• 0
  • 322
  • 14 Aralık 2019 Cumartesi
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

15 Aralık 1893 tarihinde Wilhelm Ludwig Thomsen, Danimarka Kraliyet İlimler Akademisinde sunduğu bildiriyle Orhun alfabesini çözdüğünü ve Orhun Kitabeleri’ni okuduğunu bilim dünyasına açıklamıştı. Yarın bu tarihi olayın yıldönümü.
Orta Moğolistan’da Koça-Çaydam gölü dolayında Orhon ırmağının eski yatağı yakınında bulunduğu için bu adla anılan yazıtlardan Kül Tigin yazıtının 732, Bilge Kağan’ın 735, Tonyukuk’un (Tunyukuk) 716-734 yılları arasında dikilmiş olduğu tahmin edilmektedir. Kül Tigin (Tégin) ve Bilge Kağan yazıtlarının arası yaklaşık 1 kilometredir. Tonyukuk yazıtı, Orhon ırmağının 360 km. doğusunda bulunmasına rağmen aynı döneme ait olması ve aynı konuları ihtiva etmesi bakımından Orhon yazıtları arasında anılmıştır. Bunların dışında üç önemli yazıttan Çoyren yazıtının 689-690, Küli Çor (İhe-Hüşötü) yazıtının 719-723, Ongi (Işbara Tarkan) yazıtının da 723-735 yılları arasında dikildiği sanılmaktadır.
Yazıtları bilim dünyasına ilk defa Das Nord und östliche Theil von Europa und Asia adlı eseriyle (Stockholm 1730) J. von Strahlenberg tanıtmıştır. Eski İskandinav harflerine olan benzerliği sebebiyle dikkati çeken yazıtlardan bazılarının yazı örneklerini, XVIII. yüzyılın sonlarında P. Simon Pallas Reise durch verschiedene Provinzen des russischen Reichs adlı seyahatnâmesinde (I-IV, Graz, ts.) vermiştir. Ardından Spassky yirmi iki yazıtın yazısını yayımlamış (Inscriptiones Sibiriacae de antuquis quibusdam sculpturis et inscriptionibus in Sibiria repertis, Petersburg 1822), 1825’te Jean Pierre Abel Rémusat bütün yazıtların Türkler’in eski topraklarında olduğunu ortaya koymuştur. Bu arada Messerschmidt iki yazıt keşfetmiştir. N. N. Yadrintsev, Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarının çıkartmalarını bilim âlemine sunmuş (Anciens caractères trouvés sur des pierres et des ornements au bord de l’Orkhon, St. Petersburg 1890), Axel Olai Heikel başkanlığındaki Fin heyeti yazıtların resimlerini ve çıkartmalarını getirterek yayımlamıştır (“Kahdeksas arkeoloogineu kongressi Moskovassa 1890”, JSFOu., X [1892], s. 130-145). Tonyukuk yazıtı da 1897’de Klementz tarafından bulunmuştur. Yazıtların taşının Bilge Kağan mezar külliyesinin 45-50 km. güneyindeki mermer ve granit yataklarından çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Tonyukuk 716, Kültigin 732, Bilge Kağan eserleri 735 yılında dikilmiştir. Kül Tigin yazıtı Bilge Kağanın ağzından yazılmıştır. Bilge Kağan’ın kardeşi olan Kül Tigin adına yazılan bu eser günümüzde hala önemini kaybetmemiştir. Tonyukuk ise; Bilge Kağan’ın veziridir.
Anıtların olduğu alanlarda yapılan çalışmalar sonucu yalnızca bu eserler değil, heykeller,taşlar,balbal,harabeler ve su kanalları da bulunmuştur. 1889 yılında Rus tarihçi Yardintsev tarafından bulunan abideler. 1893 yılında Danimarkalı bilgin Vilhelm Thomsen tarafından çözülmüş ve okunmuştur.38 harflik alfabe ile.
KÜLTİGİN ANITI
Yaklaşık 3-4 metre uzunluğunda olan bu anıt kireçtaşından yapılmıştır. Satırların uzunluğu 235 cm olarak ölçülmüştür. Bilge Kağan ağzından bir anlatım mevcuttur ve bu anıtta Göktürk tarihi, tarihe damga vurmuş olaylar ve birlik, bütünlük içeren mesajlar verilmiştir. Zamanın yıprattığı eser tam anlamıyla bütünlüğünü koruyamamıştır. Üzerinde semboller ve bazı işaretler de mevcuttur. Emziren kadın ve dağ keçisi sembolleri bunlardan bazılarıdır.
BİLGE KAĞAN ANITI
Bilge Kağan, oğlu Tenri Kağan’a yaptırmıştı bu abideyi. Bu yazıtta ise; devletin nasıl büyüdüğü ve geliştiği bunun yanı sıra kardeşi Kül Tigin’in ölümünden sonra yaşananlar kendi ağzından anlatılmıştır. Yeğeni Yuluğ Tigin’in konuşmaları da eserde yer almıştır. Yazıtta olayları nakleden ve öğüt veren asıl kişi Bilge Kağan’dır. Türkçe metinlerin yanı sıra Çince metinlere de yer verilmiştir. Anıt Kültiginde olduğu gibi 3-4 metre uzunluğunda ve 4 cepheden oluşmaktadır. Göktürk devletinin gelişimi ve yine tarihi en çok bahsi geçen konular arasındadır.
TONYUKUK ANITI
Bilge Kağan’ın buyrukçu ihtiyar veziri olarak tarihte yerini almıştır Tonyukuk. Bilge Kağan ona çok fazla değer vermekte ve onu yanından ayırmamaktadır. Tarihe geçecek bir eserde o da yerini almış ve Tonyukuk Anıtı olarak can bulmuştur. Tonyukuk Anıtı,4 cepheli ve 2 dikilitaş şeklinde oluşturulmuştur. Araştırmalarda yazıların diğer eserlere göre daha silik halde olduğu görülmüştür.Bu eser Tonyukuk’un kendisi tarafından ve kendi isteği ile yapılmıştır.Eserde savaşlardan ve Çin esaretinden nasıl kurtuldukları anlatılmıştır.
Yazıtların Harfleri, Dili ve Üslûbu. Orhon yazıtlarının harfleri Türk biliminde “esrarlı eski Türk yazısı” olarak adlandırılır. Bunun sebebi, harflerin eski İskandinav yazıtlarında kullanılmış ve “esrarlı harfler” diye adlandırılmış yazının harflerine çok benzemesidir. İki büyük Orhon yazıtında otuz sekiz harf kullanılmıştır (DİA, XI, 45). Yenisey’de bulunanlar dahil bütün yazıtlarda kullanılan işaretlerle Göktürk harflerinin sayısı elliyi bulmaktadır. Orhon yazıtları, Bilge Kağan ve Tonyukuk tarafından yazılmış II. Doğu Türk Kağanlığı’nın tarihi gibidir. Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarında dünyanın ve insanoğlunun yaratılışına bir cümleyle değinildikten ve birinci kağanlığın tarihi ana çizgileriyle özetlendikten sonra ikinci kağanlığın kuruluştan Kül Tigin’in 731’de ölümüne kadarki siyasî ve askerî tarihi anlatılır. Özellikle Bilge Kağan’ın beylerine ve halkına seslendiği bölümler son derece etkili bir anlatım gücüne sahiptir. Bu bakımdan Orhon yazıtlarının Türkçe’nin en eski ve en güzel nesir ve hitabet örnekleri olduğu söylenebilir (Tekin, Orhon Yazıtları, s. 14-22).
Yazıtların dili ve üslûbu üzerinde araştırma yapanlar metinleri tam bir görüş birliği içinde değerlendirememiştir. Yazıtların ilkel ve somut bir konuşma diline sahip olduğunu ileri sürenlere mukabil bunların eski bir geçmişe dayanan gelişmiş bir dilin ürünleri olduğu kanaatinde bulunanlar da vardır. Aynı şekilde yazıtların şiir ve nesir olabileceği konusundaki farklı görüşlere göre de üslûp değerlendirmesi değişmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM