Muharrem Günay
Muharrem  Günay
muharremgunay@kocatepegazetesi.com
KIRÂET, ÜÇ ŞEYLE TAMAM OLUR:
  • 0
  • 292
  • 19 Aralık 2019 Perşembe
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

4. Cehren (açıktan) okunursa, sedâsını çıkarmak, gizli okunursa, sağır olmayan kimse, kendi işitecek kadar, hurûfat-ı sıhhatli olarak okumakla,
5. Kur’an-ı Kerim’in manasını düşünmekle,
6. Tecvid üzere okumakla. (Vesliletü’n Necat Saadet yolu, Namaz ve Fazileti, sayfa 168; A.Faruk Meyan,)
Abdurrahman Cezırî, Dört Mezhebe Göre İslâm Fıkhı adlı Eserde namazda kıraatı anlatırken şöyle diyor:
“… Kur’an-ı Kerîm’i okumakta olan kişinin, kalbi gafil olarak yalnızca dilini oynatması anlamsız olur. Aksine, Kur’an-ı Kerîm’i okurken anlamını da düşünerek gerekli öğütleri almalıdır. Kelimeleri telâffuz edip dilini oynatırken kendisini yaratan Allah’ı hatırlamalı, kalbi de O’nun egemenlik ve yüceliği karşısında korkup ürkmelidir. Nitekim bu hususta Yüce Allah şöyle buyurur:
“Mü’minler ancak onlardır ki, Allah anıldığı zaman yürekleri titrer. Karşılarında âyetleri okununca (bu), onların imânını arttırır” (Enfâl: 2.)
Kur’an-ı Kerîm’i okurken Allah’ın rahmet ve ihsan gibi sıfatları anıldığında kendi nefsinin de bu değerli sıfatlarla ahlâklanıp ahlâklanmadığını düşünüp bilmelidir. Zîrâ Resûlullah (s.a.v.) buyururlar ki:
“Allah’ın ahlakıyla ahlâklanın. O, noksanlıklardan münezzeh olup kerem, af ve mağfiret sahibidir. Âdildir, (çünkü) azıcık da olsa insanlara zulm etmez.”
•İnsanoğlu bu ahlâkla ahlâklanmağa mecburdur. Okuduğu âyetlerde bu değerli sıfatlar geçtiği zaman bunların mânâsını düşünüp idrâk etmelidir. Çünkü insan ruhu bunları gündüz ve gece birçok defalar tekrarlamakla, bunlardan etkilenmektedir. Bu güzel sıfatların etkisi altına girdiğinde, elbette ki bu güzelim sıfatlara sâhib olmak isteyecektir. Bu nedenle namaz kılmak, insanın nefsini ve ahlâkını terbiye bakımından çok önemli bir yere sahiptir. (Abdurrahman Cezırî, Dört Mezhebe Göre İslâm Fıkhı 1. cilt Namaz Bahsi)
• İmâm A’zam’a göre, Kur’ân’dan maksat, Allah kelâmına delâlet lâfızdır, ama bu Arapça lâfız olma itibariyle değildir. Allah kelâmıyla kaim olan sıfat itibariyledir ki bu, ibretler, öğütler, özendirmeler ve korkutmalardan, övgü ve ta’zimlerden ibarettir. İmâm A’zam’a göre, Arapça’yı uygun ölçüde teleffuz edebilsin, edemesin Farsça İftitah Tekbiri getirmek sahihtir. İmâmeyn’e göre, ancak Arapça’yı uygun biçim ve anlamda teleffuzunu beceremeyen kimse hakkında caizdir.» Yapılan rivayete göre, İmâm A’zam bu konuda İmâmeyn’in görüş ve içtihadına rücu’ etmiş (dönmüş) tür. Sahih olan da budur; itimat da bu rivayete göredir. Nitekim musannif de onun rücu’ ettiğini ihtiyar etmiş ve namazda kıraatin Arapça okunmasını imamların ittifakına dayayarak nakletmiştir.» (Mecmau’l-Enhür Şerh-i Mülteka’l-Ebhur, I/92-93, Dersaadet-1327.) (Bu konuda kitabımızın Türkçe Namaz ve Türkçe Dua bölümüne bakınız)

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • YENİ
  • YORUM