Kâfirler de Birbirlerinin Dostları ve Yardımcılarıdır

Kâfirler de Birbirlerinin Dostları ve Yardımcılarıdır

Muharrem Günay 30 Ağustos 2010 Pazartesi 03:00:00
  İslam dininin ve İslâm dünyasının hattâ bütün insanların düşmanı olanlara karşı Müslümanların mutlaka birlik olmaları ve güçlerini birleştirmeleri gerekir. Cenâb-ı Hakk, Kur’an’da Müslümanları birlik olmaya çağırıyor ve: “Eğer siz birlik olmazsanız dünyada fitne, fesat, kargaşa ve anarşi çıkar” diye uyarıyor ve Enfal suresi 73. âyette şöyle diyor:
“Kâfirler de aslında birbirlerinin dostları ve yardımcılarıdırlar. Eğer siz de öyle yapmazsanız, yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat çıkar.” (Yani siz Müslümanlar da kafirler gibi birbirlerinizin dostları, yardımcıları velileri olmazsanız, birlik ve beraberlik içerisinde olmazsanız, kendi aranızda yardımlaşmazsanız, yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat çıkar.) (Enfal/73)
Yüce Allah (CC) Kur’an-ı Kerim’de Müslümanlara hitaben şöyle buyuruyor: “İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, halbuki onlar sizi sevmezler, siz kitap(lar)ın hepsine inanırsınız, onlarsa sizinle buluştukları zaman “inandık” derler. Baş başa kaldıkları zaman da kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: “kininizle geberin!”. Şüphesiz ki Allah göğüslerin (gönüllerin) özünü bilir. Size bir iyilik dokunsa fenalarına gider, başınıza bir kötülük gelse onunla sevinirler. Eğer sabreder ve Allah’dan gereğince korkarsanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez; çünkü Allah onları kendi amelleriyle kuşatmıştır.”(Al-i imran,119-120)
Bu âyeti kerimede verilen mesajın doğruluğuna hem günümüz hem de tarih şahittir. Gerçekten tarihi incelediğimiz zaman yeryüzündeki ve İslam coğrafyasındaki huzura ve sükun dönemlerinde Müslümanların hem güçlü hem de birlik içerisinde olduklarını görürüz.
Bu gün hem dünyadaki fitne ve kargaşanın hem de İslam dünyasındaki fitne ve karışıklıkların gerçek nedeni yine Müslümanların birlik içerisinde olmayışıdır. İşte Yüce Allah (c.c.) Enfal suresi 73. âyette bu duruma dikkat çekiyor ve biz Müslümanların her zaman birlik içerisinde olmamızı emrediyor.
Kur’an kâfirlerle ilişkilere aşağıdaki şartlarla izin verir: “ Allah, sizi din konusunda sizinle savaşmamış, sizi yurtlarından da çıkarmamış kimselere iyilik etmekten onlara adil davranmaktan men etmez. Şüphesiz Allah adil davrananları sever.” (Mümtahine Suresi/8)
“ALLAH, sizi ancak din konusunda savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için destek verenleri dost ve arkadaş edinmekten men eder. Kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.” (Mümtahine Suresi/9)
İbni Ömer küfürle dostluk ve onlara benzemek konusunda Peygamber Efendimizin şöyle buyurduğunu rivâyet etmektedir:
“Bir kimse müşriklerin arzına ev bina edip, onların bayramlarına katılmak suretiyle onlara benzerse, o kimse kıyâmet günü onlarla beraber haşrolunur.” (Beyhâki, es-Sünenü’l-Kübrâ)
İmâm-ı Rabbâni Hazretleri buyururlar ki:
“İki dini tasdik eden dahi şirk ehlinden sayılır. İslâm hükümleri ile küfrü bir araya getirmeye teşebbüs eden dahi müşriktir. Hâlbuki küfürden uzaklaşmak İslâm’ın şartıdır. Şirk şaibesinden sakınmak tevhiddir…”
Hinduların büyük bildikleri günlere ta’zim, Yahudilerce bilinen adetlere uymak, küfrü icap ettirir. Nitekim ehl-i İslâm’ın cahilleri, bilhassa kadınlar, küffârın belli günlerindeki küfür merasimini icrâ etmektedirler. Bunları kendileri için de bayram kabul edip, kızlarının ve kardeşlerinin evlerine onlar gibi hediyeler yollarlar… Böylelikle o merasime tam manası ile îtina ve îtibar ederler.” İslâm’da bunların hepsi şirk ve küfür alametleridir. (Mektubat-ı İmam-ı Rabbânî, 3/41)

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi