• 1
  • 1223
  • 21 Kasım 2019 Perşembe
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Yaklaşık 15 gündür Yavru Vatandaydık işlerimizden dolayı. Yoğun ders programlarımızdan arta kalan zamanda şöyle bir göz attık sağa sola acaba ne var ne yok diye. Bugünkü yazımızda Lefkoşa’da edindiğim izlenimleri siz değerli okuyucularıma aktarmaya çalışacağım elimden geldiğince. Şimdiden keyifli okumalar, hayırlı günler…
***
Lefkoşa. Dünya’da aynı anda iki ülkenin başkenti olan tek şehir. Hem KKTC’nin başkenti, hem de Rum kesiminin başkenti olarak kabul edilmiş durumda.
Şehrin ortasından geçen bir hat var şehri ikiye bölen. Kuzey tarafında Türk bölgesi, güney tarafında ise Rum bölgesi. Rum bölgesine uzaktan baktığınızda yüksek katlı binalar sanki Manhattan gibi. Türk bölgesi ise eh işte. Bazı yerlerinde şehir demeye bin şahit ister durumda.
Ne de olsa Avrupa’nın şımarık çocuğu Rumlar Avrupa’ca desteklenmekte, Türk tarafını ise tanıyan tek devlet Anavatan dedikleri T.C… Şairin dediği gibi Kıbrıs davası sanki garip gelmiş garip gidecek gibi.
Kaldığımız yurdun hemen karşısında bir mezarlık var. Küçükkaymaklı mezarlığı ve yarısı şehitlerle dolu. İlk gittiğimde de dikkatimi çekmişti bu durum. Kıbrıslı bir Türk oradan hiç şaşırmamam gerektiğini ve buradaki mezarlıkların tamamına yakınında durumun aynı olduğunu söyledi. Adada kaldığım her gün boyunca en az 1 saatimi o mezarlıklarda geçirmeye çalıştım. Hani huzur bulmadım dersem de yalan olur.
Halkın arasında Türkiye’ye bakış açıları noktasında konuşma fırsatımız oldu çarşıda pazarda misali. Barış Pınarı harekatı sırasında KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın açıklamaları aklı başında birçok Kıbrıs Türkünü rahatsız etmiş. Onun açıklamaları bizi bağlamaz diyorlar ve ekliyorlar: “Anavatan olmasa bu Rumlar Avrupa’nın desteğiyle bizi burada barındırmazlar. Dünya durdukça Anavatan dursun!’’
Mevcut hükümet tüm bakanları ve başbakan Sayın Ersin TATAR önderliğinde Anavatansız Kıbrıs’ın olmayacağını her platformda dile getiriyorlar.
Tabi bunların aksini düşünen az sayıda da olsa aklı eksik Kıbrıslı illaki var. Onlara göre Türkiye kendini Anavatan gibi görmekten vazgeçmeli ve Kıbrıs’a da yavru vatan muamelesi yapmamalı. Kıbrıs halkının geleceğine kendilerinin karar vermeleri gerektiğinin de altını çiziyorlar ama Anavatan olmasa siz naparsınız dediğimde verecek cevap bulamıyorlar.
***
Lefkoşa’da dede tarafından aslen Trabzon Sürmeneli olan ve uzun yıllardır Lefkoşa’da yaşayan, Çınar Öğrenci yurtları kurucusu Sayın Talip SANCAR beyin önderliğinde kurulmuş olan bir platform var başkanlığını Sayın SANCAR’ın yaptığı ve adına da Milli İradeye Saygı Platformu demişler kısa adı MİSP olan.
Hain darbe gecesinde Sayın SANCAR önderliğinde birçok arkadaşı ve Kıbrıslılar sokaklara dökülmüşler, günlerce evlerine girmemişler ve adadan 2 uçak dolusu insanla Kızılay Meydanına gelip demokrasi nöbetine katılmışlar yaklaşık 3 gün boyunca.
Sayın Akıncı’nın Barış Planı harekatıyla ilgili açıklamalarının hemen ertesinde Başkan SANCAR önderliğinde MİSP kalabalık bir grupla Cumhurbaşkanlığı konağı önünde büyük bir protesto gösterisi düzenlemişler ve basın açıklaması yapmışlar. Hatta bu olayın hemen ertesinde MİSP Ordumu seviyorum, Vatanımı seviyorum dekontum elimde adı altında TSK’nın hesaplarına bağış yaparak bir kampanya başlatmışlar ve Kıbrıs’ta bu kampanya yoğun ilgi görmüş durumda. Kampanyaya Türkiye’den de ciddi katılım var ama şu anda beklentilerin altında kalmış vaziyette Türkiye’deki durum. Konuyu öğrenince karınca kararınca biz de elimizden geleni yapmaya çalıştık.
-İnşallah ilerideki yazılarımızda Sayın SANCAR ve MİSP’in faaliyetlerine daha çok yer vermeye çalışacağız çünkü SANCAR ve arkadaşları yavru vatanda Anavatanın gönüllü görevlileri gibi hizmet veriyorlar gece gündüz çalışıyorlar.
15 Kasım KKTC’nin kuruluş yıldönümü. Tarihler 1983 yılının Kasım ayının 15’ini gösterdiğinde rahmetli Bilge Lider Rauf Denktaş, KKTC’nin kuruluş bildirgesini okuyarak bağımsızlığı ilan etmişti. Bağımsızlığın 36. yılında orada olmak bize de nasip oldu. Görkemli kutlamalar gerçekleşti. Anavatandan devlet erkanı Cumhurbaşkanı yardımcısı Sayın Fuad OKTAY tarafından temsil edildi ve başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN olmak üzere kabinesindeki bir çok bakan da tebrik telgrafları çekerek Kıbrıs’ın asla yalnız olmadığını ve anavatanın her mücadelesinde Kıbrıs’ın yanında olacağımızı dünyaya ilan etmişti.
***
Kıbrıs’ta ziyaret edilecek ve görülecek o kadar çok yer vardı lakin bizim zamanımız buna elverişli değildi. Oradaki ziyaretleri ve izlenimleri de bir sonraki sefere paylaşmak üzere Yavru Vatana veda etmek zorunda kaldık.
Yavru vatana veda etmeden evvel gördüğümüz genel tablo şuydu: Yavru vatan, Anavatana saygı, sevgi ve sonsuz hürmet besliyordu içlerindeki bazı karşıt görüşlülere rağmen…
***
Selam ve Saygılarımla.

Sosyal Medyada Paylaşın:

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM