KALK ÖNCE EN YAKINLARINI UYAR

KALK ÖNCE EN YAKINLARINI UYAR

Muharrem Günay 15 Eylül 2015 Salı 03:00:00
  Hz. Peygamber risâlet görevini üç sene gizli olarak yerine getirir. (Bk: İbn Hişâm, es-Sîretun-Nebeviyye, (I-IV) Beyrut 1971. 1/280; Hamidullah. İslâm Peygamberi. 1/88.)
Bu gizli tebliğ döneminden sonra İslamı “Ve enzir aşîretekel akrebîne/(Öncelikle) En yakın hısımlarını (aşiretini) uyar.” (Şuarâ: 26/214; “Artık sana emredilen şeyi (yılmadan) açıkça söyle ve müşriklere aldırma (onlara itibar etme)!” (Hicr: 15/94) emri üzerine, Peygamber Efendimiz açıktan ve yakınlarından başlayarak davete başlar. Hz. Peygamberimiz akrabalarını ve Mekkeli müşrikleri Safa Tepesinde toplar onlara Allah’ın birliğini ve İslâmı anlatıp iman etmelerini ister.
Burada Hz. Peygamberimize hemen inananlar olmuştu. İnanmayanlar arasında da söyleşmeler başladı. Öyle ki; âdeta birbirleriyle çekişiyorlardı. Bu arada, Rasûlüllah’ın amcası Ebû Leheb yerinden fırlayarak kalktı; “Vay! Bizi bunun için mi çağırdın?” diye bağırarak, iki eline birer taş alıp “Tebben Lek (seni helâk edeceğim)” diyerek atmak istediyse de, Cebrâil (a.s.) mânen arkasından gelip, bileklerinden ellerini tuttu. Sallandı mallandı, amma atamadı.
Onun bu hareketinden, Peygamber Efendimiz pek müteessir oldu. Bunun üzerine Cenâb-ı Hakk, Habîbini teselli için “Tebbet Sûresi”ni indirdi. “Habîbim! Sen müteessir olma. Sen değil, o seni helâk edeceğim diyen Ebû Leheb’in iki eli de, dünyâsı da, âhireti de, çocukları da, âilesi de helâk oldu.” buyurdu.
Ebû Leheb, Peygamber Efendimize ilk karşı çıkan oldu. Karısı Ümmü Cemile de dîne karşı çıkmakta ve düşmanlıkta ondan geri kalmadı. Şöyle ki; Ebû Leheb’in karısı, geceleyin dağlardan sert keskin dikenlerden toplar getirir, Peygamberimiz’in evi ile mescidi arasındaki yola döker, sererdi. Bundan dolayı Cenâb-u Hakk, Tebbet Sûresi’nde, onu, odun hammalı diye zemmetti. Oğulları da, Peygamber Efendimiz’in iki kızı ile nişanlanmış, nikâhlanmış fakat henüz evlenmemişlerdi. Ebû Leheb ve karısı, oğullarını çağırarak; “Hemen karılarınızı boşayınız. Eğer boşamazsanız, bize evlat değilsiniz” dediler.
Onlar da hemen boşadılar. Oğullarından Uteybe, terbiyesizliğin büyüğünü yaptı. Âilesini kolundan tuttuğu gibi Yüce Peygamberimiz’in huzuruna giderek, kızını teslim ettikten sonra, O’na şu sözleri söyledi: “Ben Senin dînini inkâr edenlerdenim ve Seni sevmem. Sen de beni sevmezsin. İşte onun için kızını boşadım.” dedi. Bununla da kalmadı. Kâinâtın Efendisi’ne hücûm ederek, yakasından tuttu. Rasûlüllah Efendimiz’in gömleği yırtıldı.
Bu hunhar zâlimin yaptığından Allah Rasûlü çok müteessir oldu. Onun için; “Yâ Rab! O’nun üzerine canavarlarından bir canavar musallât et” diye bedduâ etti. Çok geçmeden Uteybe, babası Ebû Leheb ile birlikte Şam’a giderken Zerka’da, babası ve arkadaşlarının arasında uyurken bir arslan gelip onu paramparça etti. Böylece Peygamber Efendimiz’in bedduasının kabul buyrulduğu açıkça görüldü.

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi