RAGIP ŞEVKİ YEŞİM’İN  KIZILELMA’SI (1)

RAGIP ŞEVKİ YEŞİM’İN KIZILELMA’SI (1)

Kızılelma sembolünün edebî eserlerdeki yansımasına örnek teşkil eden bir diğer eser Ragıp Şevki Yeşim’in Kızıl Elma isimli romanıdır. Ragıp Şevki Yeşim, 1910-1971 yılları arasında yaşamış, gazetecilik yapmış, öykü ve tarihî romanlar yazmıştır. Tarihî olayları gerçek şahsiyetler aracılığıyla anlattığı romanlarında, basit bir dil kullanmış, tarih sevgisi kazandırmayı amaç edinen popüler tarihî romanlar kaleme almıştır.
Ragıp Şevki Yeşim’in Büyük Türk Romanı alt başlığı alt başlığı altında 1971 yılında yayınlanan KızılElma adlı tarihî romanı, Fatih Sultan Mehmet’in Roma’yı fethetme düşüncesi ve bu yoldaki girişimleri etrafında gelişen olayları anlatmaktadır. Fatih Sultan Mehmet, Otranto’nun fethinden sonra İtalya’nın daha iç kesimlerini ele geçirmek istemektedir. Bu amacını gerçekleştirmek için Ömer adlı İtalyanca ve Rumca bilen yiğit birini, İtalya’nın iç kesimlerinde neler olup bittiğini, oraların halkının neler yaptığını, Roma’ya giden yollar üzerinde ne tür tehlikeler bulunduğunu araştırmakla görevlendirir. Ömer, bir İtalyan kılığında Roma’ya yaşayacak ve İstanbul’a buradaki siyasî ve askerî durum hakkında bilgi yollayacaktır. İşte roman Ömer’in (İtalya’daki ismiyle Antonyo Minotto) İtalya’nın iç kesimlerinde başından geçen olayları, akıncıların Türk korkusunu İtalya’ya yaymalarını ve oradaki diğer Türk casuslarının bilgi toplama çalışmalarını ele almaktadır.
Roman bu konular etrafında gelişirken pek çok ayrıntı üzerinde durulmuştur. Bunlardan en dikkate değer olanı, Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden kalkıp padişahın emri ile İtalya’ya yerleşmiş Türk casuslarının memleket özlemleri ve oradaki bilgi toplama çalışmalarıdır. Kimisi çiftçilik kimisi ayakkabıcılık yapmakta kimisi ise meyhanede çalışmaktadır. Çok iyi organize olan ve sistemli bir şekilde çalışan bu Türklerin tek amacı bir gün Türk ordusunu oralarda görebilmek ve Kızılelma idealinin gerçekleştiğini tanık olmaktır. Burada dikkat çeken bir diğer önemli nokta da akıncıların İtalya’ya yaydığı Türk korkusudur. Türk ilerleyişi yüzünden İtalya’da matem havası hâkimdir. Türkler hakkında olumsuz düşünceler halk arasında yaygındır ve endişeli bir bekleyiş vardır. Romandaki gerilimi sağlayan unsurlardan biri de Fatih’in yavaş yavaş zehirlendiği haberini Türk casularının öğrenmelerine rağmen bu haberi İstanbul’a ulaştıramamalarıdır. Romanın sonunda Fatih’in ölümü üzerine İtalya’daki Türk ilerleyişi sona erer. (Özdemir, 2008, s.511)
Romanda Kızılelma, Roma şehri olarak gösterilmiştir ve bu yönüyle somut bir idealdir. “Büyük İdeal” başlığını taşıyan bölümde Fatih, Ömer’i Roma hakkında bilgi toplamakla görevlendirirken amacını da açıklar. Niyeti Kızılelmayı almaktır. Fatih’in Kızılelma hakkındaki sorusuna cevap veren Ömer, Kızılelma motifinin bu romanda taşıdığı anlamı da açıklar: “Kâfir diyarında Papa’nın oturduğu Roma şehrinde bir kilise varmış. Galiba Sen Piyer dirler bir kilise imiş. Bu kilise sabahları güneş doğarken, akşamları güneş batarken kubbesi ile kızarırmış ki, yuvarlaklığı ile kızılelmaya benzermiş.” (Yeşim, 1971, s. 20).Ömer, Roma’ya ulaşınca buraya neden Kızılelma denildiğini daha iyi kavrar. Yazar, Ömer’in o andaki düşüncelerini şu şekilde tasvir etmektedir. “Yeni doğan kızıl bir güneş bu şehrin üzerine yayılıyordu. Ama ilk anda levend Ömer’in gözünü alan, bu güneş ışığı ile kıpkızıl bir yuvarlak oldu. Sen Piyer kilisesinin kubbesindeki yuvarlaklık… Yıllardan beri duyageldiği, doğuda bütün savaşçıların dillerinden eksik olmayan, padişahın sık sık tekrarladığı şey, kızıl güneş ışıkları ile bir elmayı andıran kubbenin görüntüsü onu heyecanlandırdı.”(Yeşim, 1971, s. 118) Sen Piyer Kilisesi’nin Kızılelma olarak adlandırılmasının kültürel bir arka planı da vardır. Eski Türk evlerinde tavanda veya aynalar üzerinde asılı duran yıldızlı şişe veya madenden olan toplara altıntop, al alma, kırmızı alma, altın alma, kızıl alma adları verilirdi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi