KUBBE’DE  HOŞ BİR SEDA!

KUBBE’DE HOŞ BİR SEDA!

İşte geldik gidiyoruz. Yalan dünyayı yâran dünya etmeden arkamızdan hoşca anılacak bir şeyler bırakıp gidebilirsek ne mutlu bize!
Kırşehirli sanatçı NEŞET ERTAŞ’ın dizelerinde dile getirdiği de bu endişeleri bakın nasıl ifadeliyor:
Hep sen mi ağladın, hep ben mi yandın
Ben de gülemedim yalan dünyada
Sen beni gönlünce mutlu mu sandın
Ömrümü boş yere çalan dünyada.
Daha dün çocuktuk. Bugün çocuklarımızı, torunlarımızı okullara gönderir olduk. EBA destekli ya da yüzyüze eğitime. Ezber sistemine dayalı eğitim sonunda alınacak diplomalar, bekleyecek dolgun maaşlı iş hayatını. İşi yakaladınsa şanslı sensin, yakalayamadınsa değişik yollarla (torpil-iltimas-ricacılar) bulmaya çalışmalar da seni bekliyor olabilir. Çalışırken yükselmeyi, terfi etmeyi, biraz zaman geçince de EMEKLİLİK hayallerine dalmak da var. Bir ev, bir araba, oğlanı kızı da baş göz ettik mi bol köpüklü kahveyle neşelenmek hakkımızdır.
Avunulagelinen hayat bu değildir. Bizden öncekiler arkasında bir şeyler bırakmayı denemişler kimi bedenini mumyalatmış, kimi heykelini yaptırmış, kimi yüksek binalar yaptırmış ama emsal alınacak güzellikler de var; Allah Baki’dir diye çeşmeler, hanlar, medreseler, Camiler ve iyiliklerin anlatıldığı, kötülüklerden de sakındıran Rıza-ı İlahi davasını bırakanlar da vardır.
İnsan ardından emanet aldığı bu davayı bırakmalı, bir de bu davayı anlayacak, anlatacak, hayırlı nesiller, talebeler. Hesap günü yüzümüzü ak çıkaracak, bizi hayırla yad edecek bir ömür için Ya Allah, Bismillah deme vaktini kaçırmayalım.
Ertuğrul Gazi gibi dirilişlere, Fatih Sultan Mehmet Han gibi fetihlere kapı aralamak için çalışanlara selam olsun.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi