PEYGAMBER’İMİZ (S.A.V)’İN AHLAKI – Kocatepe Gazetesi

PEYGAMBER’İMİZ (S.A.V)’İN AHLAKI – Kocatepe Gazetesi

H. Şaban Korkmaz 10 Nisan 2019 Çarşamba 14:46:38
 

-“Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir” derdi.
-Güleryüzlü ve tatlı sözlüydü.
-Kimseyi incitmezdi, muhtaçlara yardımı severdi.
-Ömründe bir kez olsun yalan söylememişti.
-Verdiği sözden dönmez, verdiği sözü mutlaka yerine getirirdi.
-Korku nedir bilmez, cesur bir şekilde hareket ederdi.
-Kötülüğü ve kötü adamları hiç sevmezdi.
-İyiliğe karşı bir kuzu gibi yumuşak davranırdı.
-Büyüklere saygı, küçüklere merhamet ve şefkat gösterirdi.
-Çocukları haddinden fazla severdi.
-Kimsesizlerin işini görmekten büyük bir zevk duyardı.
-Herkese elinden geldiğince yardım yaparak cömertçe davranırdı.
-Komşu hakkını gözetir, hiç birisini gücendirmemeye özen gösterirdi.
-Hizmetçileri hoş tutmaya çalışırdı, cimrilikten hoşlanmazdı.
-Çalışanın hakkını alın teri kurumadan ödemeye çalışırdı.
-Misafirlerini çok sever, güler yüzle karşılar, kendisi hizmet ederdi.
-Misafirlerini giderken kapıya kadar uğurlamayı unutmazdı.
-Hastaları ziyaret eder, onların iyi olmaları için dua ederdi.
-Haya sahibiydi, utanmanın imandan geldiğine inanırdı.
-Konuştuğu zaman tane tane söyler, manalı, kısa ve açık konuşurdu.
-Başkası konuşurken sözünü kesmez, konuşanı dikkatlice dinlerdi.
-Kimsenin evine, odasına izinsiz girmezdi.
-Görüştüğü kimselerle musafaha eder, hal ve hatırlarını sorardı.
-Dilencileri sevmez, bunun yanında fakiri korumayı severdi.
-Çok fazla çalışkandı, vaktini boşa harcamayı sevmezdi.
-Alış-verişte kıl kadar doğruluktan ayrılmazdı.
-Evine, ailesine, çoluk ve çocuğuna çok bağlıydı.
-Sade ve temiz bir şekilde giyinirdi, temizliğe fazlasıyla dikkat ederdi.
-Hiçbir yemeği seçmez, ne bulursa onu yerdi.
-Yemeklerden önce ve sonra ellerini yıkamayı ihmal etmezdi.
-Affı ve affetmeyi severdi, hoşgörü sahibiydi.
-Cenazelerde yürümeyi severdi.
-Herkese karşı merhametli davranırdı.
-Münakaşayı sevmez, lüzumundan fazla konuşmazdı.
-Kendisini ilgilendirmeyen işlere karışmazdı.
-Hiçbir kimseyi tenkit etmez, kimseye hakarette bulunmazdı.
-Başkalarının sırrını anlamaya çalışmazdı.
-Herkes güldüğü zaman o sadece tebessüm ederdi.
-Kendisine kaba söz söylendiğinde o sadece sabrederdi.
-Haşin değildi, gayet vakarlı ve mütevazı idi.
-Bütün hareketlerinde itidalden ayrılmazdı.
-Karşılaştığı kimseye ilk selamı o verirdi.
-O’nun ahlakı Kur’an’ın canlı bir tablosuydu.
-Yalan ve yalancıdan nefret ederdi. Hiç kimseye lanet okumazdı.
-”Yıkanırken edep yerlerimi mümkün olsaydı iç çamaşırımdan gizlerdim” derdi, yıkanırken örtünürdü.
-“İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olanıdır” derdi.
-Dinin nasihatten ibaret olduğunu ifade ederdi.
-Sabah uykusunun rızka mani olduğunu söylerdi.
Bir zamanlar birisi bir Allah dostunu talebeleriyle birlikte yemeğe davet eder. Ancak ortaya konan koyun çevirmesi zehirlidir. Ev sahibi bunu belli etmez, misafirler geldiklerinde buyur eder sofraya. Ancak Allah dostu makamında olan hoc a talebelerine der ki: “ Haydi gelin önce sünneti seniyyeyi yerine getirelim ondan sonra yemeğimizi yeriz. Ev sahibine der ki hoca: “Biz yemekten önce Efendimizin ellerini yıkadığı gibi bir yıkayalım ondan sonra yemeğe oturalım. Ev sabihi evde su olmadığını ve çeşmenin de biraz uzakta olduğunu ifade eder. Hoca olsun der. Sünneti seniyyeye uymak yemekten de önemlidir. Giderler çeşmede ellerini yıkadıktan sonra eve girişlerinde ne görsünler sofranın başında bir köpek o zehirli etten yemiş ve oraya yığılıp kalmış. Allah dostu hoca talebelerine seslenmiş: “Gördünüz mü bir sünneti yerine getirmenin insan hayatını nasıl kurtardığını.”
İşte bu kadar önemli sünneti seniyyeye uymak. Biz bu dünyada iken Peygamber Efendimizin sünneti seniyyesi üzerine öylesine uyarak yaşayalım ki yevmi kıyamette: “Şefaat Ya Rasülulallah” demeye yüzümüz olsun. Kaynak: Peygamberimizin Hayatı
Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki:
“İnsan vücudunda üçyüzaltmış mafsal vardır. Akıl baliğ olduktan sonra her bir kimse her gün bu mafsalların sadakasını vermekle yükümlüdür. Her bir tesbih sadakadır, her bir tehlil sadakadır, emr-i bi’l-ma‘ruf sadakadır. Nehy-i ani’l münker bir sadakadır. Peki. Her gün bu üçyüzaltmış mafsalın sadakası nasıl tamamlanır? Bütün bunlara karşılık kişinin kuşluk vakti (güneş doğup kırkbeş dakika geçtikten sonra) kılacağı iki rekât kuşluk (duha) namazı kâfi gelir.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi