MUTASARRIF MAHMUT MAHİR

MUTASARRIF MAHMUT MAHİR

Mütareke sonrası Afyonkarahisar’a gönderilen mutasarrıflar arasında Mahmut Mahir de vardır. Görevi süresince Milli Mücadele karşıtlığıyla ön plana çıkmıştır. En sonunda buna mani olmak için Mutasarrıf bir gün derdest edilerek Afyonkarahisar’dan gönderilir.
Mutasarrıf Mahmut Mahir 1859 senesinde Arnavutluk’ta Berat şehrinde doğmuştur. Ölüm tarihi bilinmemektedir. Halveti şeyhlerinden Beratlı Şeyh Musa Efendi’nin oğludur.1 Berat Rüştiyesi (ortaokulu) ile Mülkiye Mektebinin idadi (Lise) ve yüksek bölümleri (1888) mezunudur. Çalışma hayatına Basra’da Şatratü’l Müntefik kazasının Telli mevkiinde kazı çalışmaları yapan Fransa’nın Bağdat Konsolosu Mösyö Sazrak’ın yanında başladı.2 1889’da Manastır İdadisi Müdürlüğüne atandı.3 Kaymakamlık stajını 1890’da tamamladı.4 Aydın Vilayeti Maiyet Memuru iken, Köyceğiz (İzmir) kaymakamlığına atandı.5 1891 yılında Çal kazası kaymakamı oldu.6 Hakkında isnat edilen bazı suçlardan dolayı muhakeme edilip suçu ispatlanamadığı için 2 Haziran 1892 tarihinde görevine geri döndü.7 4 Ekim 1893 tarihinde bulunduğu Kolonya (Yanya) kaymakamlığından, Bugünkü Arnavutluk sınırları içindeki Elbasan’a bağlı olan Peklin kaymakamlığına atandı.8 13 Haziran 1895 tarihinde Peklin Kay-makamlığından İncesu(Kayseri) Kaymakamlığına9 ve 13 Aralık 1895 tarihinde ise Ankara Vilayeti dâhilindeki Develi Kazasına tayin edildi.10 19 Temmuz 1901 tarihinde Ege adalarından Kalimnos kaymakamı iken ikinci sınıf kaymakamlık intihabnamesinin (Diplomasının) birinci sınıfa tahvili uygun görüldü.11 30 Ağustos 1901 tarihinde Nevşehir kaymakamlığına tayin edildi.12 Aynaroz (Selanik) Kaymakamlığı sırasında Sırbistan Hükümetince madalya takdir edilmiş ve 8 Ağustos 1903 tarihinde kendisinin bu madalyayı almasında bir sakınca görülmemiştir.13 Mahmut Mahir bu sırada Sayda (Beyrut)kaymakamlığı görevindedir.14
Sayda kaymakamlığı sırasında azledilir. II. Meşrutiyetin ilanının (1908) ardından, 3 Eylül 1908 tarihinde Necid Mutasarrıflığına getirilir.15 Ardından 3 Şubat 1910 tarihinde Hudeyde Mutasarrıfı olur.16 Dedeağaç (Edirne) sancağı mutasarrıflığı da yapar. Draç (Arnavutluk) sancağına atandıysa da Balkan Harbi çıktığı için oraya gidemeyip İstanbul’a dönerek emekli olur.17 24 Temmuz 1913’te Arnavut isyanının tahrikçilerinden olmakla suçlanır.18 Mütarekeden sonra çıkarılan bir kanundan yararlanarak mevcut Mutasarrıfı azledilen Mersin’e yaş sınırlamasından ayrı tutularak, 14 Aralık 1918’de Mutasarrıf tayin edilir.19 Daha sonra 2 Mart 1919’da İzmit Sancağı Mutasarrıflığına getirilir.20 27 Nisan 1919’da Gelibolu Mutasarrıflığına atanır.21 Gelibolu Mutasarrıflığından 27 Mayıs 1919 tarihinde Karahisar-ı Sahip (Afyon) sancağına Mutasarrıf olarak görevlendirilir.22
Mahmut Mahir’in
Afyonkarahisar Mutasarrıflığı Dönemi
1919 senesi Mayıs ayı sonlarında Afyonkarahisar’a tayin edilerek şehre gelen Mutasarrıf Mahmut Mahir hakkındaki bazı bilgilere, eski Afyonkarahisar saylavlarından H. Çerçel ve Salih Kesri’nin 1935 senesinde Taşpınar Dergisinde kaleme aldıkları yazılarda rastlamaktayız. Taşpınar Dergisinde kaleme aldığı yazısında Çerçel, Mutasarrıf Mahmut Mahir’in Sebilürreşat gazetesinde kuvvetli dini yazılar yazan, çok iyi Fransızca bilen ve konuşan bir mutasarrıf ve aynı zamanda bir jurnalci olduğundan bahseder. Çerçel yazısının devamında:
“Bu adam, geldi hep işittik. Bağırır çağırır, bir sert onbaşı… O zaman Afyon’da böyle bir onbaşı vardı. Bir gün hükümette merdivenlerden çıkarken gözüne birisi ilişir. Hemen yerden temenna yanına koşar. Saygı ile koluna girer ve sürükleye sürükleye makamına kadar götürür. Baş-köşeye oturtur. Hoşbeşten sonra “Geçenlerde Babıâli’den gelen mahrem bir emir hakkında mütalaanızı dilemiştim. Henüz cevap verilmedi” Der. Nihayet anlaşılır ki bu zat maliye de bir kâtiptir. Mutasarrıf bunu bilmem ne oğullarından Karabet Efendi sanmıştır.
Bunun gününde İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar pek çok kuvvetler getirmişlerdi. Hele İngilizlerin Bulgar Ermenilerinden bir tercümanı bu mutasarrıfın bir amiri kesilmiş, çok edepsizleşmişti. Hükümetle çoktan ilişiğini kesen memlekete, bu iki adam zorla çatıp duruyorlardı.
Nihayet günün birinde mutasarrıf Nazilli’de Demirci Efe’nin yanına gönderildi. O zaman bütün kâğıtlarını almıştık. Aman yarabbi neler neler yazmamış…
Mesela: Biz, bir akşam İzmir İstasyonuna gitmiştik. “Tehlikeli dolaşmalar…” Bir sabah İngiliz tercümanı gelmiş: “Diplomatik bir ziyaret…”
Filan yerde iki arkadaş döğüşmüş: “Çetelerin baskını…” Daha bilmem neler”23
Mutasarrıf Mahmut Mahir hakkında yazı kaleme alarak onunla ilgili bilgiler veren bir diğer kişi de Salih Kesri’dir. Taşpınar Dergisinde yayınlanan yazısında: Mütareke sonrası Damat Ferit Hükümetince Anastas adında bir Rum’un Afyon Mutasarrıfı olarak gönderildiğini, az bir müddet sonra Anastas’ın, Mahir adında başka bir mutasarrıfla değiştirildiğini yazar. Mahmut Mahir’in her türlü milli kaynaşmaların aleyhinde olup, elinden geldiği kadar bu milli hareketlerin imha ve dağıtılmasına çalıştığını ve memleketin düştüğü acıklı durumun karşısında çalışanların en büyük düşmanıdır. Demektedir.24
Mahmut Mahir’in Mutasarrıflığı Döneminde Yaşanan Bazı Önemli Hadiseler
Mutasarrıf Mahmut Mahir’in Afyonkarahisar’a tayin edildiği 27 Mayıs 1919 tarihinden kısa bir süre önce Nisan ayında Fransızlar, 16 Mayıs tarihinde de İtalyanlar tarafından şehir işgal edilmiştir. İngilizler ise Mondros Mütarekesinden sonra 1919 senesi başlarında şehre gelerek yerleşmişlerdir. Mahmut Mahir’in Mutasarrıflığı döneminde ise, Amerikan Başkanı Wilson tarafından Anadolu’ya gönderilen General Harbord Başkanlığındaki Amerikan Askeri Heyeti 8 Eylül 1919 tarihinde Afyonkarahisar’a gelmiştir. Mutasarrıflığının son dönemlerinde 26 Eylül-4 Ekim 1919 Birinci ve 22 Ekim- 4 Kasım 1919 tarihlerinde İkinci Konya Bozkır Ayaklanmaları yaşanmıştır.
Mütarekeden sonra işgallerin başlaması üzerine, Anadolu’nun çeşitli şehirlerine İstanbul Hükümeti tarafından Nasihat Heyetleri gönderilmiştir. Bu heyetler işgallerin geçici olduğunu, halkın telaşlanmamasını ve işgallere tepki vermemeleri konularında halka nasihatlerde bulunuyorlardı.25
İstanbul Hükümeti, 27 Temmuz 1919 tarihinde aldığı karar ile üç bölgeye Tahkik Heyetleri göndermeye karar vermişti. Bu heyetlerden birisi de Konya-Afyon-Antalya vilayetlerine gönderilen Süleyman Şefik Paşa heyetiydi.
31 Temmuz günü İstanbul’dan hareket eden Süleyman Şefik Paşa başkanlığındaki Tahkik Heyeti 3 Ağustos günü Afyon’a (Karahisar-ı Sahip) ulaşmış bulunuyordu. Mütareke basınına yansıdığı şekli ile heyet üyeleri Afyon’a geldikten sonra şehrin ileri gelenleri ile iki gün boyunca karşılıklı olarak görüşmelerde bulunmuş, daha sonra ikinci günün sonunda 5 Ağustos günü Darülmuallimin salonunda topladıkları halka, Padişah’ın selamını ve arzularını iletmişti. Bu toplantıda Süleyman Şefik Paşa, Padişah’ın arzusunun “vatan menfaatlerinin her türlü fırka ihtirasat ve mübazeratının fevkinde bulundurulması ve memleketi kurtarmak için bütün ahalinin makam-ı saltanat ve hilafet etrafında toplanarak müttehiden hareket etmesinin elzem olduğunu” bildirmişti.
Afyon’da halk ile yapılan bu görüşme, Mütareke basınına yansıdığı şekli ile hükümet açısından istenilen “olumlu neticeyi” vermiştir. Şöyle ki; Afyon halkının duygularına tercüman olan mutasarrıf Mahmut Mahir Bey, “memleketin Padişahlarına ebedi ve ezeli merbutiyet (bağlılık) ve ubudiyetleri olduğunu beyan ve bu cihetle huzur-ı hümayuna kabullerinde arz-ı atabe-i Padişahî buyurulmasını” istirham etti.26 Denilmektedir. Bu şekilde Mutasarrıf Mahmut Mahir İstanbul hükümetinin gönderdiği Süleyman Şefik Paşa heyetinin ziyareti sırasında açıkça sergilediği tavır, tutum ve açıklamalarıyla İstanbul hükümetine bağlılığını ve Milli Mücadele karşısında olduğunu gösteriyordu.27
Mahmut Mahir, Reddi ilhak heyetini teşkil edenlerin milli hareketleri ve halkın istiklal uğruna her şeyi yapmak hususundaki azmini engelleyebilmek için yeterli gücü kendisinde göremediğinden, Damat Ferit Hükümetinden yeni emirler verilmesini ve yeni tedbirler alınmasını istemektedir. Bu arada, işgal kuvvetleri kumandanından, Ermeni murahhasından akıl danışmaktadır. Ancak Reddi ilhak heyeti tarafından milli hareketin başarılı olabilmesi adına esaslı tedbirler alınmıştır. Böylece, hükümetin ve işgal kumandanının bütün hareketleri, aldıkları tedbirler ve verdikleri emirlerin hükümsüz kalması sağlanmıştır.28
Damat Ferit Hükümetiyle Mutasarrıf Mahmut Mahir arasında şifreli haberleşmeler de olmaktadır. Buna göre: Damat Ferit Hükümeti milli mücadeleye mensup olanlara yönelik, mutasarrıf Mahir’e bir şifre vererek gereğinin mutasarrıf Mahir tarafından yapılmasını ister. Ancak, şifrenin eline geçmesi engellendiği için mutasarrıf bu şifreden hiç haberdar olamamıştır.29
Çünkü Mahmut Mahir, Milli Kurtuluş çalışmalarını, padişaha sadakati yönünden engellemek istemiş ve bu konuda jurnaller yazmaya başlamış ise de mektupçu (tahrirat müdürü) Alaaddin Çelebi Bey tarafından yazışmaları kontrol altına alınmıştır.30
Afyonkarahisar’daki Mutasarrıf Mahmut Mahir’e gönderilen ve kendisinin eline geçmeden, Milli Mücadelciler tarafından ele geçirilen Damat Ferit Hükümetinin şifreli yazısında şöyle demektedir:
Numara 2: B: 13 Eylül 335
Bugün diğer telgrafla tebliğ olunduğu gibi fırka kumandanı azlolunmuştur.
Yerine gelen Eskişehir’de olan zat, Ankara kumandanı tayin olunan ve elyevm Eskişehir’de bulunan Hamdi Paşa ile birlikte hareket etmiştir. Jandarma kumandanının hemen İstanbul’a hareket etmesi umum jandarma kumandanlığından istenmiştir.
Ceza reisi ile Müddei Umumi keza Adliye Nazırı beyefendiye ifade edilmiştir. Komite efradından oldukları iş’ar olunan eşhasın derdestiyle mümkün ise hemen icabının icrasıyla malumat itası vesair yapılacak iş varsa derhal iş’arı…14/9/335.Nazır Adil.31
Bu şifreli emir de göstermektedir ki, İstanbul Hükümetinin Afyon’daki milli hareketi engellemek ve yok etmek için verdiği emirlerin ve mutasarrıfında görevde kaldığı müddetçe milli mücadele aleyhine yaptığı hareketlerin, çok daha büyük olumsuzluklara sebep olacağının artık açıkça görülüp anlaşılması üzerine bu meselenin kesin olarak çözülmesi gerekliliği hâsıl olmuştur.
Bu tehlikeyi bertaraf etmek için Mutasarrıf Mahmut Mahir, Erkmen tepelerinde kurdukları çadırlarda oturan ve daha önce bir nümayiş ile işgal kuvvetlerini ve taşkınlık yapan Ermenileri sindiren milli kuvvetler tarafından derdest edilir. Evvela Erkmen tepesinde kurulmuş çadırlarda biraz dinlendirilir. En sonunda Antalya yolu ile İstanbul’a gönderilir.32
Eski Afyon saylavı (Milletvekili) Haydar Çerçel, Mutasarrıf Mahmut Mahir’in yakalanarak Nazilli’de Demirci Efenin yanına gönderildiğini yazmaktadır.33 Bazı kaynaklarda Mutasarrıfın yakalandıktan sonra Antalya’ya ve oradan da vapur ile İstanbul’a gönderildiği belirtilmektedir. Arşiv belgelerinde ise Karahisar-ı Sahib mutasarrıfı Mahmud Mahir’in, Fırka Kumandanı Kaymakam Ömer Lütfi (Argeşo) Bey tarafından tutuklanıp hapsedilmek üzere Denizli’ye gönderildiği kaydedilir.34
Her hâlükârda Mutasarrıf Mahmut Mahir’in Afyonkarahisar’dan uzaklaştırılmasıyla, yürütülmekte olan milli mücadele çalışmalarını ve faaliyetlerini engellemesinin, sekteye uğratmasının önüne geçilmiş oldu. Sonraki aylarda serbest kalan Mahmut Mahir, 5 Eylül 1920 tarihinde Kala-i Sultaniye (Çanakkale) Mutasarrıflığına tayin edilir. 35 Buradaki görevi sırasında adalardan gelen muhacirlerin iskânlarıyla ilgili olarak bulunduğu Karabiga’da 3 Ağustos 1921 tarihinde Anzavuroğlu Kadir ve çetesinin baskınına uğrar.36 Lozan anlaşmasından sonra Milli Mücadele karşıtı çalışmaları nedeniyle “yüzellilikler” listesinin 53. sırasına alınarak sürgüne gönderilir. Sürgüne gönderildiği yurtdışında ölür. Terennüm (1889) adlı bir basılı şiir kitabı vardır.37
150’likler
16 ile 22 ve 23 Nisan 1924 tarihlerinde, 150’likler konusu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gizli oturumlarında ele alınmış, 23 Nisan 1924 günü akşamı da Bakanlar kurulu, Millet Meclisindeki gizli ve açık görüşmelerin, yapılan hazırlık çalışmalarının ışığı altında 149 kişilik bir liste hazırlamıştır.
Onanmak üzere Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya sunulan bu listeye Gazi, l Haziran 1924 günü, Köylü Gazetesi sahibi Refet’i de katmış ve listeyi onamıştır. Aradan üç yıl geçtikten sonra 28 Mayıs 1927’de 150’likler, T.B.M.M.’ce kabul edilen bir başka yasayla Türk Vatandaşlığından da çıkarılmışlardır. En azı 15 yıldır yurt dışında olan ve bir kısmı da ölmüş bulunan 150’likler, Atatürk’ün hayatta olduğu son yıl, onun buyruğuyla 26 Haziran 1938’de çıkartılan 3527 sayılı yasayla bağışlanmışlar ve dileyenlerin yeniden Türk Vatandaşlığına kabulüyle yurda dönmeleri kararlaştırılmıştır. Bir bölümü yurt dışında sürgünde ölmüş olan 150’liklerin bağışlandıktan sonra büyük kısmı yurda dönmüşse de, dönmeyip gurbette kalanları da olmuştur.38

 

Dip Notlar:
1 BOA, Dönem: Osmanlı,Fon: DH.SAİDd,Kutu: 80Gömlek:361Sıra:0, Tarih: H-29-12-1275
2 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon:MF.MKT.,Kutu:104Gömlek:72Sıra:0Tarih: H-16-04-1306
3 BOA, Dönem: Osmanlı Fon: MF.MKT.Kutu:111Gömlek:86 Sıra:0 Tarih: H-29-12-1306
4 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: DH.MKT. Kutu:1659 Gömlek:65 Sıra:0 Tarih: H-25-01-1307
5 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: DH.MKT. Kutu:1789 Gömlek:38 Sıra:0 Tarih: H-23-04-1308
6 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: DH.MKT. Kutu:1801 Gömlek:131 Sıra:0 Tarih: H-11-06-1308
7 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: DH.MKT. Kutu:1956 Gömlek:51 Sıra:0 Tarih: H-06-11-1309
8 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: DH.MKT. Kutu:113 Gömlek:47 Sıra:0 Tarih: H-23-03-1311
9 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: DH.MKT. Kutu: 384 Gömlek:41 Sıra:0 Tarih: H-19-12-1312
10 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: BEO Kutu:714 Gömlek:53547 Sıra:0 Tarih: H-25-06-1313
11 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: DH.MKT. Kutu:2511 Gömlek:129 Sıra:0 Tarih: H-2 -04-1319
12 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: DH.MKT. Kutu:2527 Gömlek:54 Sıra:0 Tarih: H-15-05-1319
13 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: DH.MKT. Kutu:749 Gömlek:14 Sıra:0 Tarih: H-14-05-1321
14 BOA, Dönem: Osmanlı,Fon: DH.MKT. Kutu:700 Gömlek:23 Sıra:0 Tarih: H-2 -02-1321
15 BOA, Dönem: Osmanlı ,Fon:İ..DH.. Kutu:1469 Gömlek:36 Sıra:0 Tarih: H-06-08-1326
16 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon:İ..DH.. Kutu:1479 Gömlek:47 Sıra:0 Tarih: H-22-01-1328
17 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: ŞD. Kutu:3138 Gömlek:53 Sıra:0 Tarih: H-12-10-1335
18 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: DH.EUM.MTK. Kutu:3 Gömlek:44 Sıra:0 Tarih: H-19-08-1331
19 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: MV. Kutu:213 Gömlek:66 Sıra:0 Tarih: H-10-03-1337
20 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: BEO Kutu:4558 Gömlek:341803 Sıra:0 Tarih: H-29-05-1337
21 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: BEO Kutu:4570 Gömlek:342691 Sıra:0 Tarih:H-26-07-1337
22 BOA, Dönem: Osmanlı, Fon: DH.KMS. Kutu:53 Gömlek:2 Sıra:0 Tarih:H-26-08-1337
23 9 Mayıs Önünde, Afyon’da Müdafaa-i Hukuk Kuruluş Günlerinde Hatıralar Afyon Saylavı H.Çerçel, Taşpınar Dergisi, 9 Mayıs 1935, cilt 3, sayı:31, sayfa 115
24 Acı Günlerimizden, Salih Kesri, Taşpınar Dergisi, 9 Mayıs 1935, cilt 3, sayı:31, sayfa 124
25 Uluslararası Sempozyum: Geçmişten Günümüze Bozkır Sevgi Bayat Bozkır Ayaklanmasının Konya Milli Mücadelesine Etkisi Sayfa 454
26 Milli Mücadele’de Bozkır İsyanları, Yrd. Doç. Dr. Taha Niyazi Karaca, Erciyes Üniversitesi Yozgat Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı: 16, Yıl: 2004/1 Sayfa 173
27 a.g.e, Salih Kesri, sayfa 122
28 a.g.e, Salih Kesri, sayfa 125
29 a.g.e, Salih Kesri, sayfa 125
30 Süleyman Gönçer, Afyon İli Tarihi, Cilt:II, Yıl:1991, Sayfa:31
31 a.g.e., Salih Kesri, sayfa 126
32 a.g.e.,Salih Kesri, sayfa 126 ve; a.g.e Süleyman Gönçer, Sayfa:31
33 a.g.e, H.Çerçel, sayfa 115
34 BOA, Dönem: Osmanlı Fon:DH.KMS. Kutu:53 Gömlek:14 Sıra:0 Tarih: H-20-03-1338
35 BOA, Dönem: Osmanlı Fon:İ..DUİT Kutu:43 Gömlek:61 Sıra:0 Tarih: H-21-12-1338
36 BOA, Dönem: Osmanlı Fon:DH.EUM.AYŞ. Kutu:55 Gömlek:46 Sıra: 0 Tarih: H-28-11-1339
37 Mücellidoğlu Ali Çankaya / Yeni Mülkiye Tarihi ve Mülkiyeliler (Cilt: III,1968),İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2.bas. 2009) 39 http://www.biyografya.com/biyografi/6432 erişim: 16/12/2018
38 150’likler, İlhami Soysal, Gür Yayınları, 2. baskı, 1985, önsöz
39 Takvim çevirilerinde Türk Tarih Kurumu, Tarih Çevirme Klavuzundan faydalanılmıştır.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Sonraki Yazı

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi