KALBİ KİRLETEN GIYBET – Kocatepe Gazetesi

KALBİ KİRLETEN GIYBET – Kocatepe Gazetesi

Serencam Serencam 30 Ocak 2016 Cumartesi 11:59:48
 

İnsanın mânevi hayatını dedikodu kadar karartan, kirleten ne vardır? Peygamberimiz “Gıybet otuz zinadan şiddetlidir.” derken olayın önemini ne güzel belirtir. İnsanoğlu için en acı şey, kendi hayatında mahpus kalmasıdır. Gerçek bir sohbet bu kapıyı açan bir anahtar gibidir. Her insan kendisinde, bütün insanlığın ve kâinatın sırlarını taşıyor. Bir gönül dostu “kapı kapı dolaşma muratlar sendedir.” diyor. Nice insanlar var ki, günümüzde yalnızlıktan, sessizlikten kaçıyorlar. İnsan patırtı gürültü içinde bir şey düşünemez, idrak edemez, hiçbir şeyin farkında olamaz. Düşünce, ancak yalnızlık ve sessizlik içinde gelişen beyaz bir güldür. Resûlullah Efendimizin zaman zaman yanına ekmeğini ve suyunu alarak Hira Mağarasına çekili­şindeki sırrı düşünmek gerekir. Okumak ve düşünmek hayatın en önemli fonksiyonlarıdır. Yunus “bir siz dahi sizde bulun, benim bende bulduğumu” der. Mevlânâ’ya aşk nedir de­mişler, ben ol da bil demiş. Bazen sohbet sırasında insan yıllardır kafasında taşıdığı, yükünü çektiği soruların çözülü­verdiğini, içini saran karanlıkların birden aydınlanıverdiğini hisseder. İşte o an insan ne kadar mutlu olur. Ekmek kavgası, günlük hayatın tasası, tozu dumanı, kiri pası çok zaman bizi hayatın gerçeklerinden ve güzelliklerinden, inceliklerinden uzak­laştırıyor. Hayret duygumuzu da, hayranlık duygumuzu da kay­beder gibi oluyoruz. İşte gerçek sohbette biz yeniden bu de­ğerlerle karşılaşıyoruz, sanki yeniden doğuyor, var oluyoruz. Varlığın özü ile temasa geliyor, içimiz temizleniyor, pırıl pırıl oluyoruz. Asırlarca önce büyük Yunus, “Yunus bir haber verir, işitenler şâd olur” sözünü bunun için söylemiş. Eğer gönlümüz “şâd” değilse, beyhude yere kabahati kimsede aramayalım. Kabahat bizdedir. Hayatta, kötü ve çirkin insan yoktur. Çeşitli nedenlerle içindeki güzellikleri ortaya çıkaramamış insan vardır. Sohbette insanın içinde zaten var olan güzellikleri ortaya çıkaran bir ortam oluşur. O ortam içinde yetişmek isteyen insan hatalarını anlar, kusurlarının farkına varır.
Sabri Tandoğan

NASİHAT

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“Ona yu­mu­şak söz (kavl-i leyyin) söy­le­yin. Bel­ki o, na­si­hat din­ler ve­ya Al­lâh’tan korkar.” (Tâ­hâ, 44)
Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Din, nasihatten ibârettir.” (Bu­hâ­rî, Îmân, 42)

 

“Minicik bir fincandaki azlığı güzelliğinin garantisi, en bol olduğu anda bile nadirliğinin uyarısıydı peşinen. Cezve başında çekilen zahmet değerinin diyeti. Bu yüzden kahve tek fincanla sınırlıydı. Çay gibi aynı vakitte ikincisi, üçüncüsü, tekrarı olmazdı onun.”
 Mücella ile Menengiç

Nazan Bekiroğlu

 

Günah işlerken ölen bir kimse günahkârdır ama, “O kâfirdir.” denemez.
İçki büyük günahtır, zinâ büyük günahtır.
Büyük günahının cezasını çekecektir ama, mü’min ise,  Allah’a imanı varsa cennete girecektir.

M.Esad Coşan Rh.A

 

Ben bütün hayatlardan geri kaldım doktor bey. İlaçlarınız, şoklarınız düzeltmiyor karnemdeki kırıkları. Ben aşk-ı bekâlardan sınıfta kaldım. Ve onların yüreğinde ne merhamet, ne aşklar. Bilmiyorlar onlar kalbi kırık bir çocuğun tarihi nerden başlar.

Kemal Sayar/Otoyol Uykusu

 

”Bir şey istediğimizde genelde istediğimiz şeyi engelleyebilecek şeylere odaklanırız.. Ve böylece eski ile savaşır dururuz.. Bu öyle derinlere işlemiş bir alışkanlık ki sevgide, özgürlükte neredeyse herşeyde istediğimiz şeylere odaklanmaktansa istemediğimiz şeylere odaklanır ve bunun adına mücadele deriz.
Barış olmak yerine savaş karşıtı oluruz. Özgür olmak yerine özgürlük talep eden oluruz.. Sevgi olmak yerine sevgi ararız. Ötekiyle mücadeleye tutuşur bizi engelleyenlerle savaşırız kendimizce”..
“Değişimin sırrı; eski ile savaşmak değil, tüm enerjini yeniyi inşa etmeye odaklamaktır.” Sokrates

 

A’dan Z’ye Çocuk Eğitimi

Annelerimize ve babalarımıza alfabenin her harfiyle çocuk eğitimine dair basit ipuçları veriyoruz. “A’dan Z’ye Çocuk Eğitimi��� başlığının altında alfabenin her harfiyle başlayan tek cümlelik mesajlar, ebeveynlere çocuk eğitimi ile ilgili harika ipuçları veriyor. Çocuklu hayat stres dolu bir mücadele değil, sevgi, şefkat ve güven dolu olmalı. “Sevginin olmadığı yerde akıl da arama!” demiş Dostoyevski. O zaman her maddeye sevgi yükleyerek okuyun ve lütfen sevdikleriniz için paylaşın..
 A- Akıl vermeyin, örnek olun: Sigara içmek berbat bir şeydir deyip, çocukların karşısında sigara içmeyin mesela …
 B- Başkalarına benzemesini bekleme-yin, kendisi olsun:  Şu arkadaşının dersleri ne iyi, bu kız ne kadar akıllı; sen neden değilsin, sen neden yapmıyorsun diye kıyaslamayın.
 C- Ciddiye alın, fikirlerine saygı duyun: Onu bir birey olarak değerlendirin, böylece kendini önemli ve değerli hissedecektir. Dinleyin, çok iyi dinleyin onları …
 Ç- Çimlere basmasını sağlayın:  AVM’lerde değil, doğada eğlenen, doğayı özleyen, yeşili seven, toprak kokusunu içine çeken çocuklar olsunlar.
 D- Denemesine izin verin:  Hata yapacak olsa da …
 E- Empati kurun:  Onun penceresin-den hayata, dünyaya, insanlara ve ihtiyaçlara bakabilmek … Onu anlayabilmek, ona yakınlaşabilmek, duygu ve düşüncelerini kavrayabilmek.
 F- Fikrini sorun:  Düşünsenize bir çocuk için ne kadar onore edici … Seni ve fikrini önemsiyorum …
 G- Gurur duyduğunuzu söyleyin:  Yeri geldiğinde göğsümüzü gere gere, gözlerinin içine baka baka söylememiz gereken bir söz.
 H- Hayallerini sorun:  Onların gerçekleşebileceği ni söyleyin. Hayalleri sevmeyi, ümidi bırakmamayı öğrensin.
 I- Israrcı olmayın:  Size yapılsa ne kadar bunalırdınız değil mi? Istemiyorsa bir sebebi vardır belki?
 İ- İnatlaşmayın:  Her şeyi daha da kötü yapıyor, benim kadar siz de biliyorsunuz.
 J- Jest yapın:  Küçük notlar, sürprizler, ceplere tıkıştırılan çikolatalar … inanın ki hatırlayacaklar.
 K- Kucaklayın:  Sevgiyi aktarmanın ne tatlı bir yolu … Kollarınızın güveni onlar için çok değerli.
 L- Lütfen diyerek konuşun:  Nazik, medeni olmanın normalliği diyelim… Başka türlüsünü düşünemiyorum.
 M- Modelolun: Onları dünyaya biz getirdik, iyi bir örnek olmak tabi ki en önemli sorumluluğumuz …
 N-Ne istediğini sorun: Bir daha asla çocuk olmayacaklar … Makul isteklerini yerine getirmek için ve onları anlamak için çabalayın.
 O- Onunla oyun oynayın:  işte bunu da unutmayacak: Nasıl eğlendiğinizi, anı nasıl paylaştığınızı … Dikte, “hadi” olmadan ikinize özel nefis bir zaman …
 Ö- Özür dileyin: Haksızsanız özür dileyeceksiniz ki o da bunun önemini öğrenebilsin. Hem, anne-babalar da hata yapabilir!
 P- Paylaşın: Hayat felsefenizde paylaşmak varsa eğer, çocuklarınız da öğreneceklerdir. Sevgi dolu bir hayata yapılabilecek en güzel yatırım.
 R- Rica edin: Konuşma tarzınızı bu şekilde uyarladığınızda, müthiş olumlu geri dönüşler almanız an meselesi. Tabi ses tonu da ayarlı olsun.
 S- Sorumluluk verin: Yaşına uygun, altından kalkıp, takip edebileceği sorumluluklar onun kendine güvenen bir birey olması için son derece önemli. Ne kadar erken, o kadar iyi …
 Ş- Şans verin: Bunu yapmazsak ne hatayı anlamayı, ne başarmayı, ne de denemeyi öğrenemezler.
 T- Tutarlı olun: Tavır ve kurallarınız, evet ve hayırlarınız ne kadar netse, sözlerinize ne kadar sadıksanız çocuk gözünde o kadar güçlü ve saygı değersiniz. Çelişkili davranışlar onda kaos yaratır.
 U- Utandırmayın: Kızgınlık ve kırgınlıklarınızı toplum içinde söyleyip onu mahcup etmek çok sevimsiz … Onlar unutmuyor..
 Ü- Üzüntülerini paylaşın: Hayat bu, üzüntüler olacak ama onlar paylaştıkça azalacak. “Ben buradayım bunu her zaman bil” deyip, bunu hissettirin.
 V- Vakit ayırın: İletişim, sevgi ve güven aktarımı için kaliteli zaman. Anne-babalık aceleye gelmez.
 Y- Yüreklendirin: Her olumlu tavır, tutum, düşünce ve davranış için “Yapabilirsin” diyerek cesaret aşılayın.
 Z- Zevklerini öğrenin: Sevdiği konuları bilin, onlarla ilgili fırsatlar yaratın. Hayatına nasıl anlamlar ve güzellikler katacağını, kapılar açacağını gösterin.
alıntı

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi