Naci Görür'den Yedisu Fayında Deprem Beklentisi
Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Bingöl'de katıldığı bir programda önemli açıklamalarda bulunarak, Yedisu Fayı'nın uzun süredir stres biriktirdiğini ve bu fayın kırılmasının an meselesi olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Görür, “Depremler her gün ya da her hafta olmaz, belirli periyotlarla meydana gelir. Yedisu Fayı için bu süre dolmuş durumda. Fayın kırılması an meselesi” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Görür, Bingöl'de Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İl Koordinasyon Kurulu tarafından düzenlenen “Bingöl’ün Depremselliği ve Deprem Dirençli Bingöl” başlıklı programa katıldı. Bingöl Belediyesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte konuşan Görür, depremlerin, yer kabuğundaki levhaların hareketi sonucu meydana geldiğine dikkat çekti.
LEVHA HAREKETLERİ VE STRES BİRİKİMİ
Anadolu levhası ile Avrasya levhası arasında sürekli bir hareketlilik olduğunu belirten Görür, bu hareketlerin zamanla fay hatlarında stres birikimine yol açtığını söyledi. Deprem meydana gelmeden önce, yaratabileceği etkilerin belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Görür, fay hatlarının zamanla adeta bir kumbara gibi stresle dolduğunu ifade etti.
Görür, “Faylar stresle dolar. Stres, birim alana düşen kuvvet anlamına gelir. Levhalar her yıl 1 ila 2 santimetrelik hareketler yapar. Bu hareketler, halkın fark edemeyeceği kadar yavaş olsa da fay hatlarında stres birikmesine neden olur. Özellikle fayların sürtünme yaptığı noktalarda bu stres daha fazla yoğunlaşır ve belli bir eşiği aştığında deprem meydana gelir. Kuzey Anadolu Fayı ve Doğu Anadolu Fayı da bu şekilde belli periyotlarda deprem üretir. Bu doğa olayını önlemek mümkün değildir” dedi.
YEDİSU FAYI’NIN KIRILMA ZAMANI GELDİ
Yedisu Fayı’nın yaklaşık 250 yıllık periyotlarla stres biriktirdiğini dile getiren Görür, bu sürenin dolmuş olduğunu ve fayın kırılma zamanının geldiğini belirtti. Konuşmasında, “Depremler her gün olmaz, periyodu dolunca olur. Yedisu Fayı’nın 250 senelik süresi dolmuştur. Artık bu fayın kırılmasına çok az kaldı. Bunu açıkça ve net bir şekilde söylüyorum ama kimseyi korkutmak için değil, bilimsel gerçekler ışığında bilgilendirmek için yapıyorum” diye konuştu.
1939 ERZİNCAN DEPREMİNE ATIF
Görür, 1939 yılında meydana gelen ve yaklaşık 40 bin kişinin yaşamını yitirdiği Erzincan Depremi’ne de değinerek, o dönemde dahi Yedisu Fayı’nın kırılmadığını hatırlattı. “Kuzey Anadolu Fayı’nın Erzincan ile Karlıova arasındaki en doğu ucu olan Yedisu Fayı, 1939’da bile kırılmadı. Bu fay en son 1784 yılında kırıldı. O tarihten bu yana yaklaşık 250 yıl geçti. Bu süreçte fay yeterince stres biriktirdi. Üstelik çevresindeki küçük depremler de enerjinin fay boyunca transfer olmasına neden oluyor. Yani bu fay artık her an kırılabilir” şeklinde konuştu.
“ZAMANINI KİMSE BİLEMEZ, ÖNEMLİ OLAN HAZIRLIK”
Depremin tam olarak ne zaman olacağını kimsenin bilemeyeceğini vurgulayan Görür, “Ben bu açıklamayı bir kehanet olarak yapmıyorum. Bu bilimsel verilerle ortaya konulmuş bir gerçektir. Zamanı kestirmek mümkün olmasa da asıl önemli olan, Bingöl gibi risk altındaki şehirleri depreme dayanıklı hale getirmektir” ifadelerini kullandı.
KATILIMCILARDAN YOĞUN İLGİ
Etkinlik sonunda Prof. Dr. Naci Görür, katılımcıların sorularını da yanıtladı. Programa çok sayıda mimar, mühendis ve vatandaş katılım gösterdi. Bingöl’ün depremselliği ve kenti deprem dirençli hale getirmenin yolları, toplantıda ayrıntılı olarak ele alındı.