'Muhsin Başkan, Cuntacılara Geçit Vermedi'
Büyük Birlik Partisi Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkanı Yılmaz Adsız, Büyük Birlik Partisi'nin Merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun şehit olmasının 16'ncı yıldönümü dolayısıyla yazılı basın açıklaması yaptı.
Büyük Birlik Partisi Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkanı Yılmaz Adsız, 16 yıl önce helikopter kazasında şehit olan BBP Kurucu Lideri Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun önemli siyaset ve devlet adamları arasında olduğunu belirtti. Adsız, “Seçimlerde aldığı oy itibariyle iktidar olamadı, Meclis’te grup kuramadı belki; ama özgül ağırlığı ve ülkenin karabasan yaşadığı günlerde cuntacılara, darbecilere ve ülkeyi bölmek isteyen iç-dış güçlere karşı dik duruşuyla gerçek bir Anadolu yiğidi olduğunu defalarca ispat etmiş bir insandı” dedi.
“TÜRKİYE’NİN SURİYE OLMASINA MÜSAADE ETMEYİZ”
Büyük Birlik Partisi Afyonkarahisar Merkez İlçe Başkanı Yılmaz Adsız, açıklamasına şöyle devam etti:
“Muhsin Başkan 80 darbesi öncesi kardeş kanının akmaması için çok mücadele etmiştir. ‘Eller silah değil kalem tutmalı’ demiştir. Özellikle 28 Şubat döneminde herkesin adeta kabuklarına büründükleri bir dönemde, Muhsin Başkan ‘namlusunu milletine çevirmiş tanka selam durmayız’ sözüyle darbeci cuntanın tüm planlarını alt-üst etmiştir. 28 Şubat darbecileri, Türkiye’de Suriye benzeri bir yönetim arzu etmekteydi. Muhsin Başkan darbecilerin yüzüne ‘Türkiye İran olmaz, Cezayir olmaz, Ama Türkiye’nin Suriye yapılmasına da biz müsaade etmeyiz’ diye haykıran tek siyasetçi olmuştur.”
“CİNAYETİN AYDINLATILMASI ELZEMDİR”
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun Türkiye’nin kalkınması için bedeller ödeyen bir siyasetçi olduğunu hatırlatan Adsız, “Bir dava adamı; 25 Mart 2009 tarihinde seçim çalışmaları için helikopterle Maraş’tan Yozgat’a gitmek isterken Helikopterin düşürülmesi nedeniyle Sonsuzluğun Sahibine ulaştı. Bu elim olayın üzerinden koskoca 16 yıl geçmesine rağmen, Türk halkının zihninde ‘Muhsin Yazıcıoğlu öldürüldü algısı hala taze bir şekilde yer bulmaktadır. Son günlerde Muhsin Başkan’ın dosyası kapatıldı denilerek oluşturulmaya çalışılan algı doğru değildir. Beş farklı başlık altında dava Maraş Adliyesinde devam etmektedir. Yakında direk cinayet suçlamasıyla ana dava da açılacaktır. Bu vesile: Türk yargısına olan güvenin halk nezdinde bitmemesi için bu cinayetin aydınlatılması ve suçluların cezalandırılması elzemdir” dedi.