NE KÖY, NE KASABA: ERENLER

NE KÖY, NE KASABA: ERENLER

Murat Arısoy 30 Aralık 2017 Cumartesi 12:13:07
 

İnternet üzerinden yaptığım bir sipariş, ev adresimi yazmama rağmen kargo şirketinin nedense Erenler Şubesi’ne gönderilmiş. Kargo şirketinin Afyonkarahisar’daki ana dağıtım merkezinin de bundan haberi yokmuş. Bu konu tartışılır; fakat bu vesileyle “ruhsatsız yurtlar”, “Gezi Süreci’ndeki basın açıklamaları” ve “birkaç işletme açılışı” gibi haberler dışında ilk kez Erenler Mahallesi’ne gitmiş oldum.
Arkadaşların anlattığı kadar olmuş Erenler: Büyümüş, gelişmiş.
Ancak bu büyüme ve gelişme planlı programlı değil. Bu çok net görülüyor.
Arasam, belki çıkmaz sokak bile bulurdum.
Şehrin, şehir yöneticilerinin “imar”, “düzen”, “sistem” gibi kavramlarda rüştlerini ispat etmeleri gereken, yeni yeni filizlenen Erenler, her önüne gelenin yurt ve ev yaptırdığı, şehir merkezindeki sorunların aynılarının yaşandığı bir bölge olmaya doğru hızla ilerliyor.
2014 seçimlerinden bu yana Erenler, Afyonkarahisar Belediyesi’ne bağlı. Dolayısıyla hizmetlerin pek çoğu Afyonkarahisar Belediyesi’nden bekleniyor.
Gözlemlediğim kadarıyla Mahalle’nin ana caddeleri yıpranmalar olsa da asfaltlanmış.
Fakat bu ergen bir beldeyi andıran Mahalle’nin bir de geçmişten kalan “köy” kısmı var.
Bu kısımdaki yollar asfalt kalitesinde değil.
Tabii bu durum da karışık: Erenler’in biraz ilerisinde, Afyonkarahisarlı olan ama şehir dışında yaşayan bir işadamı tarafından yaptırılan öğrenci yurdunun önünde otomobillerin ve minibüslerin hız yapsa bozulmayacakları düzeyde asfalt var. Yurttan Mahalle’nin “köy” kısmına girişinde ise yolun durumu birden değişiyor.
Afyonkarahisar-Eskişehir Karayolu’na bakan öğrenci yurtlarının Belediye sorumluluk alanındaki bölgelerinde ise toprak ve yabani ot tepeleri mevcut.
Erenler, adeta özerkliğini ilan etmiş bir bölge. Yurt, pansiyon, öğrenci evi, kafe, lokantadan oluşan bir yerleşim yeri olmuş.
Trafik levhaları yok denecek kadar az.
Bir adet park var.
Yeşillik yok.
Öğrencinin kültürel etkinlik yapabileceği mekan ya da alan yok.
Öğrenci, ya kafede dedikodu yapacak; ya da lokantalarda yemek yiyecek.
Üçüncü bir yol gösterilmiyor ne yazık ki.
Meselâ, yaklaşık yarım saatlik zorunlu incelemem sırasında Erenler’de “kitap”, “dergi” satan yere rastlamadım.
Daha doğrusu gazete ve türevleri dışında tek gelir kaynağı kitap ve dergi olan bir işletmeye rastlamadım.
Fakat alkollü içecek satan işletmeye rastladım.
Bu durum, bana göre bir veri.
Erenler’in “köy” kısmı ise gördüğüm manzara daha tuhaf. “Öğrenci kasabası”ndaki lüks binalara, cafcaflı işletmelere karşın “köy” kısmı adeta öksüz.
Kerpiç evler, çamur, hayvansız kalan köylüler, küçük bir pazar yeri…
Tarım için sulanan sadece, evet sadece bir arazi gördüm.
O arazinin sulaması da profesyonelce hazırlanmıştı.
Bir de Erenler İlkokulu’nun bahçesini gördüm. O çocukların o çamurda mı oynadıklarını sorguladım.
Özetlemek gerekirse: Erenler, şu hâliyle ayakları ve bacakları gelişen, gövdesi ve başı küçük; tanımlanamayan bir canlı türü gibi.
Yukarıdan bakınca “Barselona modeli”, cetvel gibi çizilmiş yolların, bu yollara aynı mesafede inşa edilen yurt veya evlerin hüküm sürdüğü, trafik işaretlerinin tam olarak yerleştirildi, bol ağaçlı, bol parklı bir “yeni şehir” oluşturabilirsek Erenler’de, ne âlâ.
Yoksa, kendinizi Erenler’de yaşayan bir öğrenci yerine koyun. Afyonkarahisar’a gelen üniversite öğrencilerinin, kenti memleketlerinde nasıl anlatacaklarına siz karar verin.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi