Misafir Kalem
Misafir  Kalem
misafir@kocatepegazetesi.com
MİLLİ DAYANIŞMA
  • 0
  • 183
  • 08 Nisan 2020 Çarşamba
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Halil Kocaşaban

 

 

Çok ibretlik bir dönemden geçiyoruz…
Tüketim canavarına dönüşen insanlık bir anda duruverdi…
Para, pul, makam, mevki… Her şey anlamını yitirdi.
Yeryüzünün tanrıları gibi görünen müstekbirler bir anda pısırık bir korkak haline dönüşüverdiler…
”Aya çıktık” diye böbürlenen insanoğlu, şimdi evinin önündeki sokağına bile çıkamıyor…
Ve tüm bunları gözle görünmez olan tek bir RNA parçacığı yapıyor…
Aslında yaptığından çok neleri yapabileceğini gösteriyor; ufak bir mutasyonla tüm insanları öldürebileceğini, tankın, tüfeğin, füzenin, roketin… Hiçbir işe yaramayacağını…
Öyle umut ediyor ve istiyorum ki çoğu bitti azı kaldı Türkiyem Allah’ın izniyle Hedef net ve açık. Türkiye olarak, verdiğimiz ‘amansız’ mücadele ile, koronavirüs salgınını ulusal çapta en geç nisan ayı sonuna kadar kontrol altına almayı hedefliyoruz. Bu krizin ana ve artçı şokları atlandıktan sonra, Hızlı bir şekilde bu tür gelecekte olası krizlere karşı her şeyden önemli, sağlık, savunma, bilişim, enerji gibi çok kritik alanlarda bir daha ‘asla’ bir başka ülkeye bağımlı olmamayı sağlayacak adımları atmada ciddi bir kararlılıkla gerekli tedbir ve hazırlıkları yapmalıyız.
Nasıl ki, Kıbrıs savaşında 1970’lerde yaşamak durumunda kaldığımız silah ambargosu nedeniyle son 15 yılda da çok daha büyük boyutlarda, yapılan yerli ve milli yatırım hamleleriyle, Türkiye’yi milli savunmasını kendi ‘milli ve yerli’ kaynaklarıyla karşılayabilir bir noktaya getirdi; bu sürecin aynısını sağlık, bilişim ve enerji alanında tekrarlayacağımız adımları hızla atamalıyız. Açık ve net, hiç bir ülke, bir daha asla bu tür bir küresel çaplı krizde aynı ‘acziyeti’ yaşamak istemeyecek. Bu nedenle, önce sağlıktan başlayarak ülkemiz ve milletimiz için gereken tüm üretim adımları atmalıyız ve atacağız Allah’ın izniyle tüm bu toz ve duman ortadan kalktığında hep birlikte şerden hayrın doğacağını göreceğiz. Bunları gönülden inanarak yazıyor ifade ediyoruz bu yazılanlar gazetede bir köşede kalsın diye değil ya da üzerinde etli pide yenilip buruşturulup atılsın veya cam silinip atılsın diye değil tarihe not düşmek adına yazılan yazıdır. Virüs eninde sonunda yenilecektir. Kendi kozamızdan çıktığımız, yaralarımızı sardığımız zaman inanıyorum ki hem Türkiye, hem de dünya kirden, pastan, zalimden ve hainden daha da arınacaktır. Gün eleştiri veya açık arama günü değildir. Gün birbirimize çatık kaşla bakma, günü de değildir. KOVİD-19 virüsü insan olmanın erdeminden ve muazzam birikim ve ihtişamından daha kuvvetli olamayacaktır. İnşallah bu günleri atlatacağız, inanç birliği yaparak, ortak akıl ve irade paydasında buluşarak huzurlu ve güvenli yarınlara beraberce ulaşacağız. En baki muhabbet ve Saygılarımla….

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM