MÜSLÜMANIN, DİĞER MÜSLÜMANLARLA BARIŞ VE GÜVEN İÇERİSİNDE OLMASI (II)

MÜSLÜMANIN, DİĞER MÜSLÜMANLARLA BARIŞ VE GÜVEN İÇERİSİNDE OLMASI (II)

Muharrem Günay 5 Temmuz 2010 Pazartesi 03:00:00
  Soruldu:
-Ey Allah’ın Resulu Şu öldüreni anladık. Fakat öldürülenin suçu ne?
Cevap olarak buyurdu:
“Çünkü öldürülen de arkadaşını öldürmeye niyet etmişti.” ( Müslim, Buhari, Ebu Davud ve Nesai )
3. Bütün insanlarla barış içerisinde olmak..
Yüce dinimizin adı olan İslâm barışa girmek demektir. Kur’an’a göre “Sulh hayırdır.” (Nisa 128. ayet) İslâm’a göre savaş zorunluluksa yapılır. Yüce Allah, Kur’an’da :
“Üzine lillezîne yügâtelûne biennehüm zulimû. Ve innellâhe alâ nasrihim legadîr(un) (Hac/39)
“Kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla, onlara karşı savaş açılana (mü’minlere, savaşma) izni verildi. Şüphesiz Allah, onlara yardım etmeye güç yetirendir. Onlar, yalnızca; “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı, haksız yere yurtlarından sürgün edilip çıkarıldılar…” (Hac Suresi, 39-40), “Sulh hayırdır.” (Nisa Sûresi, 128) buyuruyor.
Bir başka ayette ise şöyle buyrulur: “… Onlar ne zaman savaş amacıyla bir ateş alevlendirdi-lerse Allah onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuğa çalışırlar. Allah ise bozguncuları sevmez.” (Maide Suresi, 64)
Kısacası, Allah Müslümanlara savaş iznini, baskı ve zulüm gördükleri için vermiştir. Bir başka deyişle, izin verilen savaş, sadece savunma amaçlı bir savaştır. Başka ayetlerde ise Müslümanlar gereksiz bir kışkırtmadan veya gereksiz şiddet kullanımından kaçınmaları için uyarılmışlardır. (SON)
DEVLET MALINI AŞIRANLARIN CENAZE NAMAZI KILINIR MI?
Gerek Müslümanlar arasında gerekse Hıristiyanlar ve Yahudiler arasında dinin ve dince kutsal sayılan değerlerin dünyevi çıkarlar uğruna alet ve istismar edildiği çok görülmüştür.
Dinden maddi çıkar sağlamakta dini istismarında önemli bir yer tutmaktadır. Halbuki İslam’da asıl olan gösterişten, riyadan, şirkten uzak bir şekilde “İHLAS” ile, dini yaşamak ve yapılan her iş ve ibadette Allah’ın rızasını gözetmektir.
Başkaları görüp beğensin, beni takdir etsin diye yapılan ibadet, münafıklığın ilk belirtisidir. Aynı zamanda İslam’ı içinden yıkmaya yönelik düşünce ve niyetin; Müslümanları aldatmanın alameti sayılır. Bunun için İslam Fakihleri ve Ahlakçıları ticaretle uğraşan Müslümanların kendi dükkânlarında, iş yerlerinde tesbih çekmesini, nafile namaz kılmasını dahi uygun görmemişlerdir. Zira bu gibi davranışlar müşteri çekmeye, onu aldatmaya yöneliktir.
Ebu Hureyre Sevgili Peygamberimizden şu hadisi naklediyor: “Kıyamete yakın bir takım topluluklar türeyecek, bunlar dini vasıta kılarak dünyayı yiyecek, dini midesine alet edecek. Sözleri şekerden tatlıdır. Fakat kalplerinde birer canavar gizlenmiştir. Adalet-i ilahiyenin tecelli edeceği gün Allah(cc) onlara şöyle hitap edec ektir: “ Siz benimle mi gurura kapıldınız, yoksa bana karşı mı cüretkar davrandınız.” (Tirmizi)
Kişinin görünüşüne, şekline, şemalına bakıp ta aldanmamak gerekir, hatta kişinin namazı ve abdesti de bizi aldatmamalıdır. Önemli olan insanın davranışları ve ihlasıdır. Nitekim bu konuda da Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuru-yor:
“Allah sizin suvarlarınıza yani şekillerinize-görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz, fakat kalplerinize ve amellerinize bakar..”( Ahmet, Müslim ve İbni Mace, İhyâu ‘ Ulum’d- Din cilt 4/sayfa:625)
Devlet Malı Yiyenlerin Cenaze Namazı Kılınır mı?
Hz. Peygamberimizin ‘Beytül Mal’dan yani devlet malından yiyenlerin, aşıranların cenaze namazını kılmadığı bilinmektedir. Dinimizde bu suça “GULUL SUÇU“ denmektedir.
Gulul (kamu malı talanı) suçunun cehenneme götüreceğini gösteren Kur’an ve sünnet dayanaklı bilgiler, Buhari başta olmak üzere ( bk Buhari, meğazi, Hayber bahsi ) Hemen tüm hadis ve siyer ( Peygamberimizin hayatını anlatan eser türü ) kaynaklarda yer alır. Fıkıh kaynaklarının çoğunda da bu bilgiler vardır. Bu bilgiler, BÜYÜK GÜNAHLAR ( el- Kebâir ) konusunu işleyen eserlerde de yer almaktadır. (örneğin, İbn Hacer el- Heytemi’nin ‘ez Zevacir’inde ). Ünlü Muhaddis-Fakih İbn Hemmam (ölm. 211/ 826 ) o dev eseri el-Musannef’te bize bildiriyor ki, Hz. Peygamber, kamu malından iki dirhemlik bir miktarı çalan Eşça’lı sahabesinin cenaze namazını kılmamıştır. ( Ebû Dâvûd, Cihâd 133; îbn Mâce, Cîhad 34; Muvatta, Cihad 25: Müs-ned, IV, 114, V, 192.) (El-Camiu li Ahkâmi’l-Kur’an/İmam Kurtibi, Ali İmran suresi 161 ayetin tefsiri) (Devamı yarın)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi