KARAHİSAR-I SÂHİB NÂM-I DİĞER AFYONRAHİSAR MEŞHURLARI – 2

KARAHİSAR-I SÂHİB NÂM-I DİĞER AFYONRAHİSAR MEŞHURLARI – 2

(Dünden Devam)
Onun yüz on altı halifesi olduğu, bunlardan yüz on bir kişinin Türk, beş kişinin de Arap olduğu bilgisi bulunmaktadır. Halifeleri başta İstanbul olmak üzere Anadolu’nun muhtelif bölgeleriyle Anadolu dışında Kazan’dan Komor Adaları’na, Mısır’dan Medine’ye, Çin’den Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada halifeleri görülmüştür. Talebelerinin memleketlerine göre isimleri verilirken, memleketi bilinmeyenler arasında dört Muhammed ismiyle belirtilen halifesi, talebesi görülmektedir7. Muhtemel ki bu dört Muhammed’den birisi Karahisar-ı Sahibli Topçu-zâde Muhammed Efendi’dir.
İyi bir eğitimden sonra hocası ve şeyhi Ahmed Ziyâüddin Efend’iden Nakşibendî tarikatının Hâlidî ekolünün halefliğini, icâzetini almıştır.
Görevi:
Mezar taşı kitabesinde yer alan şiirden anlaşıldığına göre, Topçu-zâde Hacı Mehmet Efendi, kırk yıl Allah aşkını anlatmıştır. Hocanın vefat tarihinden kırk yıl çıkardığımızda İstanbul’dan Afyonkarahisar’a 1867 yılında kırk iki yaşlarındayken gelmiştir. Olgunluk yaşındayken memleketine gelen Topçu-zâdenin maddi imkanının iyi olduğu söylenebilir. Zira şehirde Yeni Câmi bahçesine bir medreseyle, caminin batı duvarına bitişik olarak bir odalı bir kütüphane yaptırmıştır.
Sabah namazında Aksaraylı Camisi’nde, Yatsı namazından sonra da Yeni Cami’de vaz u nasihatte bulunmuş ve zikir yaparmış8.
Vasıfları:
Mezar taşı kitabesinde yer alan şiirden anlaşıldığına göre, Topçu-zâde Hacı Mehmet Efendi, itibar sahibi, şerefli, muazzez bir insandır. Allâh aşkı hususunda tarikat yolcularının önderi olmuştur. O zâhiri ve bâtınî ilimler konusunda kendini donatmış, bu vasıflarla kırk yıl Allah aşkını anlatmıştır. Allâh’a ulaşma, onunla tek vücut olma hususunda kendine tarikat olarak Nakşibendiliği, şeyh olarak Gümüşhanevî Ahmet Ziyaeddin Efendiyi tercih etmiştir. Onun himmetiyle pek çok insan dünya gafletinden kurtulmuştur. O insanlara dini ilimlerin öğretilmesine, anlatılmasına hayatını vakfetmiştir. Şaire göre, o asırda akran olan şeyh ve hocalar arasında en âlimidir. Manevi olarak Hakk’ın Cennet bahçesinin bir sancağını dikmiştir.
Kütüphane kitabesinde yer alan şiirde şair Mustafâ Fevzî’ye göre, Topçu-zâde Şeyh Mehmet Efendi, Nakşibendî Hâlidî Hazret-i Ahmed Ziyâ’dan nurlar kazanmıştır. Afyonkarahisar’da tarikat nurunu yayarken emr-i bin ma‘rûfnehy-i ‘ani’l-münkeri (iyili emirde kötülüğü yasaklamada, İslam’ın emirlerinin anlatılmasında hem camide, hem medresede hem de medrese bünyesindeki tekkesinde önemli hizmette bulunmuştur.
Topçu-zâde Şeyh Mehmet Efendi Medresesi
1717 yılında Yeni Cami’yi yaptıran Hacı Abdi Ağa ve çocuklarının vakfiyelerini incelediğimizde bir medreseden bahsedilmediği görülmektedir. Sadece Hacı Abdi Ağa Hacı Abdülbâki Ağa, cami avlusuna muallimhâne yaptırmıştır. Abdi Ağa’nın torunu olan Osman oğlu İbrahim Bey vakfında da ecdadının yaptırdığı medrese diye bir bilgi vardır9. Sanırım buradaki medrese ismi muallimhane kastıyla söylenmiştir. Dolayısıyla Yeni Cami bahçesinde önceden var olan medresenin XIX. Yüz yılda (1899 yılından önceki bir tarihte) müderris, şeyh Topçu-zâde Hacı Mehmet Efendi tarafından yaptırılarak açılmış olduğunu söyleyebiliriz.
Yeni caminin batı duvarına bitişik olarak yapılan tek odalı olarak 1322 [M. 1904-1905 yılında yapılan kütüphanenin kuzey duvarında yer alan kitabesinden anlaşıldığına göre Topçu-Zâde Şeyh Mehmet Efendi buraya aynı zamanda bir medrese yaptırmıştır. Buradaki medresenin onun tarafından yaptırıldığı maarif salnamelerinde de belirtilmektedir. Bu hususu tablo olarak şöyle göstermek istiyoruz.
(Devamı Yarın)

7 Çepel, agt., s. 84-85
8 Bursalıoğluage, s. 25.
9 Bk. Mustafa Karazeybek, Zelkif Polat, Yusuf İlgar, Afyonkarahisar Vakıf Eserleri (Merkez), I, Afyonkarahisar 2005, Afyon Kocatepe Üniversitesi yayını, s. 74-78.

Topçu-Zâde Şeyh Mehmet Efendi Medresesi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi