Rektör isterim: “Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun”

Rektör isterim: “Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun”

Murat Arısoy 16 Şubat 2011 Çarşamba 02:00:00
  Rektör adayı belirleme seçimlerinin tarihi açıklandı. 10 rektör adayı var ancak, basınla projelerini paylaşan aday sayısı 3 ya da 4. Hadi siz tanıdıksınız, fiş almasanız 5.
Şimdi hakkımda “fiş almamayı özendirmek, vergi kaçırmaya teşvik etmek” gibi suçlamalarla iddianame hazırlanır mı bilmem.
Zira son 4 yıldır bu tür iddianameler pek bir “meşhur” oldu. Herkes için kısa sürede iddianame yazılabiliyor. Hatta bana kalsa bu işi sektör haline getiririm.
Hem birkaç boyutu var bu iddianamenin… Levhalar, hatta “moda” deyimle ilan tahtaları hazırlatırım, markamı da tescilletirdim.
-İddiamatik: Her harekete göre iddianame hazırlanır…
-Hareketini söyle, sana iddianameni söyleye-yim…
-İddianamenizi mi beğenmediniz? Bize gelin, işin “öz”ünü buluverelim…
Dedim ya, iddianamenin birkaç boyutu var. İddianameyi hazırladık, bir de “okuma” yönünü ortaya çıkarmamız gerek.
Binlerce sayfalık iddianameleri okumaya üşenen fikir adamlarımız için “uzmanlarımız” iddianameleri okuyup giriş, gelişme, sonuç şeklinde özetini çıkarıp broşür halinde bastıracaklar. Böylece fikir adamlarımızın da iddianameler üzerinde söyleyebilecekleri birkaç kelam olur.
***
Neyse konumuza dönelim, zira “iddianame” mevzuu üzerine çok “görüş alışverişi”nde bulunacağız.
10 rektör adayından, ancak birkaçı basınla kendisini tanıtma yoluna gitti.
Evet, basın rektörlük seçiminde müdahil değil, bununla birlikte Afyonkarahisar kamuoyunu bilgilendirme görevi de yine basına düşüyor.
Boş vaatler sunulsun derdinde değilim. Herkes, Afyon Kocatepe Üniversitesi için ne proje ürettiyse onu açıklasın, yeter.
Hatta o da olmuyorsa, geçmişte AKÜ için yapılanlar hatırlatılsın. Biz buradan “Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır” yorumunu çıkarırız.
Takip edebildiğim kadarıyla, projelerini basınla paylaşan rektör adaylarının en büyük vaadi teknopark ya da teknokent.
Bu başarılabilirse, Afyonkarahisar’da proje üretimi ve üniversite teknoloji kullanımı artacak, böylesi bir gelişme de şehir yaşamını doğrudan etkileyecektir.
Mevcut üniversite yönetiminden 15 Şubat 2011, saat 10.06’ya kadar herhangi bir rektör adayının çıkmaması ise hayli ilginç.
Halen rektörlük görevini yürüten Prof. Dr. Ali Altuntaş’ın rektör adayı olduğu söyleniyor, ancak bu doğrultuda resmi bir açıklama hatırlamıyorum.
Ben Rektör Bey’in yerinde olsam, AKÜ Basın Birimi vasıtasıyla, yıl yıl neler yapıldı, hangi başarılar kazanıldı, hangi projeler yürütülüyor şeklinde bazı haberler servis ettirir, dolayısıyla hem öğretim üyelerimi hem de öğrencilerimi ve kamuoyunu bilgilendirirdim.
Bu süreçte konuyla ilgili sadece jeotermal enerjide AKÜ’nün rolünü anlatan bir haber servis edildi. “Beni tanıyan tanır” düşüncesi ya da mütevazilikle hareket ediliyor olabilir. Ancak dışarıdan bakılınca alçakgönüllükten ziyade iddiasızlık görünüyor.
Peki ben bir muhabir olarak nasıl bir rektör isterim? Dış kapının mandalı durumunda olsam da belki kaale alınır diye yazacağım:
-Sorunlarını ve planlarını basına anlatabilen bir rektör isterim.
-Yazılmasın, diye rica edildiği zaman, basının o ricayı kırmayacağını bilen bir rektör isterim.
-Başarılı hocaları ve öğrencileri taltif etmesini bilen, bu taltifi de basınla paylaşabilen bir rektör isterim.
-Sadece övülmeyi değil, eleştirilmeyi de kabul edebilen bir rektör isterim.
-Basında çıkan bir suçlama ya da haksız bir eleştiri varsa, kurum adına değil bireysel açıklama yapıp açıklamanın altına kendi imzasını koyan bir rektör isterim.
-Öğrenci kulüplerinin hepsine aynı mesafede bir rektör isterim.
-Üniversiteyi iş-kariyer-işçi üçgeninden çekip düzeyli siyasi tartışmaların da yapılabildiği bir eğitim alanı haline getiren bir rektör isterim.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi