Kadın cezaevinde “fişsiz kantin” davası

Kadın cezaevinde “fişsiz kantin” davası

Kadın Cezaevi kantininde Nisan ve Temmuz ayında sistemsizlikten kaynaklanan fişsiz satışlardan sonra yapılan fişli satışlarla ortaya çıkan fiyat farkı dava konusu oldu. Davada açığa alınan Stajyer İnfaz Koruma Memuru H.G dün görülen ilk duruşmada ifade verdi

 

Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanık H.G ve şikâyetçi olan 8 kadın hükümlüden 7’sinin mahkeme huzurunda ifadeleri alındı. Şikâyetçi hükümlü Ç.K’nın Ankara’da olması nedeniyle beyanı gelecek duruşmaya kadar talimatla alınacak. Öte yandan Kurum Müdürü C.C. de gelecek duruşmada dinlenilecek.
“KAMERA TAKILMADI, MEMUR VERİLMEDİ”
Tutuksuz yargılanan sanık H.G duruşmada verdiği ifadede stajyer olarak başladığı İnfaz Koruma Memurluğu görevinde kendisine Kadın Cezaevi kantin sorumluluğunun verildiğini, bu görevi istemediğini belirtti. H.G, “Ben İnfaz Koruma Memuruyum. Cezaevinde kantin yeni açılmıştı. Kantin sorumluluğu görevini istemedim. Çünkü yeni açıldığından bir takım sıkıntılar vardı. Sistem olmadığı için fişsiz manuel (elden) ürün satışı yapıyorduk. Yani satışını yaptığım ürünün karşılığında fiş veremiyordum. Bu sorumluluk verildiğinde kantine kamera takılması ve sayısı 300’ü geçen hükümlüyle tek başıma ilgilenemediğim, dar bir alanda çalıştığım için memur verilmesini talep ettim. Ancak bunların hiçbiri yerine getirilmedi. Ben Kurum Müdürlüğü ve Saymanlığın dediklerini yerine getirdim. Kesinlikle bedeli üzerinde ürün satışı yapmadım. Sorun yaşanmaması için kantine asmak üzere ürün fiyat listesi istedim. Bu liste görevden açığa alındığım gün geldi. Suçsuzum, beraatımı talep ediyorum.” dedi.
“SİSTEM YOKTU, FİŞ VERMEK MÜMKÜN DEĞİLDİ”
Duruşmada dinlenilen hükümlü kadınlardan P.G Ayvalık Cezaevinden Afyonkarahisar’a nakil geldiğini şikâyetçi olmadığını, adalete güvendiğini belirtti. Hükümlü T.T, fişsiz satışlardan sonra yapılan fişli satışlarda ortaya çıkan fiyat farkının sistemsel bir hata olması halinde şikâyetçi olmayacağını, kurum memurlarına hükümlüler olarak saygılı olduklarını kaydetti. Denizli Bozkurt Cezaevi’nden nakil geldiğini aktaran hükümlü E.Ö, “Buraya geldiğim cezaevi çok disiplinli ve kuralcıydı. Oradaki kantin alışverişleri fişliydi. Aldıklarımıza fiş verilmeyince şüphelendim. Fiyat listesi asılınca mahkûmlar olarak gözümüz açıldı. Kendimizi kandırılmış hissettik. Bu nedenle dilekçe yazarak şikâyette bulunduk. Eğer memur hanım suçlu bulunmazsa şikâyetçi değilim.” diye konuştu. Hükümlü M.A da suç tespiti olması halinde şikâyetçi olacağını beyan etti. Bir diğer hükümlü D.Y aslında şikâyetçi değil tanık olduğunu, olayın vuku bulduğu dönemde çay ocağında görev yaptığını, fişli satışların başlamasıyla ortaya çıkan fiyat farkının hükümlülerin dikkatini çektiğini dile getirdi. İddia makamı D.Y’ye, “Çay ocağında çalışıyordum dediniz. Sanığı hiç para ayırırken gördünüz mü?” diye sordu. D.Y soruya, kantinle çay ocağı kapılarının farklı olduğunu sanığı para ayırırken görmediği cevabını verdi. Hükümlü T.B suç tespiti yapılması halinde şikâyetçi olacağını belirtirken tanesi 1 lira olan gofreti 24’lü kutuda almaya kalktığında 55 liralık fahiş bir rakam çıktığını anlattı. Huzurda dinlenilen Cezaevi Muhasebe Memuru M.Ç, o dönem kantin satışlarında sistem kaynaklı sıkıntı olduğunu, ürün fiyatlarını bakanlığın belirlediğini her cezaevinde aynı rakamın geçerli olacağını dile getirdi. M.Ç, sistem olmaması nedenli ürün satışı ardından yazar kasa fişinin alıcılara verilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Duruşma Mart ayında görülecek. >> Burcu AYDIN’ın Özel Haberi

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

E-Gazete Arşivi