Keser, Anadolu’da doğan medeniyeti anlattı

Keser, Anadolu’da doğan medeniyeti anlattı

Kültür ve Turizm Bakanlığı Başmüfettişi Asım Keser, “Bir Anadolu Güzellemesi” başlığında Anadolu topraklarında doğan medeniyetin tarihsel sürecini akıcı ve etkin bir üslupla anlattı

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Teftiş Kurulu Başkanı Başmüfettiş Asım Keser 1 saat 54 dakikada “Medeniyetin Doğduğu Topraklar Anadolu”, “Bir Anadolu Güzellemesi” başlıklı sunumunu 2020 yılının 2. Kıraathane Söyleşisi olarak 19 Şubat Çarşamba akşamı Gedik Ahmet Paşa İl Halk Kütüphanesi Millet Kıraathanesi’nde gerçekleştirdi. Şair Ali Galip Leblebicioğlu söyleşi sonunda “Biz Kimiz” adlı şiirini okuduktan sonra “Ayışığı” adlı son kitabını Asım Keser’e hediye etti. Keser, Leblebicioğlu’na teşekkür ederek kitabı öperek yazara ve emeğine olan hürmetini gösterdi.
“ANADOLU KAVİMLERİN SOLUKLANDIĞI OTAĞ”
Söyleşi öncesi özgeçmişini kendine has üslupla aktaran Keser, aslen Iğdır’lı olup ilkokulda ısınma amacıyla kullanılan tezekle ilgili Tezek Kolu Başkanı olduğunu, söyleşilerinde iki siyah lastik bulundurduğunu ve tezeğe atıfta bulunarak Anadolu fukaralığını ortaya koyduğunu kaydetti. İki çocuğunun annesi eşinin okul arkadaşı ve çocukluk aşkı olduğunu belirten Keser, Anadolu topraklarının kavimlerin soluklandığı bir otağ olduğunu kaydetti. Bu toprakların bir yönüyle Anadolu insanını Ensar kılmaya yönelik bir huzurgah olduğunu vurgulayan Keser, “Anadolu da ki görkem, haritanın jeopolitik ve jeostratejik önemi malum. Diyar-ı Rum olarak da anılan topraklarımız Doğu Roma İmparatorluğunun merkezi önemli bir yerdi. Diyar-ı Rum olarak anılması nedeniyle Mevlana Celaladdin Rumi Hazretlerinin Rumi sıfatı da buradan gelir. Bizden gidenler için bir bütünlük içerisinde Rumeli denilmiştir.” dedi.
“AŞKLA MATEMATİK ARASINDAKİ KORELÂSYON CİDDİ”
Turizmin birazda olmayan bir hikâyeyi oluşturup satmak anlamına geldiğine dikkat çeken Keser, “Bizim coğrafyamız hikâye doludur. Turizm gizem, kutsal, hikâye satmak anlamına gelir. Bu noktada yerel lüzumsuz duyarlılıklar olabiliyor. Hayatı boğan katma değer içermeyen, gayri safi milli hâsılaya hizmet etmeyen şeylerle uğraşıyoruz. Memleketin ihtiyacı olan bakış açısı katma değer üretimin sağlayacak bakış açısıdır. İyi okullarda, kolejlerde artık çocuklara cep telefonu kullandırmıyorlar. Memleketin matematik ortalaması 0,8’e düşmüş. Bir tane matematik yapamayan 800 bin lise mezunu var. Bu insanlarımızın analitik zekâsı ne olacak? Aşk ile matematik arasında ciddi bir korelasyon var. Geçen sene boşananlarla 0,8 oranda matematik yapma arasında ki korelasyon doktora tezi yapılmalıdır. Sıkıntı büyüktür.” diye konuştu.
>> Burcu AYDIN’ın Özel Haberi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi