PEYGAMBERİ, DİNİ VE DİN ADAMALARINI DURMADAN TENKİT EDER VE KÖTÜLERLER

PEYGAMBERİ, DİNİ VE DİN ADAMALARINI DURMADAN TENKİT EDER VE KÖTÜLERLER

Muharrem Günay 1 Şubat 2016 Pazartesi 13:52:28
 

Toplum içerisinde din adamlarını tenkit eden ve din adamlarının ufak tefek kusurlarını bütün din adamlarına mâl ederek konuşanları görürseniz biliniz ki onlarda münafıklık alâmeti vardır.
Tevbe suresi 61.ve 65. âyetlerde Münafıkların Hz. Peygamberimiz hakkında ileri geri konuştukları, alay ettikleri anlatılır:
Tevbe/61. “İkiyüzlülerin içinde “O her şeye kulak kesiliyor” diyerek peygamberi incitenler vardır. De ki: “O kulak, Allah’a ve mü’minlere inanan, sizin için hayırlı olan, içinizden inanan kimselere rahmet olan bir kulaktır. “Allah’ın peygamberlerini incitenlere can yakıcı azabı vardır.”
“Onlara soracak olursan, “Biz andolsun ki, eğlenip oynuyorduk” diyecekler; De ki: “Allah’la, âyetleriyle, peygamberiyle mi alay ediyorsunuz?” (Tevbe 9: 65.)
Bu ayetten anladığımıza göre Peygamber Efendimiz ve dini hükümler hakkında ileri geri konuşmak ve alay etmek te münafıklık alâmetlerindendir.
Allah ve Resûlünü Bırakıp İnsanları Razı ve Hoşnut etmeye Çalışırlar.
“Sizi hoşnut etmek için Allah’a yemin ederler. Eğer inanıyorlarsa Allah’ı ve peygamberini hoşnut etmeleri daha gereklidir. Allah’a ve peygamberine karşı koymağa kalkışana, ebedî kalacağı cehennem ateşi bulunduğunu bilmezler mi? Büyük rezillik budur.” (Tevbe 9: 62,63.)
Evet, o münâfıklar sizi hoşnut etmek için Allah adına yemin ederler. Biz de sizdeniz, biz de Müslümanız diye yemin üstüne yemin ederler. Hâlbuki eğer onlar iman ediyorlarsa hoşnut edilmeye Allah ve Resulü daha lâyıktı. Allah ve Resulü insanları razı etmekten daha önceliklidir. İnsanlardan önce Allah ve Resulünü razı etmeyi düşünmeleri gerekiyordu. Allah ve peygamberine düşmanlık edenler içinde ebedî kalacakları bir cehenneme hazırlanmalıdır. İşte en büyük rüsvalık budur.
Öyleyse bizler de buna çok dikkat edeceğiz. Münâfıklar gibi olmamaya çalışacağız. Tüm dünya bizden razı olmasa bile Allah ve Resulü razı olsun yeter diyeceğiz. Kendimizi insanların beğenisine değil Allah ve Resulünün beğenisine sunacağız. Hayatımızı Allah ve Resulünün beğenisine adayacağız. Yeryüzünde hiç kimse bizi beğenip sevmese ne gam? Allah ve Resulü seviyor ya diyeceğiz. Çünkü işte Rabbimiz anlatıyor Allah ve Resulünü bırakıp da insanları razı et-meye çalışanlar başka değil münâfıklardır. Allah ve Resulünün beğenisiyle değil de insanların alkışlarıyla hareket edenler münâfıklardır. Allah ve Resulünü hesaba katmayıp da insanları hesaba katarak onlar için, onların beğenisi için bir hayat yaşayanlar münâfıklardır. Allah karşısında kötü bir konuma düşmekten korkmayıp insanlar karşısında kötü bir konuma düşmekten korkanlar münâfıklardır.
Allah’ın azabından, Allah’ın sorgulamasından korkmayıp, insanların sorgulamasından korkanlar münâfıklardır. Allah’a karşı görevlerini yerine getirmeyip insanlara karşı titiz davranmaya çalışanlar münâfıklardır. Çünkü sevilmeye de, korkulmaya da, hatırı kazanılmaya da, beğenisine hayat fedâ edilmeye de en lâyık olan Allah ve Resulüdür.
Allah Teâlâ; îmâna gelip sonra dönen, sonra tekrar îmâna gelerek tekrar îmânından dönüp sapıklık üzere devam eden ve sapıklığı ölünceye kadar artan münafıkların tevbesinin kabul olmadığını, onları bağışlamayacağını, içinde bulundukları durumdan çıkıp kurtulacak bir çıkış ve hidâyet yolu bulamayacaklarını haber veriyor ve: «Allah onları bağışlamayacaktır. Onları doğru yola da eriştirmeyecektir.» buyuruyor:
“Doğrusu inanıp sonra küfredenleri, sonra inanıp tekrar küfredenleri, sonra da küfürleri artmış olanları; Allah bağışlamayacaktır. Onları doğru yola da eriştirme-yecektir.  Münafıklara; kendilerine elem verici bir azâb olduğunu müjdele. Onlar ki mü’minleri bırakıp kâfirleri dost ediniyorlar. Onların tarafında izzet mi arıyorlar? Doğrusu izzet bütünüyle Allah’ındır.  O, size kitâbda; Allah’ın âyetlerine küfredildi-ğini ve alaya alındığını işittiğimizde, onlar başka bir mevzua intikâl edinceye kadar yanlarında oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz, diye bildirdi. Doğrusu Allah; münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.” (Nisa 4: 137-138-139-140)
Allah Onlara Asala Fırsat Vermeyecektir.
Münafıklarla ilgili olarak sözlerimizi Allah (c.c.)’ ın onlar hakkında verdiği hükümle bağlayalım: “Onlar hep sizi gözetleyip dururlar. Allah’tan size bir zafer gelince: Sizinle beraber değil miydik? Derler. Kâfirlere zaferden bir pay düştüğü zaman da onlara: Size üstünlük sağlayarak mü’minlerden korumadık mı? Derler. Kıyamet günü aranızda hüküm verecek Allah’tır. Allah, mü ‘mirilerin aleyhinde kâfirlere, asla fırsat vermeyecektir.” (Nisa 4: 141)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi