KUR’AN-I KERİM’DEN  ÖRNEK DUALAR

KUR’AN-I KERİM’DEN ÖRNEK DUALAR

Kuran-ı Kerimde, dua ile ilgili iki yüz civarında ayet bulunmaktadır. Bunlardan on iki ayette Hz. Nuh’un, on yedi ayette Hz. İbrahim’in, dokuz ayette Hz. Zekeriyya’ nın, yirmi bir ayette Hz. Musa’nın, on altı ayette Hz. İsa’nın duaları zikredilmiştir. Ayrıca, yüzden fazla ayette peygamberlerin, salih insanların ve toplulukların dualarından bahsedilmiştir. Konuyla ilgili ayetlerin bir kısmında insanların Allah’a dua etmeleri emredilmiş, duanın usul, adap ve tesirleri üzerinde durulmuştur. (Bakara, 2/186; Nisa, 4/32, 117, 134; A’raf, 7/29, 55, 180; Yusuf, 12/86; Mü’min, 40/60) Bazı ayetlerde ise, yanlış, yersiz, zamansız ve makbul olmayan dualardan söz edilmiştir. (Bakara, 2/200; Yunus, 10/12, 22,106; İsra, 17/11; Fussilet, 41/51; Kasas, 28/88; Mü’min’un 23/99, 99-100,106-107)
Kuran-ı Kerim’deki bazı sureler ve ayetler örnek dua metinleri şeklinde olup, bunlardan Fatiha suresi Allah’ı veciz bir şekilde tanıttıktan sonra ona kulluk ve yakarıştaki ihlâs ve samimiyeti, insanlığın en büyük hedefi olan doğru yola ulaşmanın içten dileklerini eşsiz üslupla ifade eden sözleri ile bütün Müslümanların en çok okudukları dua metni haline gelmiştir. Bakara suresinin 201. ayetinde geçen, “Rabbenâ Âtinâ fiddünya haseneten ve fil ahreti haseneten ve gınâ azâbennâr” “Ey Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver; bizi cehennem azabından koru” mealindeki sözler fatihadan sonra en çok okunan dua olmuştur. Enes b. Malik, Hz. Peygamber’in dua ederken en çok bu ayeti okuduğunu (Buhari “Da’vat”, 55) ve okunmasını tavsiye ettiğini (Müslim, “Zikir”. 23) belirtmiştir. Müslim’in el-Cami’u’s-sahih’inde “Zikir ve Dua” bölümünde bu ayeti okuyarak dua etmenin fazileti hakkında özel bir bab ayrılmıştır. (9. bab) Bakara suresinin son ayeti, (Lâ yükellifullâhi nefsen illâ vüsahe…) (Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez. Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı yine kendisinedir. Ey Rabbimiz, eğer unuttuk ya da yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme! Ey Rabbimiz, bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme! Bağışla bizi, mağfiret et bizi, rahmet et bize! Sensin bizim Mevlamız, kâfir kavimlere karşı yardım et bize.) insanın yükümlülük ve sorumluluğunun temel kanununu belirleyen cümlelerden sonra içten ve duygulu bir yakarışı dile getiren ifadesi ve zarif üslubuyla en çok okunan dua ayetlerindendir. Bakara suresinin son kısmını okumanın fazileti ile ilgili olarak Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
“Kim Âyet-i Kürsi’yi ve Bakara sûresinin son kısmını sıkıntılı anlarda okursa Allah ona yardım eder.” (İbni Sinî, Ebû Katâde’den.)
Al-i İmran suresinin 8-9. ayetleri (Rabbenâ lâ tüziğ gulûbenâ ba’de iz hedeytenâ ve heb lenâ mim ledünke rahmeh. İnneke entel vehhâb* Rabbenâ inneke câmiunnâsi liyevmin lâ raybefih. İnnellâhe lâ yühliful mîâd* Rabbimiz, bizi doğru yola çıkardıktan sonra kalplerimizi saptırma. Katından bize rahmet eyle. Şüphesiz ki sen çok bağışlayansın* Rabbimiz, geleceğine şüphe olmayan günde insanları toplayacak olan muhakkak sensin. Şüphesiz Allah va’dinden dönmez.*) Yine Al-i İmran suresinin 16. âyeti : “Ellezîne yegûlüne Rabbenâ innenâ âmennâ feğfirlenâ zünûbenâ vegınâ azâbennâr* (Ey Rabbimiz) biz iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem ateşinden koru…”, yine aynı surenin 53. ayeti: “Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte vetteba’nerrasûle fektübnâ meaşşâhidîn* , Ey Rabbimiz, senin indirdiğine iman ettik, o peygambere de uyduk. Artık bizi şahidlerle beraber yaz.” Yine aynı surenin191-194. ayetleri: “ Ellezîne yezkürûnellâhe gıyâmen ve guûden ve alâ cünûbihim ve yetefekkerûne fî halgissemâvâti vel ard. Rabbenâ mâ halagte hêzê bâtilâ. Sübhâneke fegınâ azâbennâr(i)*(191), Rabbenâ inneke men tüdhılinnâre fegad ehzeytehû. Vemâ lizzâlimîne min ensâr (in).*(192), Rabbenâ innenâ semi’nâ münâdiyen yünâdî lil îmâni en êminû birabbiküm feêmennâ Rabbenâ feğfirlenâ zünûbenâ vekeffir annâ seyyiâtinâ veteveffenâ meal ebrâr.(i) *193, “Rabbenâ veêtinâ mâ veadtenâ alâ rusulike velâ tühzinâ yevmel giyametihi. İnneke lâ tühliful mîâd.(e)*” (Ai İmran, 194) (O idrak sahipleri ki, ayakta iken, oturuken ve yatarken daima Allah’ı anarlar ve gökle yerin yaratılışındaki hikmeti düşünerek derler ki: Rabbimiz bunları boş yere yaratmadın. Sen batıl şey yaratmaktan münezzehsin- uzaksın. Artık bizi cehennem azabından koru.” (191), “Ey Rabbimiz! Muhakkak ki, sen kimi ateşe atarsan mutlaka onu perişan edersin. Zalimlerin azabını kaldıracak hiçbir yardımcıları da yoktur.” (192), “Ey Rabbimiz! Doğrusu biz bir davetçi duyduk. ‘Rabbinize inanın’ diye imana davet ediyordu. Dinledik, hemen iman ettik. Rabbimiz, suçlarımızı bağışla, suçlarımızı ört ve ruhlarımızı hayır işleriyle birlikte huzuruna al.” (193), “Ey Rabbimiz! Peygamberlerine vaat ettirdiğini bize ver ve kıyamet günü yüzlerimizi kara çıkarma. Muhakkak ki sen vadinden dönmezsin” (Al-i İmran, 194)
Furkan suresinin 74. ayetini: “Vellezîne yegûlüne rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ gurrete e’yunin vecalnâ lilmüttegîne imâmê(n)”(Furkan, 74)- “ve onlar ki: “Ey Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl” derler.” de dua niyetiyle okunmaktadır. İbrahim suresinde Hz. İbrahim ’in duasını ihtiva eden 40 ve41. Ayetleri “ Rabbicalnî mügîmessalâti ve min zürrüyetî Rabbenâ ve tegabbel duâ (ı)* Rabbeneğfirlî velivâlideyye velil mü’minîne yevme yegûmül hısâb(ü)* “ Ey Rabbim! Beni dosdoğru namaz kılmakta devam edenlerden eyle. Zürrüyetimden de böylece namaz kılanlar yarat. Ey Rabbimiz duamı kabul et” (İbrahim; 40) “Rabbim! Hesap günü gelip çattığında beni, annemi, babamı ve müminleri bağışla” (İbrahim, 41) sık, sık tekrar edilen dua ayetleridir. Taha suresinde Hz. Musa’ya nispet edilen dua ayetleri: “Gâle rabbişrahlî Sadrî” (Musa dedi ki: ‘Rabbim göğsüme genişlik ver’) (Tâ-Hâ,25), “ve yessirlî emrî” (İşimi kolaylaştır.) (Tâ-Hâ,26), “Vehlül ügdeten min lisânî” (Dilimdeki şu peltekliği çöz ki)(Taha 27) “yefgahü gavlî” (Sözümü iyi anlasınlar) (Tâ-Hâ,28) ve 35. âyete kadar olan dualar özellikle kısa, canlı, ahenkli ve etkili cümleleriyle Kuran’ın musikili ifadelerinin en güzel örneklerinden olup sonraki dönemlerde secili ve kafiyeli dua geleneğinin doğmasında etkili olmuştur.
Bu ayetlerin “Rabbim göğsüme genişlik ver, işimi kolaylaştır; dilimin bağlarını çöz ki sözümü anlasınlar” mealindeki bölümü vaizlerin vaaza başlamadan önce okuduğu metinler haline geldiği görülmektedir. Kur’an-ı Kerimde Hz. Eyyüb’ e nispet edilen dua metinleri ayrı bir üslup taşımaktadır. Bu ayetlerde Hz. Eyyüb’ün son derece ağır bir hastalığa ve musibetlere maruz kalmasına rağmen dualarında Allah’tan istekte bulunmadığı, sadece durumunu arz etmekle yetindiği görülmektedir. (Bak. Enbiya, 21/83-84; Sad, 38/41)
Dua konusu ilk dönemlerden itibaren hadis mecmualarının başlıca bölümlerinden biri olarak ele alınmış, ayetlerde olduğu gibi hadislerde de duanın fazileti, adabı, şartları, kabul edilmesi mümkün olan ve olmayan dualar, dua etmek için en uygun zamanlar, Hz. Peygamberin çeşitli yerlerde ve zamanlarda yaptığı özel dualar hakkında bilgi verilmiştir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi