PAPATYA FALI

PAPATYA FALI

Cumhurbaşkanı eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından Vahdettin Köşkü’nde düzenlenen ve Erdoğan’ın kızları Esra Albayrak ve Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın da katıldığı “Genç Müslüman Kadınlar İçin Liderlik Programı” isimli toplantı ve kahvaltı için toplam 1 milyon 163 bin TL harcandığı basına yansıdı. Gazetelerde 50 kişi için bu paranın harcandığı yazılsa da, ilgili bakanlık yaptığı yazılı açıklamayla Hasbahçe’de düzenlenen bu programa 50 değil 130 kişi katıldığını belirterek düzeltme(!) yaptı. Bu yaşananlar beni yakın geçmişimize götürdü. Aklıma ANAP’lı yıllar geldi.
***
Turgut Özal’lı ANAP, 6 Kasım 1983 yılında iktidara geldi. Bir döneme damgasını vuran ANAP, Özal’la birlikte ülkemizi tek parti ve tek adam iktidarıyla tanıştırdı. Özal, döneminde tek liderdi. Astığı astık, kestiği kestik. Devletin yapısıyla istediği gibi oynadı. Kimsenin tanımadığı birtakım insanlar bakan, milletvekili, müsteşar, genel müdür oluvermişti. “Benim memurum işini bilir” zihniyeti sonrası, iş bitiricilik, yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet giderek yaygınlaştı. Birileri hızlıca köşeleri dönmeye başladı. Hayali ihracatlar, “Civangate” skandalları vs…
***
O dönemde, Özal hanedanının diğer üyeleri de sürekli gündemdeydi. Semra, Ahmet, Zeynep ve Efe Özal. Etraflarında dolaşan yağcılar, yalakalar, el etek öpen koca koca işadamları ve papatyalar. “Hanedanı hediye yağmuruna tutan papatyalar. Hasbahçe geceleri, dış gezilerdeki rezillikler.” Semra Özal “Türk Kadınını Güçlendirme ve Tanıtma Vakfı” adıyla kendi örgütünü kurdu. Herkesin bildiği adıyla “Papatyalar”. Adeta ANAP’ın kadın kolları gibi çalışan bir vakıf. Hesapsız kitapsız harcamalar, magazin basınına konu olan olaylar. Yıldız Sarayındaki “Hasbahçe”de düzenlenen geceye katılan bütün “Papatyalar” giydiği şaşalı kıyafetler magazin basınına konu oluyordu. Özal iktidarına bu haberler sonrası “Hanedan” damgası vuruldu. Semra Özal hükümet işlerine karışmaya, yurt dışında temsil misyonu üstlenmeye de başladı. Amerika’dan dönen Ahmet Özal “Prens” olarak anılmaya başladı. Kamu bankalarının genel müdürleri Ahmet Özal’ın arkadaşlarından seçiliyordu. Hükümetle temas kurmak isteyen Amerikan şirketleri de O’nu arıyordu. Ardından Efe Özal’ın yat satın aldığı, lüks araçlara bindiği, Florida’da ev satın aldığı, bir şirkete ortak olduğu haberlerinin ardından Zeynep Beşikçioğlu ile görkemli bir düğünle evlenip, 5 bin dolara Boğaz’da bir yalı kiralaması dikkatleri EFE’nin üzerine çekti. Kızları Zeynep Özal magazin sayfalarında yer buluyordu. Yaşananlar sizler tanıdık geldi mi?
***
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “yüzük” ile başladığı siyaset hayatında en zengin liderler sıralamasına girmeyi başardı. Ailesinde de durum çok farklı değil. Cumhurbaşkanı eşi Emine Erdoğan’ın Japonya gezisi sırasında kullandığı HERMES marka çantanın 50 bin dolar olduğunu, alış veriş için Brüksel’de çok lüks bir mağazayı kapattırdığını, Erdoğan’ın çocuklarının kozmetikten hazır gıdaya, gemicilikten kuyumculuğa pek çok sektörde iş yaptığını, Burak Erdoğan’ın servetinin milyon dolarlara ulaştığını, Bilal Erdoğan’ın çocukluk ve okul arkadaşlarının devletin önemli kurumlarında önemli koltuklarında oturduğunu, Sümeyye Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı danışmanı kadrosundan maaş aldığını, birçok vakfın mütevelli heyetinde yer aldığını, damat Berat Albayrak’ın önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ardından ekonomiden sorumlu bakan olduğunu bilmeyen yok. Bu arada eş-dost, kuzen, enişte, dayılar hangi makamlara getirildi, yazmaya yer yok. Son olarak yazlık-kışlık saraylar ve bu sarayların dudak uçuklatan masrafları, uçak, gemi, araç filoları da cabası. İnsanlar “çocuğuma harçlık veremedim” diye intihar ederken 30 Ağustos resepsiyonunda verilen ejder suyu, starex meyvesi eşliğinde aloevera, zencefilli somonlu suşi menüsü, ya da Erdoğan’a Katar tarafından hediye edilen 400 milyonluk VIP uçak…
İş bitiricilik, yolsuzluk, usulsüzlük, avanta, giderek yaygınlaşan rüşvet, kamu bankalarının yandaş iş insanlarına akılalmaz (batık) krediler vermesi. Tek adam, dört eğilim, Papatyalar, Prensler gibi benzerlikler bugün de aynı değil mi? Yandaş kayırma, yandaşları vergiden muaf tutma, devletin ihalelerini alabilen bir elin parmağı kadar şirketin olması benzer değil mi? AKP‘de de bazı bakan ve milletvekili eşleri ile iş adamı eşlerinden oluşan AK sosyetenin marifetleri de sosyal medyada elden ele dolaşıyor. İktidardaki erime başlangıcı bile aynı. ‘‘Arım balım peteğim” şarkısının yerini “Beraber yürüdük biz bu yollarda‘‘ aldı. Sahi bugün ANAP’ın oy oranını ne, Genel Başkanı kim? Bilen var mı?
Son Söz; “Tarih tekerrürden ibarettir.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi