Agah Bıyıkoğlu
Agah  Bıyıkoğlu
MİLLİ TAKIM TEKNİK DİREKTÖRÜ ŞENOL GÜNEŞ. “ KULÜPLER BATIK DURUMDA “ DEDİ
  • 0
  • 220
  • 27 Kasım 2019 Çarşamba
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Mili takımımızın başarılı teknik direktörü Şenol Güneş’in adının geçtiği dördüncü yazım bu köşede; çünkü olumlu izlenimler bırakmıştı benim üzerimde… Katıldığım çeşitli kurs ve seminerlerde dinleme fırsatı bulmuştum Güneş’i… Bunlardan birincisi 6-7 Ocak 2003 tarihleri arsında Antalya-Belek’te düzenlenen “ULUSLARARASI HALUK ULUSOY TEKNİK DİREKTÖR SEMİNERİ”ydi …
“Seminerde dönemin milli takım tek. direktörü Şenol Güneş ilgi odağı idi. Milli takımımız dünya kupasında 3. olmuştu. Şenol Hoca ise alçak gönüllü tavır ve konuşmalarıyla olumlu etkiler bırakmıştı bende. Konuşmasını dinlerken genel kültürünün ortalama bir vatandaştan daha iyi olduğunu, güven veren ve içten bir uslüpla hitap ettiği izlenimi edindim… Futbol kültürü yönünden de yabancı hocalardan hiç de geri olmadığı açıktı. Beni memnun etti Şenol Hoca’nın bu yönü… İlk kurulan mor beyazlı Afyonspor 2. Ligde oynarken Şenol Güneş de Trabzonspor’un kalecisi olarak gelmişti Afyon’a. Ben de çok genç yaşımda Afyonspor’un genç takım hocasıydım… O günler birkaç dakikada geçti gözlerimin önünden… “
Gelişmeler yanıltmadı beni ve Şenol Hoca’nın şu anki konumu her futbolseverin malumu..
Uluslararası Futbol Ekonomi Forumuna katılan Şenol Hoca , yazımın başlığı olan “Kulüpler batık durumda” sözünü bu forumda söyledi ve futbol- ekonomi ilişkisine dikkat çekti.
Futbol-ekonomi ilişkisinin önemi bir kulübün (amatör veya profesyonel) başarısında yaşamını sürdürmesinde “olmazsa olmaz”dır.. Yönetim, tesis, teknik kadro ve futbolcular bu ilişkinin ayrılmaz bileşenleridir..
Osmanlı İmparatorluğu’nun “yükselme devri”; Kanuni Sultan Süleyman’ın pâdişahlığında, hazinesinin altınla dolu olduğu, Piri Mehmet Paşa, Pargalı İbrahim Paşa gibi deneyimli sadrazam ve vezirlerin görev aldığı, Mimar Sinan gibi efsane bir sanatkarın ülkenin dört köşesinde camiler, çeşmeler, köprüler, hanlar hamamlar yaptığı, Fuzuli, Bâki gibi ulu şâirlerin şiirler yazdığı, Zenbilli Ali Efendi, İbn-Kemal, Ebussuud Efendi gibi Şeyhülislamların fetvâ verdiği, Barbaros Hayrettin Paşa ve diğer ünlü denizcilerin Akdeniz’i bir Türk Gölü yaptıkları, ordularımızın tâ Avrupa içlerine kadar fetihler yaptığı muhteşem dönemdir, devirdir.. Yani ekonomi iyi, devlet ricali yeterli ve adaletli..
Çöküş döneminde ise mâli durum bozuk, ”kaht-rical” var. Yani devlet adamları, yöneticiler yetersiz..
Kulüplerimiz yani profesyonel takımı bulunan kulüplerimiz de kendi çaplarına göre “borç batağı” içindeler.. Başka dillerde bu metafor var mı bilmiyorum ama “batak” kelimesi kötü gidişi net olarak anlatmakta.. Futbolumuz bugün tam bir finansal çıkmaz içinde… Tünelin ucu görünmüyor bir türlü..
140 kadar profesyonel kulübün toplam 14,5 milyar borcu var; bu meblağın 10 milyarı ise GS; FB; BJK ve Trabzon’a ait.. Neden bu duruma geldik.. Üretim yok ya da yetersiz tüketim ise çok..
2000’li yılların başında 150 milyon euroya sahip futbolumuz bugün 738 milyon euroya ulaşmış, yani %400 artış var… Fakat 2000’deki UEFA VE FİFA sıralamamızı yakalayamadık; çünkü yukarıda verdiğimiz örnekler gibi bir süreç yaşıyor futbolumuz. Hem mali bozukluklar var hem de yetersiz yöneticiler buz dağına çarparak batmakta olan Titanik’teki kemancılar gibiler… Halbuki bu finansal varlık sportif performansımızı artırmalı kulüpleri yönetenler daha yeterli olmalıydı..
Denetim olmazsa, şeffaflık yoksa, sakat veya 2. Sınıf futbolculara milyonlar ödenirse ve esas önemlisi “GELECEĞE YATIRIM” yapılmazsa futbolumuz iflas edebilir, kimi kulüpler kilit vururlar kapılarına..

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM