu’d-Dem, 14/4064)

BU ÖZELLİKLER KİMDE VAR?
Şeytanın Özellikleri, Kimde Var?
1. Sinsi ve Yalancıdır.-(İbrahim Suresi, 22)
2. Azgın ve Kaypaktır.-(Hac Suresi, 3)
3. Gücü Yalnızca Çağırmaya Yeter.-(İbrahim Suresi, 22)
4. İyilikten ve Hayırdan Yana Hiçbir Yönü Yoktur.-(Nisa Suresi, 117)
5. İnsanlar Üzerindeki Etkisi Pisliktir.-(Enfal Suresi, 11)
6. İnsanların Şükretmelerini Engellemek İster.- (Araf Suresi, 17)
7. İnsanlara Korku Vermeye Çalışır.-(Al-i İmran Suresi, 175)
8. Müminlerin Arasını Bozmaya Çalışır.-(İsra Suresi, 53) (Maide Suresi, 91)
9. İnsanları, Sözde Onlara İyilik Yaptığına İkna Etmeye Çalışır.-(Araf Suresi, 20-21)
10. Allah’ın Adını Kullanarak Saptırmaya Çalışır.-(Fatır Suresi, 5-6)
11. Mü’minlerin Zamanla Yıpranmalarını İster.-(Al-i İmran Suresi ,155)
12. Yalan Vaadlerde Bulunur.-(İbrahim Suresi, 22)
13. Kuruntulara ve Kuşkulara Düşürmeye Çalışır.-(Nisa Suresi, 119-120)
14. Sapkın Amelleri Süslü ve Çekici Gösterir.-(Neml Suresi, 24)
15. Fakirlik Korkusu Vermeye Çalışır.-(Bakara Suresi, 268 )
16. Kibir Vermeye Çalışır.-(Sad Suresi, 74-75)
17. Gösteriş İçin İbadet Etmeye Teşvik Eder.-(Nisa Suresi, 38 )
18. Ayetlerden Uzaklaştırmaya Çalışır.-(Zuhruf Suresi, 36-37)
19. Unutkanlık ve Dalgınlık verir.-(Mücadele Suresi,19) (En’am Suresi, 68 ) (Kehf Suresi, 63)
20. Duygusallık Telkini Yapar.-(İsra Suresi, 64) (Mümtehine Suresi,1-3)
21. Detaylara Daldırır.-(Bakara Suresi, 67-71)
22. İsrafa Teşvik Eder.-(İsra Suresi, 26-27)
Gerçek şu, şeytan size düşmandır,öyleyse siz de onu düşman edinin.-(Fatır Suresi, 6)

SADIKLARLA OLMAK
Âlimlerle beraber olmalarını
Kur’ân-ı Kerîm’de iman edenlere “Sâdıklarla beraber olunuz” emri verilmiştir.‘Sâdıklar’ lafzıyla öncelikle elest bezminde verdiği ahd ü misaka sadakat gösterenler olduğu kaydedilir. Bir başka âyette insanlar arasında üstünlüğün ancak takvâ ile olacağı bildirilmiştir. Pekala takva bu dünyaya ait bir olgu olduğuna göre hangi yollar ve metotlarla sağlanacak, elde edilecektir. Takva bir yaşam formu olduğuna göre onu hangi göstergelerinden tanıyacağız. Kur’an’ın genel verilerinden bunun korku ve ümit duygusu etrafında şekillendiğini söyleyebiliriz. Korku ve ümidi besleyen etken bilgidir. Yani bilinen şeyden korkulur veya korkulmaz. O zaman bilgi/ilim, fiilden/amelden önce gelmektedir. “Muhakkak ki Allah’tan ancak âlim kullar hakkıyla korkar. Muhakkak ki Allah, Azîz ve Gafûrdur”
Kaynaklarımızda ilim ehli ve ilmî cemiyetlere iştirakin önemi ile ilgili çok sayıda rivayet ve tavsiye yer almaktadır. Meselâ Lokman Hekim’e atfedilen bir rivayette o şöyle demektedir:
Ey oğul! Âlimlerin meclisinde bulun. Hikmet ehlinin sohbetlerini dinle. Çünkü Allah kuru toprağı yağmurla nasıl canlandırırsa, ölmüş kalpleri de hikmetli sözlerle öyle diriltir.
Ey oğul! İnsan fakir de olsa ilim ve hikmetiyle hükümdarların meclisinde yer alır.
Aynı konuda İmam-ı A’zam Ebû Hanife:
‘Ey oğul! Allah dostlarının çömezi ol, yaygısı ol, etraflarında hizmetçi ol. Böyle olmaya devam edersen, işte o zaman hakiki efendi olursun.’ tavsiyesinde bulunur.
Benzer bir tavsiyede bulunan İmam Gazalî görüşünü hadisle destekler:
Ey oğul! Âlimlerin ve sâlih insanların sohbet ve meclisinde bulunmayı elden bırakma. Peygamber Efendimiz: “Bir kimse ulema ve sâlihlerin meclis ve sohbetine giderse, Cenab-ı Hak o kimsenin her bir adımına karşılık kabul olunmuş bir hac sevabı ihsan eder.” buyurmuştur. Hadisi şerh eden Gazalî; ‘Âlim ve sâlih zatlar Allah’ın dostlarıdır. Onları ziyaret edenin sevabı Allah’ın evini ziyaret edenin sevabı gibidir.’ der.
Ekberî geleneğin mimarı İbnü’l-Arabî ameli olmasa bile ilmi olan kimselere hürmetin elden bırakılmaması gerektiğini, çünkü ilmin Allah’ın sıfatı olduğunu belirtir.
O bu konuda şöyle der: ‘İlmiyle amel etmeyen bir âlimi görürsen, ilmine hürmeten yine ona karşı edepli davran. Çünkü ilim, Allah’ın sanatıdır. Kötü huylarından dolayı ondan tamamen ayrılma, Allah’ın sevdiği şeylerin sende bulunmasına çalış. Böyle yaparsan. Allah’ın sevgisine kavuşursun, saadete erersin.’
alıntı

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi