NAMAZI TERKETMENİN HÜKMÜ – Kocatepe Gazetesi

NAMAZI TERKETMENİN HÜKMÜ – Kocatepe Gazetesi

Muharrem Günay 22 Ocak 2011 Cumartesi 02:00:00
  Dinin direği olan namazı kılmamak, dini yıkmak ve Allah’a isyan etmektir. Büyük günahtır. Namaz kılmayanların cezalarını çekecekleri ile ilgili olarak Kur’an’da Meryem Suresi 59. âyette şöyle buyrulur:
“Sonra bunların ardından (peygamber ve salih kimselerden sonra) öyle bir nesil geldi ki, namazı terk ettiler, heva ve heveslerine uydular; onlar bu taşkınlıklarının karşılığını mutlaka göreceklerdir. (Cehennemdeki “Gayya” vadisini boylayacaklardır.)”Ayette geçen “gayya” sözcüğü cehennemdeki bir vadinin adıdır.
İbni Abbas bu ayetteki “namazı bıraktılar” ifadesinin namazı tamamıyla bıraktılar anlamında olmayıp belki vaktinde kılmadılar manasına da gelir demiştir.
Tabiinin büyük imamı Said bin el müseyyeb (r.a.) de”Namazı kılmadılar cümlesinin manasını: Öğleni ikindiye, ikindiyi akşama, akşamı yatsıya, yatsıyı sabaha, sabah namazını da gün doğuşundan sonraya kadar geciktirip namazları vaktinde kılmamaktır” diye tefsir etmiş ve sözlerine devamla “Herhangi bir kimse bu halinde ısrar edip tevbe etmeden ölürse, Allah Te’âla onu cehennemde yatağı çok derin (ve içinde akan maddelerin) tadı çok pis olan “Gayya” deresine atmakla cezalandırır” demiştir.
Denilmiş ki: “Veyl” cehennemde bir vadidir ki içinde, yeryüzünün bütün dağları yürütülse hararetinin yüksekliğinden eriyiverirler, işte böyle bir vadi, namaza karşı isteksiz, vaktinden sonraya bırakanlar içindir. Ama, tevbe edip dönüş yapanlar için kurtuluş vardır…
Allah Te’ala başka bir ayette ise: “Ey iman edenler, sizi ne mallarınız, ne evlatlarınız Allah’ın zikrinden (beş vakit namazdan) alıkoymasın. Kim bunu yaparsa onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir” buyurmuştur.
Peygamber Efendimiz namazı terk etmek ile ilgili olarak hadis-i şeriflerde şöyle buyurmuştur:
“Namazı kasten terk etmeyin. Kim Kasten namazı terk ederse, Allah’ın ve Resûlünün zimmetinden beri olur.”(Ahmed, VI, 421)
“Kim namazına devam ederse, bu namaz kıyamet gününde onun için (karanlığa karşı) nur, (doğruluğuna) delil ve (azaptan) kurtuluş olur. Kim namazına devam etmezse, onun nuru, delili ve kurtuluşu olmaz. O kimse kıyamet gününde Karun, Firavun, Haman ve Übey İbn Halef ile beraber olur.”(Ahmed, II,169)
Allah Dilerse Affeder..
Bu ve buna benzer hadisler görünüşte insanı küfre götürüyor, dinden çıkarıyor gibi manalar ifade etse de İslam âlimleri insanın ancak namazın farz oluşunu inkar ederek terk etmekle kafir olacağını, bu ve benzeri hadislerin müminleri namazı terk etmekten sakındırmaya yönelik olduğunu ifade etmişlerdir. Nitekim bir başka hadiste şöyle buyrulur:
“Allah beş vakit namazı (kullarına) farz kılmıştır. Kim abdesti güzelce alır, beş vakit namazı vaktinde kılar, rükûunu, secdesini ve huşûunu tam yaparsa, bu kimseye Allah’ın onu bağışlayacağı (ve cennete koyacağına) dair ahdi (sözü) vardır. Namazlarını kılmayan kimseye ise Allah’ın bir sözü yoktur. Dilerse onu bağışlar (ve cennetine koyar), dilerse ona azap eder.” (Ebû Davud, Salât, 9; I, 295–296)
Sonuç olarak şöyle diyebiliriz:
Farziyetini red ve inkâr etmedikçe namaz ve benzeri ibâ­detleri terk etmek kişiyi küfre sokmaz. Sadece büyük günâh işlemiş olur.
Sadece şehâdette bulunup Allah’ın birliğine inanan kimse, hesaba çekilip gereken azabı çektikten sonra Cennet’e girer, Cehennem’de ebedî kalmaz. Ancak şehadetten maksat, Allah’ın varlığına, Hz. Muhammed’in Peygamber olduğuna inanıp şehâdette bulun­maktır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi