MÜ’MİNUN SURESİNDEKİ AYETLERDEN ÇIKAN HÜKÜM VE HİKMETLER

MÜ’MİNUN SURESİNDEKİ AYETLERDEN ÇIKAN HÜKÜM VE HİKMETLER

Muharrem Günay 2 Aralık 2016 Cuma 14:39:53
 

Bu ayetler, cennetlerdeki yüksek Firdevs makamında ebedî kalmaya vesile olan bu amelleri yerine getirmenin ve şu yedi sıfatı taşımanın vacip olduğuna işaret etmektedir:
1- İman: Allah’ı, peygamberlerini ve âhiret gününü tasdik etmek.
2- Namazda huşu sahibi olmak: Huşu, Allah için boyun eğip teslim olmak ve Allah’tan korkmaktır. Bunun yeri kalptir. Kalp huşu sahibi olur ürperirse azaların tamamı da ona uyarak huşu içinde olur. Zira kalp bütün azaların melikidir.
Tirmizî’nin Ebu Zer’den (r.a.) rivayet ettiğine göre Peygamberimiz (s.a.) şöyle buyurmuştur: “Sizden biriniz namaza kalktığı zaman rahmet ona yönelir. (Namazda iken) Sakın yerdeki çakıl taşlarını hareket ettirmesin.” Sükûnet huzurun delili, zihnin uyanıklığa ve Allah Tealâ’ya doğru yönelmektir. Namazın özü budur ve namazdan beklenen asıl gaye de bununla gerçekleşir.
Doğru olan bir görüşe göre bu, namazın farzlarındandır. Namazın kabulünün ve Allah Tealâ’nın sevabını elde etmenin temel esasıdır.
3- Lüzumsuzluklardan yani batıldan yüz çevirmek: Batıl Allah’a şirk koşmak, isyan etmek ve mubah olsa da insanın ihtiyacı olmayan ve insanı ilgilendirmeyen her şeydir.
4- Mali ibadetlerden farz olan zekâtı vermek, gönlü kirlilik ve mâsiyetten, kin, kıskançlık, nefret ve buğuz beslemek gibi kalp hastalıklarından temizlemek.
5- Namusu korumak, zina ve livata (homoseksüellik) gibi haramlardan uzak kalmak, haram olan şehevî arzulardan yüz çevirmek. Bu da mut’a nikâhının (kısa veya uzun belirli bir zaman süreyle yapılan geçici evliliğin) haram olduğuna delâlet etmektedir. Zira bu şekilde geçici nikâhla evlenilen kadın gerçek bir eş değildir. Her iki eşin birbirlerine ittifakla- mirasçı olmamaları buna delildir. Bu kadın erkeğe helâl olamaz, ancak nikâh şüphesi sebebiyle had cezası düşer.
Bu aynı zamanda istimnanın (mastürbasyonun) haram olduğuna delildir. İmam Hasen b. Arafe’nin meşhur Cüzünde bu konuya temas etmektedir:
“Yedi gurup insan vardır ki kıyamet gününde Allah onlara nazar etmez. Onları günahlardan arındırmaz. Onları güzel amel işleyenlerle bir arada tutmaz. Onları cehenneme ilk girecek olanlarla birlikte sokar. Ancak bu kimseler tevbe ederlerse müstesna. Kim tevbe ederse Allah onun tövbesini kabul eder:
– Kendi eliyle meni getiren (mastürbasyon yapan).
– Erkekle münasebette bulunan erkek (fail).
– Kendisini başka erkeğe teslim eden erkek (meful).
– Ayyaş (içkiye mübtelâ olan).
– Anne-babası başkalarından imdat isteyecek kadar onları döven.
– Komşularına eziyet edip onların lanetine uğrayan.
– Komşusunun hanımıyla zina eden.  (Hadis “garib”dir. İsnadında durumu “meçhul” ravi bulunmaktadır.)
İslâm alimlerinin cumhurunun görüşü istimna(masturbasyon)nın haram olduğu şeklindedir.
İmam Ahmed’den çok çok zaruri hallerde ve şiddetli ihtiyaç sebebiyle  yani bir defaya mahsus olmak ve tekrar etmemek şartıyla, şehvet iyice hâkim olunamadığı ve insanı tamamen azgınlaştırdığı zaman şu üç şartla caiz olduğu nakletmiştir:
– Zinadan korkulması.
– Hür bir kadının mihrine sahip olamaması.
– Yabancı bir kadının eliyle, yahut başka bir erkeğin eliyle değil de, kendi eliyle yapması.
(Ancak daha önce de işaret edildiği gibi mezhep imamlarının ve âlimlerinin büyük çoğunluğu bunun haram olduğunu ifade etmişlerdir.)
Kim helâli aşar ve zina, livata gibi haramlara düşerse o kimse aşırı giden to Allah’ın sınırlarını aşan kimsedir, bu haddi aşması sebebiyle ona had cezası icap eder. Ancak Kurtubî’nin dediği gibi yeni İslâm’ı kabul eden kimse gibi bunun haram olduğunu bilmezse yahut bu haramı te’vil ederse müstesnadır.
6- Emaneti yerine vermek, ahde ve sözleşmeye riayet etmek: Emanet ve ihdin manası din ve dünya ile ilgili söz ve davranışlardan insana yüklenen her şeyi içinde toplar. Bu ifade insanların münasebetlerini, vaadleri ve benzeri hususları içine alır. Emanet ahd kelimesinden daha genel anlamdadır. Her ahit =öz, davranış ve inanç hususundaki bir emanettir.
7- Namaza devam etmek: Namazı dosdoğru kılmak ve dosdoğru olmak; Namazı muhafaza etmek, hayatımıza hâkim kılmak, namazın ilk vaktinde namaza koşmak, rükû ve secdeleri tam anlamıyla yapmak.
Kim bu ayetlerde zikredilenleri yerine getirirse işte bu kimseler Firdevs cennetlerine varis olan kimselerdir. Onlar bu cennetlerde çok değerli makamlara yerleşirler, orada sürekli olarak ebedî kalırlar. Emanetler içerisine yapılması ve terk edilmesi gerekli her şey girmektedir. Dolayısıyla bu ayetler oruç, hac ve taharet gibi farz olan ibadetleri de ihtiva etmektedir. (Vehbe Zuhayli, et-Tefsirü’l-Münir, Risale Yayınları: 9/274-275.)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi