Öğretmenler günü kutlayacak yüzümüz mü kaldı

Öğretmenler günü kutlayacak yüzümüz mü kaldı

Onur Bayram 24 Kasım 2010 Çarşamba 02:00:00
  Kaç kişi öğretmenler gününün neden ve nasıl kutlanmaya başlandığını bilir bilmiyorum. Ama 24 Kasım Öğretmenler günü; Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 1928 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce Millet Mektepleri Başöğretmenliği ünvanı verilmesinden 53 yıl sonra 1981 yılında her yıl 24 Kasım gününün öğretmenler günü olarak kutlanmasına karar verildi. Bir dönem Atatürk’ün karşısında bile hak arayan, doğru bildiğinden şaşmayan öğretmenler için verilen öğretmenler gününü bugün de kutlayacağız. Hem de öğretmen olmak için soru çalan öğretmen adaylarıyla birlikte…
24 Kasım’ın aslında pek bilinmeyen bir özelliği daha var. Atatürk’e Başöğretmenlik ünvanının verilmesinin yanı sıra 24 Kasım aynı zamanda 1934 yılında soyadı kanunun çıkmasıyla Mustafa Kemal’e TBMM tarafından Atatürk soyadının da verilmesinin yıl dönümü. İki açıdan önemli olan bu gün 1981’de aynı zamanda Atatürk’ün 100’üncü doğum yılı da olması sebebiyle ayrı bir önem kazanmasıyla öğretmenler günü olarak kutlanmaya başlanmış.
Fikir babalığını Atatürk’ün yaptığı, 2’inci Cumhurbaşkanımız İnönü’nün kurduğu Köy Enstütüleri’nde yaşanan gerçek demokrasinin yakalandığı, akılcı öğretmen yetiştirme modelinin siyasi baskılar nedeniyle yapısı değiştirildi. Ve işte o gün bu gündür ne yazık ki Türkiye’de doğru düzgün öğretmen yetiştirilmediğini savunuyorum. Her ne kadar ben de mezunlarından biri olsam da, üzülerek söylüyorum ki eğitim fakülteleri artık öğretmen yetiştirmekten çok sadece öğretmen adaylarına ders öğretir konumuna düşmüştür.
Atalarımız balık başkan kokar demiş. Eğitim sisteminde öğretmen yetiştiren kurumlar eğitim veremez olunca oradan çıkan öğretmenler de sadece ders anlatmayı bilir olmuş. Bu çark böyle her geçen gün daha da kötüye gidiyormuş. İyi de ne olur ki diyenler, işte bu sadece ders anlatan öğretmenlerin iyi eğitim veremediği öğrenciler de büyüyüp eğitim fakültesini kazanınca öğretmen olmak için soru çalıyorlar. Böyle bir nesille karşı karşıya kaldık. Şimdi bu hırsız öğretmen adaylarıyla birlikte öğretmenler gününü kutlayacağız.
Şimdi biraz yaşça büyük öğretmenlerimiz genç meslektaşlarına öğretmenliğin adını kötüledikleri için kızıyorlardır. İyi de öğretmenim bu 20-30 yaş arası kuşağı siz yetiştirdiniz. Bu hırsızlar da ne yazık ki sizin de hatanız var. Hatta bu hata genç meslektaşlarınızın artık mesleğini söyleyemez duruma gelmesine neden olmuş. Kısa bir süre önce bir kamu görevlisinin ilimizde yaşanan kız isteme olayını dinleme şansı buldum. Öğretmen olan kızla görücü usulu ile tanıştırılan genç kızın kadrolu olarak atanmasının ardından evlenebileceğini söylemiş. Kısacası öğretmenler artık dershaneli-okullu, kadrolu-sözleşmeli diye ayrılır olmuş. İşte bu yüzden artık aralarında ben ve sınıf arkadaşlarımın bulunduğu öğretmen olduğunu söylemekten çekinen insanlar topluluğuna sahibiz.
Kamu Personeli Seçme Sınavı’nda tam puan alanların çoğu yeniden yapılan sınava girmemiş. Bu sınava girmeyenler artık kopyacı sayılacakmış. Gerçi hepsi rapor alarak kendilerini garantiye almış ama sonuçta bu kez tam puan alan yok. Bu ikinci sınava girmeyip ilk sınavda kopya çektiği iddia edilen iki öğretmen (!) adayı Afyonkarahisar’ın Bolvadin İlçesi’nde yaşıyor. Bolvadin’de meslektaşlarımızın ifadelerinde ne verdiklerini bilmiyorum ama diğer kopyacılar şimdi öğretmen olamayacaklarını anlayıp, TRT gibi kurumların sınavlarına başvurmaya başlamışlar. Atanıp gelecek yıl kurumlar arası geçiş yaparlarsa, bir sürü hırsız ve kopyacı öğretmenimiz mi olacak bu durumda?
Bu arada TRT’ye başvuran tam puancı arkadaşın referansının bir bakan ve AK Parti’li milletvekilleri olduğu da açıklandı. Şimdi hakkıyla sınava giren öğretmen adayları gelecek yıl memur alımında kurumlar arası geçiş sayısının çok yüksek olacağını iddia ediyor.
Yenilenen KPSS’ye göre öğretmen atamaları 6 Aralık’ta yapılacak. Şu an öğretmenlik yapanlar ise iptal edilen KPSS’de alınan puanlara göre yapılan sıralamayla ücretli olarak görev yapanlar. Yani soru çalanlar, tam ya da tama yakın yapanlar ortada kopya kanıtı olmadığından 2,5 aydır hak etmedikleri öğretmenliği yapıyor. 2,5 aydır genç beyinlere ders anlatıyor. Ancak hak eden öğretmen adayları boş boş evde oturuyor. Bu öğretmenler gününde onlar dürüst olmanın haksızlığını yaşıyor. Bu kopya iddialarından beri iyi ki öğretmen olmak için ben de sınava girmemişim diyorum. Bu haksızlığa uğramak insanı deli eder.
Haksızlığa uğradığı için evde oturan, ücretli olup 3 kuruş para almayı gururuna yediremeyen bir sürü arkadaşım bu öğretmenler gününde öğrencileriyle olmak varken evde oturuyor. Açıklanan yeni sınavın sonuçlarına göre aralarında kesin atanacaklar var. Ama onlar bu yaşanan hırsızlık olayını da mesleğe başladıkları ilk yıl öğretmenler günü kutlayamamış olmayı da gelecekte acı bir şekilde hatırlayacak.
İşte bu yüzden diyorum ki bizde öğretmenler günü kutlayacak yüz kalmadı. Dolayısıyla bugün kutlanacak tek şey; Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal’e Türkiye Büyük Millet Meclisin’ce ‘Atatürk’ soyadı verilmesi. Atam soyadının 72’inci yıl dönümünde de seni minnetle anıyoruz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi