Ozanlarımız, şairlerimiz… Neredesiniz?

Ozanlarımız, şairlerimiz… Neredesiniz?

Hepimizin aşina olduğu bir türküdür…
“Ah bir ataş ver, cigaramı yakayım…”
Farklı hikayeler olsa da Dumlupınar Denizaltısı’nın geçirdiği kazadan sonra, Gelibolu açıklarında şehit olan mürettebatı anımsatır bu türkü.
Kimilerine göre mürettebat yakmıştır bu türküyü, kimilerine göre halk, dilden dile üretmiştir. Olsun…
Yıl 1953’müş ve demek ki hâlâ türkü yazma kabiliyetimiz üst düzeydeymiş.
“Çatal olur efelerin yüreği” sözleri etkiler beni en çok.
Efe gibi yaşayıp efe gibi mücadele etmek, ne güzel bir his.
Soma’daki efeler, gözümüzün önünde yitirdiler hayatlarını. Ekmek parasına, emeklerini satarak yaşadılar.
Kıracak zincirleri bile olmadan…
Soma’daki facianın ilk gününden bu yana aklımda hep aynı türkü: “Ah bir ataş ver, cigaramı yakayım…”
Denizaltısı batarken türkü söyleyen bu halk, madencisine de ağıt yakabilir.
Soma’daki madeni düşünün.
Bağrışlar, dualar, feryatlar…
Kiminin elinde davetiyesi, kiminin cüzdanında sevdiceğinin fotoğrafı…
Gazetelere yansıyor, madencilerin yazdıkları veda mektupları…
Madenin içinde çaresizce ölümü bekleyenler…
Ve aynı çaresizlikle, madenin dışında olumlu-olumsuz bir cümle bekleyenler…
“Beni değil, arkadaşımı kurtarın” diyenler…
“Çizmelerim, ambulansı kirletmesin” diyenler…
Aile reisinden gelecek ekmekleri bekleyenlerin, eve “kara haber” gelmesiyle yaşadıkları isyan ve rahmet dileği…
Bu kadar acı, ancak şiirle, şiirlerle, ağıtlarla anlatılabilir.
Yurt genelinde birkaç “Soma şiiri” haberini okuduk.
Afyonkarahisar’dan da 10 yaşındaki Yadigar Çelik, duygularını kâğıda döktü.
Şimdi diğer şairler, kendilerine “şair” ünvanını layık görenler oturup yazmalı acıyı, umudu, Soma’yı.
Yazmalı kalemler, daktilolar, klavyeler Soma’nın rengini, gönüllerin yarasını…
Yazmak, acıyı paylaşmaktır bir nevi.
Şimdi acılar paylaşılmalı ki yarın benzer acılar yaşamayalım.
Bu memleketin yetiştirdiği ozanlar, şairler…
Neredesiniz?

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi