KATKIMIZ OLSUN – Kocatepe Gazetesi

KATKIMIZ OLSUN – Kocatepe Gazetesi

Turan Civelek 22 Ekim 2018 Pazartesi 13:53:31
 

Bu haftaki köşe yazımın konusu ile ilgili olmamakla birlikte, öncelikle belirtmek istediğim bir-iki husus var. İlki Tıp Fakültesi, TED Koleji, Garden Kale otel arasındaki kavşakla ilgili. Üzülerek ifade etmek isterim ki, burada yapılan düzenleme trafik sorununa çözüm sağlamadı ne yazık ki. Bahsettiğim kavşakta özellikle sabah ve akşam saatlerinde tam bir keşmekeş mevcut. Yeniden düzenleme şart gibi duruyor. İkinci husus ise çevre yolu, otogar kavşağı tarafından devlet hastanemize giriş güzergahı ile ilgili. Buradaki taksi durağı yoğun saatlerde hastane girişini engelliyor. Şüphesiz insanımız ekmeğinin peşinde. Taksicilerimizi de asla mağdur etmeden, örneğin durağı hemen bitişikteki ara yola taşıyarak, bu giriş rahatlatılmalı ve 3. şerit trafiğe kazandırılmalı. Sağa dönüş kontrollü serbest bırakılabilir burada. Bizden hatırlatması, çözüm yetkililerimizde.
Gelelim bu haftaki konumuza.
Günümüzde Veteriner sahada isteyen her kişi, şirket veya kuruluşun, arzu ettiği şekli ile, ehliyetine ve yeterliliğine bakmaksızın veya bakılmaksızın uygulamalı veya uygulamasız kurslar/ eğitimler vermekte olduğu, sertifikasyon yaptığı, denetim dışı olarak yurtiçi veya yurtdışından istediği kişilerle/kuruluşlarla birlikte kongre/seminer vb düzenleyebildiği dikkati çekmektedir.
Eğitim veren/düzenleyen kuruluşların (üniversitelerimiz hariç) ve üniversite hocaları haricinde kalan eğitmenlerin yetkili kurumlar (TVHB/Bakanlık) tarafından denetime tabi tutulması şarttır.
Özellikle kullanımı ve yorumu özel eğitime muhtaç bazı diagnostik ekipmanın, uygun süreler ve yeter klinik uygulamalar sonrası elde edilecek ehliyeti gösterir sertifikalar dahilinde kullanılabilmesi bir gereklilik halini almıştır.
Bu ekipmanı kullanan hekimlerimiz de, yetkili kurumlar tarafından, zaman zaman bu ekipmanı kullanarak elde ettikleri çıktılar üzerinden denetime tabi tutulmalıdır. Bu durum, meslek ve meslektaşlarımız lehine bir durumdur.
Meslek icracıları hastalarına ve muhatapları hasta sahiplerine karşı sorumludur. Doğru tanı, doğru tedavinin önünü açar.
Bahse esas bu konuda da bir düzenleme yapılması artık bir gerekliliktir.
Özellikle pet sektöründe faaliyet gösteren meslektaşlarımın, teknik tanı ekipmanlarından rutinde daha aktif yararlanmakta olduğu görülmektedir. Bununla birlikte bu ekipmanlardan ne kadar verimli yararlanılabilindiği, bu ekipmanların uygunluk noktasında denetimi, hekim arkadaşlarımın bu ekipmanları kullanım noktasında ki reel bilgi, tecrübe ve eğitimleri gibi konular ise net değildir.
Cihazlar bir şekilde alınmakta ve kliniklerimizde kullanılmaktadır. Her bir meslektaşım özveri ile bu ekipmanı en doğru şekliyle kullanma adına birçok eğitime, seminere vb. katılmakta, ancak bu kursları açan kurumların ve eğitmenlerin güvenilirliği ve yeterliliği ise hiç sorgulanmamaktadır.
Bu eğitimler sonucu edinilen ve gerçekte resmi ve yeterliliği gösterir mahiyette bir sertifika olmayan belgeler kliniklerin duvarını süslemekte, bununla birlikte hekim arkadaşlarım ve dahi hasta sahipleri için kafi yeterlilik açısından yanıltıcı olabilmektedir.
Katılınan kısa dönem kurslar ve yetersiz sayıda uygulamalar sonucunda edinilen bu sertifikalar, her bir eğitim meslektaşlarıma çok şeyler katsa da, gerçekte hekim arkadaşlarımın o konudaki gerçek yeterliliğini ortaya koymamaktadır.
Peki ne yapılmalıdır:
1. Teknik ekipmanlar, pazarlama stretejileri gereği tavsiyede bulunan firmaların önerisi ile değil, ihtiyaç doğrultusunda ve cihaz yeterliliklerini de gözeterek ve bir bilene danışarak, amaca yönelik seçilmelidir. Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurumlar bu işi üstlenebilir.
2. Bu noktada, örneğin meslek örgütleri bu cihazları yeterlilik noktasında profesyonellere denetleterek meslektaşlarımızı yönlendirebilir.
3. Eğitimler uygun sürelerde ve yeter klinik uygulamaları kapsayacak nitelikte olmalıdır.
4. Eğitim verecek kurumlar sadece üniversiteler olmalı ve egitimi ise işinde ehil olduğu bilinen üniversite hocalarımız vermelidir.
5. Bu konuda yetkilendirmeyi bakanlık yapmalıdır.
6. Her isteyen her istediği konuyu “eğitim/meslek içi eğitim” başlığı altında verememeli, mesleki yeterlilik noktasında sertifikasyon yetkisi bakanlıkta ve onun yetkilendirdiği meslek örgütlerinde olmalıdır.
7. Örneğin TVHB yetkilendirilebilir. TVHB de bu yetkiyi denetleme sonucu yeterli gördüğü kurum ve kişilerle paylaşarak etkin ve sürdürülebilir denetimi sağlayabilir.
8. Teknik ekipman noktasında yeterlilik ve kullanım belgesi/resmi sertifika alan meslektaşlarım yine zaman zaman bu cihazları kullanarak elde ettikleri çıktılar üzerinden denetime tabi tutulmalıdır.
9. Sertifikalar resmi onaylı olmalı, eğitim programını içermeli, sınavla verilmeli ve geçiş dönemi sonrası sadece sertifika sahibi meslektaşlarım o ekipmanı kullanabilmelidir.
Emin olunuz, eksik yönleri giderildikten sonra kurulacak bu ve benzeri bir denetim ve sertifikasyon sistemi mesleğe ve meslektaşlarıma katmadeğer katacak ve ciddi kazanımlar sağlayacaktır.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi