NAZAR – Kocatepe Gazetesi

NAZAR – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt 28 Haziran 2010 Pazartesi 03:00:00
  “İnanç, göremediklerimize inanmaktır; bu inancın ödülü ise inandıklarımızı görmektir…” Megabirlik Aş.’yi kurarken bu cümle ile işe başladıklarını anlattı Hüsnü Serteser. Hem ATSO’nun, hem de Megabirlik A.Ş.’nin Başkanlığını yürüten Serteser, “Bu sözü değerli dostumuz Filiz Burhan Bayındır’dan duyduğumda çok etkilenmiştim. Çünkü Megabirlik A.Ş.’nin ortağı olan dostlarımız görmedikleri bir şeye ortak olmuşlardı. Yalnızca bize itimat ederek” dedi.
Afyonkarahisar’ın uydu aracılığıyla dünya geneline yayın yapan televizyon kanalı olan Kanal 3’ün kuruluş yıl dönünü geçtiğimiz Cuma gecesi kutlandı. Kanal 3’ün sahibi Megabirlik A.Ş. ortaklarının ev sahipliğinde gerçekleşen nezih gecede ünlü sanatçı Nükhet Duru sahne aldı. Gerçekten güzel ve nezih bir geceydi. Afyonkarahisar’ın büyük eksikliklerinden olan “Birliktelik ruhu”nu harekete geçirmek için atılan tohumların, bugün 130’a yaklaşan çalışan, trilyonları aşan yatırım ve ortaya konan Kanal 3 gibi, Gazete 3 gibi nesnelere dönüşmesi Afyonkarahisar adına mutlak kazanımlardır. Afyonkarahisar’dan sonra bölgenin sahiplenmeye başladığı Kanal 3 Kütahya’dan, Eskişehir’den, Isparta ve Uşak’tan da olumlu yankılar bulmaktadır.
Tüm bu söylediklerimize olan inancımız Cuma günkü gala gecesi ile bir kez daha perçinlenmiş oldu. Megabirlik’in “değişim” sloganını Afyonkarahisar’ın sosyal yaşamında da hayata geçirmeye çalıştığına kanaat getirdik. Birlikteliğin, emeğin, başarının bir araya geldiği yerde tek endişemiz ise “nazar” oldu.
Eğitim-Sanat
Jazz müzikle, klasik müzikle bir ilgimiz olmamasına rağmen, bu yıl 10. kez düzenlenen Afyonkarahisar Jazz Festivali ve Klasik Müzik Festivali’nin ilimiz açısından kazanç olduğunu dile getirmiştik daha önce bu satırlarda. Sonrasında Jazz Festivali tamamlandı, şimdi-lerde Klasik Müzik Festivali’nin hazırlıklarına başlandı. Jazz Festivali’nin yapıldığı günlerde yine bir çok eleştiri işittik. “Gavur icatlarının memleketimizde ne işi var”, “Bunlar karın doyurmaz, memlekete iş-aş lazım” sözleri bunlar arasında öne çıkanlardı.
“Gavur icatlarının” yerine bize has, bize ait değerlerin ayakta tutulmasını biz de en çok isteyenlerdeniz. Ancak bu iş için kendini ortaya atan olmuyorsa, bu işin sevdalıları benzer organizasyonlar yapmıyorlarsa bunun sorumlusu Jazz Festivali’ni düzenleyenler midir acaba? Öte yandan “Klasik Müziğin boş karınları doyurmadığı” inkar edilemez bir gerçektir. İyi de bu festivaller düzenlenirken, fakirin-fukaranın ekmeğinden rızkından mı pay alınmaktadır. Boş karınlarla müzik festivalinin arasındaki bağlantı nasıl bir bağlantıdır?
Festivaller kapsamında okullarda gerçekleşen eğitim çalışmaları, ünlü sanatçıların, yazarların, çizerlerin okullarda çocuklarla buluşması görmezden geliniyor sanki. Hani hep demiyor muyduk “Her şeyin başı eğitim” diye. Bu yapılanlar eğitim çalışmaları değil midir? Hani sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demekti? Peki günlerce yaygın medyada Afyonkarahisar’ın bu festivallerle gündemde kalmasına ne demeli?
Derdimiz avukatlık, savunuculuk yapmak değil. Yalnızca biraz haksızlık yapıldığına inanıyoruz o kadar…

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi