Kurumlara güven – Kocatepe Gazetesi

Kurumlara güven – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt 17 Ekim 2010 Pazar 19:30:14
  AFJET’le ilgili sıkıntıları dile getirdiğimiz yazıların ardından dün de AFJET cephesinin savunmalarını okudunuz bu sayfalarda. AFJET Genel Müdürü Yusuf Ulutürk’ün açıklamaları sonrasında insanların tamamen ikna olduklarını söylemek zor. Çünkü insanlar “Çalışmalara başlamak için neden yaz ortasına kadar beklendi? Neden Ekim başında bitirilecek şe-kilde planlama yapılmadı? Madem proje bu kadar büyük, neden bir kısmı sonraya bırakılmadı da insanlar mağdur edildi? AFJET neden ayağını yorganına göre uzatmadı?” sorularını soruyorlar.
Bu soruları da yetkililerine ilettikten sonra “kabak tadı” vermemek için bugünlük bu konuya ara vermek istiyoruz.
İnsanlara doğrudan hizmet sunan kurumların işi gerçekten zor. Çünkü hizmetin olduğu yerde aksama, sorun eksik olmuyor. AFJET örneğinde olduğu gibi sık sık şikayetlere konu olan bir başka kurum da EDAŞ.
Elektrik dağıtım işinin sorumlusu olan EDAŞ’la ilgili sıkıntı yaşayan insanlar, ödedikleri bedelin karşılığı olan hizmeti tam olarak alamadıklarını savunuyorlar. İşte Zafer Mahallesi sakinleri.
Zafer Mahallesi Keklik sokakta bulunan yüksek gerilim trafosunda yaşanan problem nedeniyle yaklaşık 10 gündür büyük mağduriyet içinde olduklarını belirten vatandaşlar EDAŞ’a adeta isyan ediyorlar.
10 gündür her gün saat 20.30’dan saat 23.00’e kadar elektriksiz kaldıklarını savunan mahalle halkı küçük çaplı bir protesto gösterisi yapınca EDAŞ yetkilileri sorunun çözümü için söz vermişler. Elektrik dalgalanmaları nedeniyle ev aletlerinin arızalandığını, elektrik olmayınca kaloriferlerin de yanmadığını belirten mahalle sakinleri EDAŞ yetkilerinin “çözüm” sözü üzerine biraz sakinleşmişler.
Benzer bir olay da Dervişpaşa Mahallesi’nde yaşandı. Geçtiğimiz Pazartesi gecesi saat 23.00 sıralarında Dervişpaşa Mahallesi’nde bir direk üzerindeki yüksek gerilim hattı, koparak alev alır. Şans eseri çıkan kıvılcımların ve ateş parçalarının park halindeki araçların üzerine düşmediği olay sırasında kopan teller yol üzerine düşer. Elektriksiz kalıp yoldaki telleri gören mahalle sakinleri Elektrik arızaya telefonla bilgi verirler. Uzun süre meşgul çalan telefon sonrasında yetkililere ulaşabilen mahalle sakinleri tellerin kimseye zarar vermemesi için beklemeye, gelen geçini uyarmaya koyulur. Ancak bu bekleyiş tam 1.5 saat sürer. Elektrik arızanın telefonuna cevap veren ilgililer, “Dumlupınar Mahallesi’nde büyük bir arızamız var. Ekiplerimiz orada. O iş bitince sizin oraya da bakacağız” cevabı alırlar. Hasılı vatandaşın bekçiliği ve Allah’ın yardımı ile bu arıza kazasız belasız mutlu sona eriştirilir.
Burada bizim işaret etmek istediğimiz AFJET gibi, EDAŞ gibi bütçesi, imkanı geniş kurumların hizmetteki aksamaya personel yetersizliğini göstermeleridir. AFJET’te birkaç telefon hattından vatandaşın karşısına çıkıp, tatmin edici cevap verecek personel sıkıntısı yaşanmaktadır. EDAŞ’da ise gece arıza ekipleri bir arıza olduğunda, diğer arızaya bakamamaktadır. Bir tek telefon numarası bulunan elektrik arıza hattı saatlerce meşgul çalabilmektedir. Yaşanan olaylar bunların kanıtıdır.
Acaba bu kurumların aksayan noktalarda personel takviyesine gitmesi çok mu zordur? Örneğin geceleri insanların elektriksiz kalmaması için şimdikinden daha fazla arıza ekibi bulundurmanın maliyeti çok mu yüksektir? EDAŞ’ın bütçesi buna yetersiz midir? AFJET birkaç telefon hattı bağlatıp, arayan abonelerine tatmin edici cevap verecek personel bulmaktan aciz midir?
Bu tür aksamalar ve aksamalar sonrasında yaşanan iletişim bozuklukları insanların kurumlara olan güvenini azaltmaktadır. Bu güven bunalımı “Bu memleket adam olmaz” yorumlarına yol açarak güven zafiyetini devlet sistemine yöneltmektedir. Bunu önlemek kurumların başında olanlarla, onların amiri konumunda olanlara aittir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi