Mitinglere +18 şartı gelmeli – Kocatepe Gazetesi

Mitinglere +18 şartı gelmeli – Kocatepe Gazetesi

Murat Arısoy 27 Nisan 2011 Çarşamba 03:00:00
  -Biz de mi 5-10 bin genci yığalım?
-Sen çakallarla yürüyorsun!
-Senin emir aldıkların sefilin de sefilidir!
-İspatlayamazsan…
-Sen hayvanlarla yürüyorsun…
-Kanıtlayamazsan namertsin…
Bu ve benzeri sözleri duyar olduk.
Popüler bir bayağı dizi izler gibi izleyemeye başladık parti liderlerinin birbirilerine ettikleri hakaretleri, küfürleri.
Seçim vaatleri ne olacak, nasıl sözler vereceklerden ziyade, biri diğerine ne diyecek, hangi bel altı fıkrayı anlatacak, ne diyecek de aşağılayacak gibi sorular soruyoruz kendimize.
Sonra da sevdiğimiz filmi anlatır gibi anlatıveriyoruz sağda-solda.
Meclis’e gireceği tahmin edilen 3 liderin son zamanlarındaki mitinglerine bir bakın lütfen. Herhangi bir gazetenin bütün sayfaları için malzeme mevcut.
Gidilen şehrin futbol takımının atkısının takılması işe başlanıyor ki bu tam bir spor sayfası pozu.
Siyasi hırgür, zaten konuşmaların genel çerçevesi. Burası da siyasi ve güncel sayfaları doldurur.
Eh, mutlaka ekonomi ile ilgili de birkaç kelam ediliyor, ekonomi sayfalarını da doldurduk.
Lakin gazetenin magazin sayfası boş kalıyordu ki imdadımıza 2011 Genel Seçimleri yetişti. Ben küfür ve argo lügatimi genişletmek için siyasi partilerin mitinglerini izlemeye karar verdim.
Meclis Tv’yi de severek izlerim ama işte devlet kanalı, genel ahlak kurallarına uyulduğu için en fazla “Siz yolsuzluk yaptınız efendim”, “Yok siz nasıl muhalefetsiniz” gibi sade cümleler kurulu-yordu.
Miting meydanlarının RTÜK’ü yok, ağızlar da torba değil… Konuş babam konuş. At, tut, hakaret et… Her şey serbest…
Bu magazin sayfasının bir sonraki aşaması asayiş sayfalarının dolmasıdır, benden uyarması.
Benim hatırımda kalan, rahmetli Necmettin Erbakan’ın “Bunlar glu glu dansı yapıyor”, “Rektörlerin sırtını sıvazlayacağız” , “Rantiyeci bunlar” gibi çıkışları vardı.
Tabii rahmetli Turgut Özal’ın rahmetli Erdal İnönü’ye söyledikleri sözleri de şimdi şimdi öğreniyorum.
Bununla birlikte daha önceki siyasetçiler, gerektiğinde özür dileyebiliyorlarmış… Şimdi özür mefhumunun kayıplara karıştığını söylemek güç değil.
Bu seçimlerde gerginlik erken başladı.
Pek hayra alamet değil.
Bana kalırsa, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, acilen toplanmalı ve Meclis’e girmesi muhtemel 3 siyasi partinin mitinglerinin televizyonlarda yayınlanırken “+18” ibaresinin konulmasını şart koşmalı. En azından “aile” ibaresiyle görüp küfür işitmektense “+18” ibaresiyle seyrederiz de ani küfürlere ve hakaretlere hazır oluruz….
Seçim şarkılarındaki mesajlar karışık
Seçimle ilgili bir diğer dikkatimi çeken mevzu ise seçim şarkıları. “Şimdi tam vakti” diyen bir iktidar partisinin, seçim şarkısındaki propagandasının yanlış olduğunu düşünüyorum. Yani zaten 2002’den bu yana iktidarda olan bir partinin “Şimdi tam vakti” demesi, muhalefet propagandası gibi olmuş. Şarkı, aynı zamanda Athena grubunun albüm boş kalmasın diye hazırladığı bazı şarkılara benzemiş.
Rusya ve Küba esintileri olan “Bir ıslık da sen çal” şarkısının melodisi ise anamuhalefet partisinin mitingilerinde coşku sağlayabilir. Ancak o şarkıda da nakarata kadar siyasi sayılabilecek sözler varken, şarkının en can alıcı kısmı olan nakaratta “Bir ıslık da sen çal” deniveriyor. Islık çalarak iktidar olan bir siyasi akım görmedim, bundan sonra da göreceğimi sanmıyorum.
“Ses ver Türkiye” sloganı ile yola çıkan muhalefet partisinin şarkısı ise daha çok gençlerin sevdiği rap (rep) tarzında. Partinin kitlesine yönelik mi, bu konuda kuşkum var. Zira Ahmet Şafak veya Mustafa Yıldızdoğan’ın marş-türkülerine alışmıştı kitle. Ayrıca şarkının genel nakaratı olan “Dur de”, daha önce neoliberal sol bir grup tarafından kullanılıyordu. Bunu da hatırlatmak istedim.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi