NAMAZDAKİ 10 GÜZELLİK

NAMAZDAKİ 10 GÜZELLİK

Namazda gizli on güzelliği biliyor musunuz ?
İşte namazdaki on güzellik…
Ebû Hureyre (r.a)’ın bildirdiğine göre; Hz.Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
Namaz dinin direğidir. Namazda on güzellik vardır.
Bu on güzellik şunlardır:
01. Yüzü güzelleştirir.
02. Kalbi nurlandırır.
03. Bedeni dinlendirir.
04. Kabirde arkadaştır.
05. Rahmetin inmesine sebeptir.
06. Gök kapılarının anahtarıdır.
07. Ahirette günah ve sevapları ölçen terazide sevap kefesini ağırlaştırır.
08. Rabbi hoşnut ve memnun eder.
09. Cennete giriş için ödenecek ücrettir.
10. Cehennem ateşine karşı bir kalkandır.
Ebû Hüreyre radıyu anh şöyle dedi: Resûlullah sallu aleyhi ve sellem’i: “Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır. Yüzünün nûrunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın” buyururken işittim. (Buhârî, Vudû’ 3; Müslim, Tahâret 35)
Cündüb İbni Süfyân radıyu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Sabah namazını kılan kimse Allah’ın himayesindedir. Dikkat et, ey Ademoğlu! Allah, bizzat himayesinde olan bir konuda seni sorguya çekmesin.” (Müslim, Mesâcid 261-262. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 51, Fiten 6; İbni Mâce, Fiten 6)
Osman İbni Affân radıyu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim güzelce abdest alırsa, o kimsenin günahları tırnaklarının altına varıncaya kadar bütün vücudundan çıkar.” (Müslim, Tahâret 33. Ayrıca benzer rivayetler için bk. Nesâî, Tahâret 84; İbni Mâce, Tahâret 6)Ehline namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takva iledir. (Taha Suresi, 132)
Onlar, ne ticaret ne de alış-verişin kendilerini Allah’ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar. (Nur Suresi, 37)
(Resulüm!) Sana vahyedilen Kitab’ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayasız-lıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir. (Ankebut Suresi, 45) alıntı

ÜZERİMİZE SABIR YAĞDIR
Ayet-i kerimede bildirildiği üzere Hz. Musa’ya iman eden Firavun’un sihirbazları;
“…”Biz zaten Rabbimize döneceğiz”.dediler. Sen sadece Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Bize bol bol sabır ver, müslüman olarak canımızı al, dediler.” (A’râf, 125, 126)
Rasûlullah (sav) buyuruyor:
“Sabır dediğin, felâketle karşılaştığın ilk anda dayanmaktır” (Buhârî, Cenâiz 32, 43; Ahkâm 11; Müslim, Cenâiz 14-15.)
Ahmed Nûrî (k.s.), şâhid olduğu bir vak’ayı şöyle naklediyordu:
“-Yolum bir yere uğradı. Orada bir yaşlı adamı sopaya yatırmışlardı. Hayret, o kadar sopa atıyorlardı; sesini dahî çıkarmıyordu. Saydım; tam bin sopa attılar. Ne ağladı; ne inledi. Ne de âh çekti. Onun bu sabrı, beni hayrette bıraktı. Sonunda adamı hapse attılar. Sabrını merak etmiştim. Bir yolunu bulup hapishânede kendisiyle görüştüm. Sordum:”
“–Beyamca, bu yaşınıza rağmen sizdeki ne sabırdır? Bu kadar fersiz ve güçsüz biri iken, seni kırbaçlıyorlar! Bu dayağa nasıl sabredebiliyorsun?”
“–Yavrum! Belâya, bedenle değil, himmetle katlanılabilir!”
“–Peki sana göre, sabır nedir?”
“–Belâya girdiğin zaman, tıpkı belâdan çıktığın zamandaki gibi olmak!” (Attar, s: 507-508, Şaranî, c: I, s: 291-292) [Ömer Faruk Demireşik, Erkam Yay. Ahiret Azığı-2]

YAŞANASI VE YAŞATILASI GÜZEL SÜNNETLER
34. misafire elinde bulunandan ikramda bulunmak. misafir ve ziyaretçileri temiz bir kılık kıyafetle karşılamalı.
35. aksırınca sesi az yükseltip, “elhamdülillah” demek. böyle diyene de “yerhamükellah” demek. bize dediklerinde “yehdina ve yehdikümüllah” diye cevap vermek. bu üçe kadar böyle mukabele şeklinde devam edebilir. üç defadan fazla aksıran olursa, nezleden aksırmıştır ve mukabele gerekmez.
36. esnemeyi mümkün olduğu kadar gizlemek. ağzı elle kapayarak gidermeye gayret etmek. namazda iken esneme gelirse, ayakta ise sağ elin, diğer hallerde ise sol elin tersi ile ağzı kapatmak münasip olur.
37. davete icabet ve hediyeyi kabul etmek.
38. kapıyı üç defa vurmak, cevap ve-rilmezse geri dönüp gitmek. “kim o?” diye sorulduğunda, “benim.” dememek, kendimizi açık bir şekilde tanıtmak, maksadımızı belirtmek. kapının tam karşısında durup içeriyi gözleme durumunda bulunmamak. biraz kenarda durarak, ailedeki mahremiyeti görmekten içtinap etmek.
39. ayakta bevletmemek. tuvalette idrar saçıntısından, korunmak. hadiste kabir azabının çoğunun idrar saçıntısından ileri geldiği bildirilmiştir. tuvalete ihtiyaç için oturduğu vakit ön ve arkanın kıbleye karşı dönük olmaması gerekir.
40. banyo yapılan yere bevletmemek. çünkü vesvesenin çoğu bundandır.
41. insanların istifade ettiği gölgeliklere, yol ve yol kenarlarına, çeşme ve pınarlara bevletmemek, pisletmemek ve de tükürmemek. hadiste, bunu yapanların la-netlenmesinden korkulacağı bildirilmiştir.
42. kasık ve koltuk altı temizliğine titizlik göstermek. buralardan ayrılan parçalar te-mizken ayrılmasına da dikkat etmeli ve cünüp iken buraları tıraş etmemelidir. bu tür temizlik caiz olsa da sünnete uygun değildir.
43. büyük ve umumi banyolarda tesettürle yıkanmalı, peştamal kullanılmalı.
44. mümkünse her abdest alışta misvak (fırça) kullanmak.
diyanet işleri başkanlığının neşrettiği misvak hadisi tercümesinde şöyle bir hüküm mevcuttur: “misvaktan kasıt dişlerin temizlenmesi, ağız içindeki kötü kokunun giderilmesi ve mikropların yok edilmesidir. bunu temin eden erek ağacından başka fırçalar da varsa, o da misvak yerini tutar.”
45. emin ve muttaki insanlarla istişare etmek, neticedeki karara tevekkülle uymak.
46. cömertlik. “cömert allah’a yakın, cimri ise allah’a uzaktır. cömertlik kökü cennette olan bir ağacın dünyaya sarkmış dalıdır. kim o dala tutunursa o dal onu cennete çeker.”
47. çok tefekkür etmek. “tefekkür gafleti izale eder. ölümü tefekkür etmek fani lezzetleri acılaştırır. eşyanın üzerindeki fena damgasını gösterir.”
48. borçlanmalarda durumu yazıyla veya bir şahitle tevsik etmek. böyle bir tedbir asla itimatsızlık sayılmaz. anlaşmalarda değişik tevil ve tefsirlere yol açacak boşluklar bırakılmamalıdır. durumu net olarak tespit etmek lazımdır.
49. bir yakını vefat eden müslüman kardeşini teselli ederek taziyede bulunmak. “allah merhuma rahmet etsin.” şeklinde dua yapılır. taziye ziyareti vasati üç gün içinde yapılır. üç günden sonraki ziyaretlerde vefatı hatırlatıp hüznü deşmek uygun olmaz. evinden cenaze çıkan kimseler üzüntüden dolayı yemek hazırlayıp sofra kuramazlar. bunun için vefalı komşular bir müddet bu eve yemek getirirler. böylece hüzünlerine ortak olduklarını fiilen göstermiş olurlar. cenaze sahibi üç gün kendisine kolayca erişilebilecek bir ortam hazırlar ve böylece kardeşlerinin taziyede bulu-nabilmelerine imkan tanınmış olur
50. ölmüş kimseleri hayırla yad etmek.
51. mevtanın ardından yüksek sesle ve çırpınarak, saç baş yolarak ağlamamak. böyle yapmak kadere itiraz ve cenabı hakkın takdirini itham etmek olur. ayrıca bu mevtaya iyilik değil azaba vesile olur.
52. sekerat halindeki hastalara “la ilahe illallah, muhammedün rasulullah.” şeklinde telkinde bulunmak. hastanın dudaklarını temiz ve ıslak bir bezle sulandırıp kurumamasını sağlamak. ölüm vaki olup son nefes verilince, okumalar durdurulur ve cenazenin uzağında devam edilebilir. çenesinin açık kalmaması için mendil ve benzeri şeylerle başa bağlanır. gözleri açık ise kapatılır.
53. kabirleri ziyaret etmek. gafleti dağıtır ve uhrevi tefekküre vesile olur. kabristanın kapısına yaklaşınca, kabir halkına gizlice selam verilir. “ey kabir sakinleri, esselamu aleyküm. sizler bizden önce geldiniz, bizler de sizleri takip edeceğiz. size allah’tan af ve mağfiret dileriz.” şeklinde selam ifade edilebilir. sonra ziyaret edilecek merhumun ayakucu tarafından yaklaşılır. yüzüne müteveccihen veya kıbleye karşı durulur. kur’an ve dualar okunabilir. ziyaret esnasında mezarları çiğnemek mekruhtur. şayet geçip gitmek için başka müsait yol yoksa, merhuma sevap hediye edilerek, geçilebilir. mezar üzerindeki yeşillikler yolunmaz, bilakis çiçekler ekilir. kurumuş otlar ayıklanır.
54. hasta akraba, dost ve arkadaşları ziyaret etmek. onlara teselli ve ümit vermek. ziyareti uzun tutmamak. hastanın hoşa gitmeyecek hallerini başka yerde anlatmamak.
55. sıla-i rahimde bulunmak. “akrabayla alakayı kesen bir kimsenin bulunduğu meclise allah’ın rahmeti inmez.”
56. zemzem suyunu hürmeten ayakta ve kıbleye karşı dönerek içmek.
57. anne-babaya itaat etmek, onlara ihsanda bulunmak, kalplerini kırmamak ve hayır dualarını almak.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi