KÜLTÜR VE ADALET

KÜLTÜR VE ADALET

Milli kültürümüzün hamlelerinde adalet faktörü en ön planda olmalıdır. Biz özellikle atalarımızın tecrübesinde Yemen’den Kafkaslara, Tuna boylarına kadar egemenliği götürdüğümüz her yere adalet ilkesini götürdük. Böyle de güçlü olduk. Yeniden adaletimizi güçlendirebilirsek inanın ışığımız parlak olacaktır.
Bir kültür, imanında olmayan değerleri öne çıkartamaz. İmanında varsa yıllarca küllenmiş olsa da onu eski ışığına kavuşturabilir. Adalet fikri, Türk kültürünün iman yapısının heyecan kaynağıdır. Bu yüzden yeryüzünde adaletin öncüsü olmak, başka toplumlar için hayal olsa da, bizim için gerçek bir ülküdür.
Adalet herkese ve her millete lazımdır. Hatta adaleti bozanlara da günü gelince lazım olur. İnsanların birçoğu aslında torpil değil, adalet aramaktalar. Hakları yenmesin yeter. İnsanlığın aradığı da budur.
Dünyamızın çıkmazı da bundandır. Savaşlar, zenginlerin fakirleri sömürmesi, petrol, enerji yüzünden insanların, çocukların sömürülmesinin sebepleri adalet eksikliğidir. Kültür, inanç ve adalet üçgenini Türk milleti olarak çok iyi kurmalıyız. Milli Kültürümüz ile inanç değerlerimizi güçlendirip adaletimizi sağlam tesis etmeliyiz.
Gelişmeler ne yönde olursa olsun, birileri yanlış da yapsa, şartlar zorda olsa, düşmanımız çok da olsa insan olan her yerde sesimiz yankı bulacaktır. Yeter ki kendi imkanlarımızı bilelim ve inanalım.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi