Kocatepe üçüncü plana düştü – Kocatepe Gazetesi

Kocatepe üçüncü plana düştü – Kocatepe Gazetesi

Onur Bayram 9 Ocak 2013 Çarşamba 15:20:50
  1915 Yılının ocak ayında bir faciaya sahne olan Sarıkamış, anlamlı ve özel bir törene ev sahipliği yaptı. Gözlerimizi duygulandıran bu anma etkinliği sonrası çıkan haberlere bakınca tarihin şanlı noktası Kocatepe’nin bir mevki kaybettiği inancına kapıldım. Kocatepe Yürüyüşü’nün başladığı yıllarda biz “Kocatepe İkinci Çanakkale” olur umudunu taşıyorduk. Ancak baktık şu an bu söylem Sarıkamış için kullanılıyor. Sizce üçüncü Çanakkale olabilir miyiz?
Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşı’nda Kafkas cephesinde Rus Ordusu’nu gafil avlama amacıyla kış ortasında bir harekat planladı. Planlarını bizzat Enver Paşa’nın hazırladığı Sarıkamış Harekâtı sırasında çoğu yazlık kıyafetlerle Rusya üzerine gönderilen Mehmetçikler, 22 Aralık 1914 yılında yürüyüşü başladılar. Dondurucu soğuk ve aşılması zor Allahü Ekber dağlarında ilk günlerde önemli bir ilerleme kaydeden kahraman Mehmetçiklerimiz, Ermeniler’in gönüllü ordusunun da direnişiyle Sarıkamış’ta tutundu. Enver Paşa’nın ısrarlı ilerleme isteğine rağmen, destek alamayan ordumuz toparlanmak için Erzurum’a çekilme kararı aldı. İşte ne olduysa bu kararla oldu. Geri çekilmeye başlayan kuvvetlerimizin ancak yüzde 10’u Erzurum’a ulaşırken kimi kaynaklara göre 23 bin, kimi kaynaklara göre ise 90 bin Mehmetçik o yolda donarak şehit düştü.
Sarıkamış faciasında hayatını kaybeden kahraman Mehmetçiklerimizi anma amacıyla şahadetlerinin 98’inci yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı bir etkinlik düzenledi. “Gençlik Şüheda’nın İzinde” adını taşıyan etkinlik kapsamında yaklaşık 10 Bin kişi, – 10 derecelik soğuğa rağmen ellerinde bayraklarla şehitleri anmak için yürüdü. Gençlik ve Spor bakanı Suat Kılıç ile İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in de katıldığı yürüyüş dün tüm ulusal gazetelerin manşetindeydi. Sarıkamış’ta yapılanları, ulusal basının ilgisini görünce ister istemez kıskandım. Çünkü benzer şekilde bizim de “Kocatepe Yürüyüşümüz” var. Ağustos ayında 8’inci kez gerçekleştirdiğimiz yürüyüş ne yazık ki ulusal basından aynı ilgiyi görmüyor.
Kocatepe Yürüyüşü ilk başladığı yıllarda “Kocatepe İkinci Çanakkale” olur mu sorusunu sık sık sorardık. Ancak biz tanıtım yetersizliği, organizasyon eksikliği gibi nedenlerle bu yürüyüşü ve Kocatepe’ye getireceği turizm potansiyelini yeterince kullanamazken şimdi aynı konuma Sarıkamış talip oldu. Hatta bırakın talip olmayı ulusal basının “İkinci Çanakkale” söylemlerini duyunca Kocatepe’nin üçüncü plana itildiği hissine kapıldım bile. Gerçi Kocatepe Yürüyüşü’nün gece olması, gece basın kuruluşlarının üst kalitede fotoğraf ve görüntü alamamasının etkisi olsa da Kocatepe Yürüyüşü’nün düzenlendiği bazı yıllarda sabah gün doğumu sırasında kalabalığı ve anmanın görkemini yansıtan görüntüler de görmüştük.
Kocatepe Yürüyüşü sırasında birkaç yıldır bölgenin Milli Park olması dolayısıyla özellikle de Bakan Veysel Eroğlu’nun isteğiyle Orman ve Su işleri Bakanlığı eşsiz bir görsel şov hazırlıyor. Kocatepe Yürüyüşü’nü başlatan Afyon Kocatepe Üniversitesi de konuk öğrencileri ağırlama ve gün doğumu sırasındaki etkinlikleri organize etme görevini üstlenmeyi sürdürüyor. Ancak bu etkinliğin büyüyerek gelişmesi için Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Kocatepe Üniversitesi’ne destek olması gerekiyor. Gelen öğrencilerin ulaşımından, konaklamasına, yiyecek-içecek ihtiyacından sahne ve konser organizasyonuna bir hayli külfetli olan tüm bu yükün üniversitemize bırakılması biraz haksızlık oluyor.
Kocatepe Yürüyüşü’nün hem tanınırlığa etkisi hem turizm hedefleri hem de geleceği açısından artık hem hükümet desteği hem de Afyonkarahisar’daki tüm kurumların katılımıyla bir anma programı gerçekleştirilebilir. Bu program kapsamında dönemin kıyafetlerini giyen askerler orada Büyük Taarruz’u canlandırabilir. Kocatepe Yürüyüşü’ne 8 yılda 7 kez ile en çok katılan kişilerden biri olarak en unutamadığın tören hangisiydi diye sorulsa, tarihi elbiseli askerlerin saldırı pozisyonunda beklediği yıldı derim. O yıl Garnizon komutanlığı’ndan bir subay saldırı öncesini dakika dakika anlatmıştı. Hatta hiç unutmam Ulu Önder’in ateş emrini verdiği dakikada o subay “Birinci batarya ateş” diye bağırmış ve bir an da top sesi duyulmuştu. Tıpkı Kurtuluş filminde olduğu gibi bir saldırı sahnesi oluşmuştu. İkinci batarya, üçüncü batarya diye sıralanan o etkinlikte ben 1920’yi yaşadığımı hissetmiş, tüylerim diken diken olmuştu. Bu unutulmaz anıyı benimle birlikte yaşayan bir dostum hala bir kez daha yürüyüşe ve Afyonkarahisar’a gelmek istediğini söyler. İnsanların kafasında böyle unutulmaz anılar oluşturacak bir “Kocatepe Yürüyüşü” düzenlemeliyiz.
Öte yandan Sarıkamış’ta Bakan Suat Kılıç, her yıl Sarıkamış’ta gençlik kampları yapılacağını söylemiş. Bu karda, kışta orada kamp yapılır mı bilmem ama bu kamplar Ağustos ayında Kocatepe’de daha kolay ve daha anlaşılır yapılabilir inancındayım. Başta milletvekilleri ve Vali İrfan Balkanlıoğlu’nun konuyla ilgili Ankara’da gerekli girişimleri yürüteceği inancındayım. Kocatepe üçüncü plana düşmeden hareket edemezsek gün gelir “Sarıkamış olur muyuz” diye konuşmaya başlarız. Oysa biz iyi çalışsak belki de Sarıkamış, “İkinci Kocatepe olabilir miyiz” inancıyla etkinlik düzenler.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi